Türkiye’de barajların ömrü 50 yıl ile 100 yıl arasında olduğu uzmanlar tarafından belirtiliyor. Çanakkale’nin faaliyette olan en eski barajı ve Çanakkale Merkez’in içme suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı, 50 yılı halihazırda doldurmuş durumda.
Atikhisar ömrünü doldurdu mu?
Atikhisar Barajı 1975 yılında tamamlandı. 1975 yılında Çanakkale Merkez’in nüfusu yaklaşık 30 bindi. Ancak günümüzde nüfus 203 bini geçmiş durumda. 50 yılda nüfus 6-7 katına kadar çıkmış vaziyette. Önce taşkın koruma ve tarımsal sulama amacıyla kullanılan Atikhisar Barajı, 2000’li yıllarda kanuni düzenleme ile içme suyu ihtiyacını karşılamak üzere kullanılmaya başlandı. İklim krizi, yağışlar ve nüfus artışının kıskacında Çanakkale su sorunuyla karşı karşıya kaldı.2020 yılında Atikhisar, rezervinde bir yıllık suyunun bile olmaması ile gündem oldu.
Tasarruf tedbirleri çare oldu mu?
2 Mart 2023 yılında belediye encümeni tarafından zorunlu olarak alınan kararlar Çanakkale halkına duyuruldu. Belediye, tasarruf tedbirleri kapsamında konut ve işyeri önlerinin, içlerinin hortumla yıkanması, halı ve kilim yıkamaları, şehir şebeke suyu ile araç yıkama yasakladı. Oto yıkama işletmelerinde su tüketimi 20 m³ ile sınırlandırıldı. Sanayi tesislerinde su kullanımı kısıtlandı. Yüksek su tüketimli iş yerlerine ön ödemeli elektronik sayaç, yeraltı suyu kullanıcılarına mekanik sayaç zorunluluğu getirildi. Bahçe sulamaları sabah/akşam saatlerinde kuyu suyu ile ve yağmurlama/damlama sistemiyle yapıldı. Park, bahçe, tarım alanlarında sulama kısıtlandı ve yalnızca ihtiyaç halinde damlama yöntemi kullanıldı. Kararlara uymayanlara 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında cezai işlem uygulanacağı belirtildi. Vatandaşlara ise evlerinde, bahçelerinde nasıl tasarruf edileceğine ilişkin tavsiyeler verildi.
Devlet Su İşleri 252’nci Şube Müdürlüğü, o yıl ve sonraki yılın içme suyunu rezerve ediyor. Bu iki yıllık içme suyunun dışındaki su ise koşullar uygun olduğu takdirde sulama için kullanılıyor. Çanakkale mevcut koşullarda 2025 ve 2026 yılları için yeterince içme suyuna sahip. Ancak su rezervleri iklim değişikliği dolayısıyla giderek azalmaktayken, bölgedeki nüfus artışı var olan suyun kullanım oranını arttırarak su sorununa katkıda bulunmakta.
Bin Pınarlı İda Bayramiç’te tablo
Bayramiç Barajı geçtiğimiz yıl Ocak ayında yüzde 100 doluydu. Ancak bu yıl geçtiğimiz yılın ancak yarısına ulaşarak yüzde 54 seviyesinde seyrediyor. Bin Pınarlı İda olarak da bilinen Bayramiç’in barajında 2022 yılında su tamamen bitti. Atikhisar, Bayramdere ve Tayfur barajlarında geçtiğimiz yılla kıyaslandığında minimal düzeyde artış gözlense de diğer barajların tamamında yüzde 20-30’a kadar varan oranlarda doluluk azalmış durumda. Umurbey Barajı ise geçtiğimiz yılla neredeyse aynı seviyelerde doluluk oranına sahip.
“Tarihin en sıcak Ocak ayını yaşadık”
Çanakkale Ziraat Odası Başkanı Ufuk Ünver tarihinin kurak yılını yaşayan Çanakkale’nin 2025’e de olumlu gelişmelerle başlamadığını “Bugün doluluk oranları geçen yılla kıyasladığımız zaman yüzde 50 oranında düşük. Çanakkale 2024’te tarihinin en sıcak ve en kurak yılını yaşadı. Ama 2025 yılına da ilkleri yaşayarak girdik. 2025 Ocak ayında tarihin en sıcak Ocak ayını yaşadık. İklim değişikliğinin had safhada etkili olduğu görülüyor. Atikhisar Barajı, Kazdağları’ndan beslenerek içme suyu ve tarımsal sulama ihtiyacını karşılıyor. Atikhisar, taşkın koruma ve tarımsal sulama amaçlı yapıldı. İlerleyen yıllarda kanun çıkarılarak içme suyu ihtiyacının karşılanması amacıyla kullanılmaya başlandı” sözleriyle ifade etti.
“Susuz kalacak mıyız?”
Başkan Ünver, Atikhisar Barajı en muhtemel alternatifin Umurbey Barajı’ndan destek almasını olduğunu dile getirdi. Ünver “O günden bugüne Çanakkale nüfusu 6-7 kat artmasına rağmen hala 50 yıl önce yaptığımız Atikhisar Barajı’nın içme suyunu kullanmaya çalışıyoruz. Hala herhangi bir iyileştirme dahi yapmadık. İnsanlar ‘susuz kalacak mıyız’ endişesi yaşıyor. Çanakkale’nin alternatifi en yakın Umurbey Barajı’dır. Hem yakın mesafededir hem de doluluk oranı daha fazladır. Atikhisar Barajı’nı besleyebilecek konumda. Bir barajın ömrü 50 yıldır. Hala 50 yıl önce yaptığımız barajla hem sulama yapmaya hem de içme suyunu kullanmaya çalışıyoruz. Bu hakikaten Çanakkale’nin geleceğini tehlikeye atan bir durumdur. Az su kullanımı bir başarıdır. ‘Sen çok su kullandın, bu cezayı öde!’ doğru bir yöntem değildir” dedi.
“Kaçınılmaz bir sorunumuz var”
Ünver, yetkilileri konuya ilişkin politika geliştirmeye çağırarak “Artık Ocak sonuna geldik. Umudumuz bahar yağmurlarında. Umarız çok olur, barajlarımız dolar ama kaçınılmaz bir sorunumuz var. Artık iklim değişikliği de kuraklık da yağışların az olacağı da aşikar. Bu konuda bakanlığımızın ivedi şekilde tedbir alması lazım. TBMM’de bütçe yapılırken öncelikli konuların içerisinde bu iklim değişikliği ve su konusunu ele alması gerekiyor” dedi.