Hal Yasası Çanakkale’de ne kadar uygulanıyor? Çanakkale’de üretici fiyatları tüketiciye nasıl yansıyor?
Bir karnabahar 4-5 TL. En basit örnekten söz ediyorum. Bahsettiğim ürün pazarda satılıyor. Belediye zabıtası sorumlu değil mi olup bitenlerden?
Merak işte..
TOPRAK BASTI PARASI
Gelibolu İskelesinde belediyenin aldığı 5 TL’ye sonunda bir CHP’li yönetici de isyan etti. Bilindiği gibi Gelibolu Belediyesi CHP’li. Toprak bastı parası diye nitelendiren TÜKODER Başkanı Alirıza Berkit de CHP’li. Berkit, alınan parayı ‘Deli dumrul vergisine’ benzetiyor.
Haksız da sayılmaz.
Çünkü belediye o parayı hangi hizmetin karşılığı alıyor? Üstelik de GESTAŞ’a it sahanın içine büfe kondurmuş. Kira ödeyip ödemediğini bilmiyorum. Ne olursa olsun, geçiş ücretinin dışında belediyenin aldığı para haksız.
Adam otomobiliyle geliyor, iki dakika park dahi yapmadan gemiye biniyor; ver 5 TL..
Vatandaş niye ödüyor bu parayı? Bir şişe su atıp camı mı siliniyor?
Çanakkale Belediyesinin de bu parayı aldığı söyleniyor. Farklı olarak. GESTAŞ ile yapılan anlaşma gereği ücretin içindeymiş. Bilmiyorum ne kadar doğru? Bunu söyleyen Berkit. Yani CHP’li. Kendi partisinin belediyelerine tepki gösteriyor.
CHP’li başkanlar Berkit’in bu tepkisine ne yanıt verir acaba?
Söyleyecek bir iki sözleri vardır sanırım.
ÇANAKKALE HAFTASI
Çanakkale Valisi Hamza Erkal, geçen hafta Ankara’da idi. Çanakkale Savaşlarının 101. Yıldönümü etkinlikleri dahil birçok toplantı ve görüşmeye katılmış Vali Erkal. Bu tür toplantılar daha önceki yıllarda da yapılırdı ancak başlı başına İl’in envanterinin kapsamlı olarak masaya yatırıldığı çok nadirdir.
Vali Erkal’ın Ankara’ya kalın bir dosya ile gittiği konuşuluyor bürokrasi çevrelerinde. Yatırım, istihdam ve kültürel anlamda talepler içeren dosyanın daha önce Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan tarafından Başbakan Ahmet Davutoğlu’na iletildiğini biliyoruz. İcraat anlamında Valinin götürdüğü dosyanın da Başbakanlık yatırım planlamasına dahil edilecek olması önümüzdeki yıllar için umut verici bir gelişme diye bakmak lazım.
Boğaz Köprüsü, ihtilat ve ihracat limanı, demiryolu projesi ilk etapta sayılacak bedeli yüksek yatırımlar. Yeri gelmişken söyleyeyim; Çanakkale-Bandırma arasına kurulması planlanan limanın boğaz köprüsü çevre yolu ile İzmit Körfez geçişi bağlantılı, Anadolu’ya yayılan bir proje olacağını da ifade etmek isterim.
Ankara’da ‘Çanakkale’ haftasının yapılmış olması ileri vadede düşünülen yatırımlar için önemli. Her ne kadar bazı kesimler Çanakkale’nin tek sorununu çevresel olarak gündemde tutmaya çalışıyor olsa da Ankara’da refah düzeyi arttırılmış Çanakkale için olumlu gelişmeler, sürdürülebilir anlayışla gündeme damgasını vuracak ama şu şeytanla aynı yatağa girme hastalığı yok mu, işte insanı kahreden de bu.
Çırçır öten ağustos böcekleri hep var oldu, bundan böyle de varlıklarını sürdürecek.
İyisi mi kem söz sahibine ait deyip yolda kervan düzmeye devam.
BATIŞ HİKAYELERİ
Maşallah öyle bir şehirde yaşıyoruz ki, başkasının işlerine pek meraklıyızdır. Dedikodu yapmada sınır tanımayan bir kimlik taşıdığımızı cümle alem tanımlar oldu. Batmayacak adamı bile bu dedikodular batırır.
Son zamanlarda batış hikayelerini her köşe başında duyuyoruz. Doğal olarak bu hikayeler iş dünyası, ticarete öyle yada böyle olumsuz etki ediyor. Adam kent dışından gelmiş,milyonlara tokat atıp gidiyor tık yok, yerli bir kuruluş kim varsa hemen batış hedefine oturtuluyor. Hayali senaryolarda zararı kendine dokunacak gibi algı içine giren bir Allahın kuluna rastlamadım bugüne kadar.
İstihdam, katma değer v.s, birçok olumsuz etkileri yansır mı, düşünen eden yok. Varsa yoksa batış hikayelerini çoğaltmak. Biran önce bu hastalıktan kurtulup herkes işine bakmalı.
Bir gün kendi de o çanağın içinde bulur kendini.
Hoş hikaye değil bunlar.
EMEĞİ GEÇENLERE TEŞÜKKÜR
Aylarca yazdıktan sonra buna da şükür, Sarıçay set içinde geniş bir temizlik yapılmış. Kurban kesim merkezi ile Avcılar Kulübü arası da dahil karşılıklı olarak kirlilikten arındırılmış. Emeğe geçenlere teşekkür etmek lazım. En sert eleştiriye gösterilen tahammül sonuçta bireysel bir tatmin değil toplumsal istektir. Bu nedenle çay yatağı ile ilgili düzenlemeyi kim yaptıysa birkez daha teşekkür. Ancak iş oldu bitti deyip de çekip gitmemek lazım. Sonuçta öyle insanlar var ki, her güzel işi yok etme hastalığı taşıyorlar. O yüzden sık ve aralıklarla moloz dökümünün önü alınmalı.