← Ana Sayfa
Gündem

ÇANAKKALE BÜYÜYOR, ÇANAKKALE DEĞİŞİYOR (Adnan Köse Kepez Spor Kulübü Derneği Başkanı )

✍️ Haber Merkezi 📅 14 Ağustos 2017 12:20 👁️ 4 görüntüleme

Çanakkale her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. Bu büyümenin Çanakkale’ye katkıları sizce nelerdir? Bu anlamda neler yapılıyor?

Çanakkale gerçekten büyüyor ve gelişiyor. Nüfus olarak ta, hizmet olarak ta. Son nüfus anketlerine göre Çanakkale nüfusunun %30’unu Kepez kapsıyor. Kepez daha da büyüyor daha da gelişiyor. Çanakkale marka olma yönünde hareket ediyor. Bu konudaki en büyük etkenlerden biri Çanakkale’nin kamu kuruluşları, ilkleri diyelim, Kepez’e gelmeye başladı. En sonunda devlet hastanesi de Kepez’e yapıldı. Bununda çok büyük etkileri var. Kepez yerel seçimleri, biz 2009 yılında geldiğimiz de 7900’lerde başladığımız nüfus şuan 25.000’lerde. 3 katından daha fazla bir rakamdan bahsediyoruz. Kent artık güneye doğru genişliyor. Diğer tarafta askeriye, cezaevi, mezarlık, tabii cezaevi karşısında da şuan bir konutlaşma ve havaalanının olması buna etken oluyor. Genel olarak Kepez’in büyümesi, genişlemesi, modern bir belde olması bizim için sevindirici. Çanakkale’nin büyüme anlamında kente sıkıntı yaratabilecek en büyük etkenlerden birisi işsizlik. Biz nüfus anlamında, konut anlamında, hizmet anlamında büyüyoruz, ama iş sahası anlamında istediğimiz yerlere ulaşamıyoruz.

2-Önümüzdeki 5 yıl içerisinde size göre Çanakkale ne yönde(turizm, eğitim, tarım vs) ilerleme kaydedecektir?

Bana göre eğitim çünkü biz turizm ve tarımı beceremedik. Turizm noktasında, esasında çok değerli bir kentiz. Çanakkale tarihin dönüm noktalarının yaşandığı bir şehir. Şehitlikler, Assos, Bozcaada, Gelibolu , Truva biz tarih ve kültür açısından bu kadar değerliyiz ama maalesef bu kenti pazarlayamıyoruz. Bu kenti tanıtamıyoruz. Buraya gelen insanlar günübirlik şehitlikleri geziyorlar, kumanyaları yiyip, çöplerini bırakıp gidiyorlar. Sivil toplum örgütlerinin, yerel yönetimin, hükümetin, spor kuruluşlarının bunların hepsinin katkı sağlaması ve destekte bulunması gerekiyor. Bu olmayınca tarım noktasında da başarısızlığa uğradık. Bu kentte 4 tane salça fabrikası vardı. Çanakkale domatesi diye bir marka vardı. Şimdi İstanbul’da Çanakkale domatesi satılıyor, ben satan birine sordum Çanakkale nerede biliyor musun diye, bilmiyor adam. Yani böyle bir kente dönüştük. 130.000 nüfuslu bir ilde öğrenciye dayalı bir kent olmaya başladık. Onunda ne kadarından faydalanabiliyoruz hala eksik ve aksaklıkları var bana göre.


3- Yaşanılabilir kentler listesinde ilk ona nasıl girebiliriz? Mutlu bir kent olma yolunda neler yapılabilir?

Çanakkale mutlu bir kent. Onda hemfikiriz. Çanakkale insana mutluluk ve huzur veren bir kent. Çünkü Çanakkaleli kendini ve kendi yaşam biçimini seviyor. Biz burada yıllarca hiç kimsenin etniğine, kimliğine, dinine, ırkına bakmadan hep beraber bir arada yaşadık ve hale yaşamaya devam ediyoruz. Anadolu kırsalından gelen bir öğrenci Çanakkale’de kendini buluyor. Köyünde görmediklerini burada görüyor. İyice alışıp gece kordonda sigarasıyla, kutu birasıyla gezebiliyor. Bazı özgürlükler bu kentte fazla ama öğrenci sadece öğrenci hayatı süresince mutlu olabiliyor. Yarın okul bitip Çanakkale’de gerçek hayata başladığında, iş bulamıyor, ekmek yok, aş yok. Benim çocukluğumda, gençliğimde burada 10 tane fabrika vardı. Nerede şimdi onlar? Dünya markamız vardı Dardanel. Şimdi ne oldu kapanıyor, gidiyor. Bu kente gelen insanlar bu kenti beğendiklerinde, yaşam rahat, ucuz olduğu için ileride de yaşanabilir bir kent olarak görüyorlar ama iş sahası anlamında sıkıntı böyle devam ederse mutlu bir kent olarak kalamayacak.

4-Ekonomik yönden değerlendirdiğinizde değişim ve gelişim yönünde yatırımlar (ulaşım, turizm, eğitim, sanayi, termik santraller, metal madenciliği) ne yönde olabilir, maden ve termik santral konusuna nasıl bakıyorsunuz?

Madencilik bizim için önemli ve olması gerektiğini düşünüyorum. Bu ülkenin yer altı zenginlikleri yeryüzüne çıkarılsın ama maalesef bizim ülkemizde bunlar istenilen şekilde uygulanmıyor. Çok kolay ruhsatlar verilip, olmaması gereken yerlerde maden çalışmaları yapılıyor. Örneğin Kazdağları. Orada yüzlerce ruhsat verilip şuan da 20-30 tanesinin hala aktif olduğu söyleniyor. Denetimsiz istenilen yer kazılabiliyor. Doğru yöntemlerle doğaya, insanlara zarar vermeyen yöntemlerle çalışma yapılacaksa yapılsın. Tabi ki bunu destekliyoruz. Sonuç olarak bu ülke için buranın vatandaşı için kullanılacaktır. Fakat bizim ülkemizde hiçbir şey doğru yapılmadığı gibi bu işte doğru yapılmıyor. Karabiga bölgesine 7 tane termik santrali kuruldu. Bu kentin katledilmesidir. 2 tane yaptılar zaten. Üstüne 5 tane daha niye ekliyorsunuz. Ne gerek var? 30-40 sene sonra orada yaşayan insanlar nasıl havayı soluyacak? Heryer termik santrali. Çan’da da var. Her yeri bu şekilde boğarsanız bu kente yazık olur. Bunlar yapılırken, alakalı bölgedeki hayvancılık, tarım, doğa düşünülmeli ondan sonra bu izinler verilmeli. Direk karşıyız demekte doğru değil ama her şey usulünce yapılmalı.


5-Çanakkale 1915 Köprüsü şimdiden ses getirmeye başladı. Bittiğinde şehrimize katkısı ne olacaktır?
Şehre muhakkak katkısı olacağı düşünülüyor ama 80 yılından beri köprü mevzusu hep açıldı ve kapandı. Biz bunu hep yaşadık yıllarca. İlk defa doğru bir adım atıldı ve ihaleler yapıldı. Fakat köprü Çanakkale’ye yapılmıyor. Lapseki’ye yapılıyor, 25 km’lik bir mesafeden bahsediyoruz. Şimdi ben 23 sene İstanbul’da yaşamış biri olarak, İstanbul’dan Ayvalık’a tatile giderken Çanakkale’ye girer miyim? Hayır. Bu yüzden faydalı olacağını düşünüyorum ama Çanakkale’ye değil. Çanakkale’nin çevresine faydası olur. Ben Çanakkaleli olarak ben bunu istiyorum, köprü yapılmasını destekliyorum ama kent girdilerini düşünürsek çok faydalı olacağını sanmıyorum. Köprüyü ileride kullanılabilir hale getirirsek Avrupa için bir transit bölgesine çevirebilirsek ileride inşallah kentimize de faydası olur.


6-2018 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Troia yılı ilan edildi. Bize kazanımları neler olacaktır? Nasıl hazırlanıyoruz?

Bunu 100.Yıl’da yaşadık. Alan başkanlığını Ankara’dan yönettiler. Bize hiçbir faydası olmadı. Ben Troia yılının da bize faydası olacağını düşünmüyorum. Çünkü kent bütünlüğünde bürokrasi bu tür ortak adımlar için bir araya gelemiyor. Mesela, Çanakkale Seramik tarafından Aklım Fikrim Çanakkale projesi yapıldı. Burada valilikten, yerel yönetimi bir araya getirdi. Herkes Çanakkale için olan fikirlerini beyan etti. Üniversitede dahil. Anzaklar iyice azaldı. Eskisi gibi gelmiyorlar. Ben zamanında, gelen Anzaklar’ı evimizde misafir etmemiz gerektiğini vurgulayan bir proje ortaya atmıştım. 100.000 kişi mi gelecek? Bu kent 100.000 kişiye bir hafta bakamayacak mı? Bakarız hepimiz gönüllü oluruz. Vatandaşa desek ki Anzaklar gelecek erzağınızı biz verelim, yövmiyenizi biz verelim, kaynaşalım desek geri mi çevirecek? Bu insanlar buraya gelmek istiyorlar. Troia içinde aynı şey geçerli. Yılını ilan etmek önemli değil. Kimi çekeceğiz buraya? Nasıl getireceğiz insanları? Nasıl barındıracağız? Nerede konaklayacaklar? Bunların çözülmesi lazım önce. İlan ettik tamam güzel, oldu bitti. Bu değil. Gerçekten bir şeyleri yapacaksak bunu hep birlikte çalışarak kent için yapmalıyız.

7- Muhtemelen büyükşehir olacağız. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?

Büyükşehir çok konuşulmaya başlandı son zamanlarda. Bizi de büyük şehire çevirmeyi planlıyorlar. Ben şahsen desteklemiyorum çünkü Çanakkale küçük bir şehir. Böyle bir değişikliğe hazır değil. Merkez nüfusumuza baktığımız da daha 130.000’lerde seyrediyoruz. Bu büyük şehir olmak için yetersiz. Bu nüfusun 30-40.000’i zaten öğrenci. Büyük şehir için ne sanayi, ne organize, ne hizmet açısından hazır değiliz. Ayrıca Edremit belediyesinde benzer bir olay yaşandı. Altınoluk, Akçay vs Edremit Belediyesine bağlandı. Şuan körfez nüfusu yazın 2 milyon. Tek bir merkezden bu kadar insanın hizmet alması mümkün değil. Yarın bize de aynı şey olduğunda bizde sıkıntılar yaşayacağız. Bizim il sınırlarımız geniş. Şuan da bile belediyeler bazı konularda zorlanıyor, büyükşehir olunca ne yapacağız? Bizim köy nüfusumuz çok fazla. 150.000 Merkez nüfusu varken yaklaşık 300.000 köylü nüfusu var. Köylülerde oy kullanıp büyük şehir olunca sıkıntılar çekecek. Şimdi köydeki amcam belki tarlasından belli kesimdeki insanlar imar veya başka şeylerde yararlanacak ama şuana kadar ne emlak vergisi, ne su vergisi, ne yol katılım vergisi bunların hiçbirini vermiyordu. Büyükşehir olunca hepsini ödemek zorunda kalacaklar. Bu paralar ödenecek. Bunları da düşünmek zorundayız. O yüzden böyle bir kentte büyükşehir olmaya karşıyım , bir faydası olacağını da düşünmüyorum. HABER MERKEZİ

İlgili Haberler

Biga’da köy yollarına konfor dokunuşu!
13.08.2026
Zeynep Bastık Memleketi Çanakkale’de Sahneye Damga Vurdu
13.08.2026
"Ormanlarımızı birlikte korumak için duyarlı olalım !!!"
12.08.2026
MEKKE ANLAŞMASI’NA ÇANAKKALE’DEN DÖRT FARKLI BAKIŞ
12.08.2026
ÇANAKKALE’DE SİYASETİN GÜNDEMİ ÇERÇEVE YASA: “PAZARLIK MI, BARIŞ MI?”
11.08.2026
RUSYA AÇIKLARINDA ÖLÜMDEN DÖNDÜ, ÇANAKKALE’DE KONUŞTU: “ÖLDÜĞÜMÜ HİSSETTİM”
11.08.2026
Düzce’den çocuklara Çanakkale tarihi yolculuğu
10.08.2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 32 yıl önceki konuşması gün yüzüne çıktı
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında anlamlı açılış: Arıburnu Zafer Anıtı yenilendi!
10.08.2026
Küçükanafarta’da tarihi zaferin kahramanları için Mevlid-i Şerif okundu
10.08.2026
Türkiye ile Tayvan arasında arama kurtarma iş birliği
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında Çanakkale kahramanları anıldı
10.08.2026
“Anafartalar’da yazılan destan, milletimizin şerefidir”
10.08.2026
İletişim Başkanlığı "Oyuna Gelme" diyerek sanal bahis ve kumar tehlikesine dikkat çekti
09.08.2026
Murat Yahya Sezgin’in paylaşımı gündem oldu: “Türkeş’in kızına saygı gösteremiyorsak, burada ciddi bir yanlış vardır”
09.08.2026
Gökçeada Belediyesi’nden dolandırıcılık uyarısı: “Para taleplerine itibar etmeyin”
09.08.2026