İstiklal Marşı’nın Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 12 Mart 1921'de kabul edilmesinin ardından Çanakkale bir kez daha Akif’ini arıyor. Yarışmaya dair Kaleninsesi Gazetesi’ne açıklamada bulunan Türk Ocağı Çanakkale Şube Başkanı Mustafa Berçin, ‘100 Yıl Sonra Çanakkale Akif’ini Arıyor’ yarışmasına dair bilgi verdi. Ulusal ve uluslararası 475 şiir jüri karşısına çıkacak. Şair ve yazar Berçin ile Mehmet Akif Ersoy, şiir ve okuma kültürü hakkında yaptığımız sohbeti siz değerli okuyucularımızın beğenisine sunuyoruz.
“OKUYAN İNSAN SORGULAYAN İNSANDIR”
Mustafa Bey, bize biraz kendinizden söz edebilir misiniz? Sizin yazıyla bağınız nasıl?
Çanakkale'de öğretmenliğe başladım ve burada emekli oldum. Şiir, öykü ve mektup yazıyorum. Bizim gençliğimizde, şimdiki gibi iletişim araçları yoktu. Sevdiğimiz insanlara sürekli mektup yazardık. Hatta bayramlarda ve özel günlerde kartpostal sergileri açılırdı. Saatlerce kişiye özel kartpostal seçerdik. O kültürü yaşatmak için mektup yazdım. Dört öykü kitabı var. Bir tanesi yeni yayınlandı. Bestelenmiş şiirlerim, dereceye giren öykülerim var. Yazmak kadar güzel bir şey yok. 'İnsan ne zaman ölür' diye sormuşlardı. Bir insanın ölümü onun dünya üzerinde isminin en son anıldığı andır. Hz. Muhammed için, Atatürk için öldü diyebilir misiniz? Yunus Emre ve Mevlana için öldü diye bilir miyiz? Bedenen belki değil ama onların fikirleri yaşıyor. Yazdığımız şey kalıcı ve güzeldir. Okuyan insan sorgulayan insandır. Sorgulayan insanda doğruya ulaşabilir.
“OKUMA SEVDASI AŞILAMAK İSTİYORUZ”
‘100 Yıl Sonra Çanakkale Akif’ini Arıyor’ yarışmasının amacı nedir?
Mehmet Akif Ersoy bizim için, Türk insanı için çok önemli bir değerdir. Çanakkale Bayramiç doğumlu olması bizim için önemli. İnsanlara, Mehmet Akif vesilesiyle şiiri, edebiyatı, sanatı sevdirmek istiyoruz. Çanakkale, kültürün başkenti diyoruz. Gerçekten de kültürün başkenti hak edecek bir hareket içinde bulunmamız gerekiyordu. Pandemi nedeniyle aktif olarak sosyal faaliyetlerde bulanamıyoruz, hiç olmazsa oturduğumuz yerden insanların süreci okumalarını, yorumlamasını teşvik etmek istedik. Şiir ve edebiyatın olduğu, güzel sanatların olduğu yerlerde asla kötülük olmaz. Biz bu düşünceyle insanların, özellikle gençlerimizin katılımını istiyoruz. Bizim amacımız onlara okuma sevdası aşılamak. Çanakkale zaten ismiyle tanınıyor, biz de kültür değerlerimizi ve büyük insanlarımızın isimlerini ön plana çıkararak çorbada bir tuzumuz olsun diye düşündük. Böyle bir çalışma yaptık. Çanakkale dışında her yerden ses geldi. Sadece Çanakkale'den gelmedi. Biz insanlarımıza ulaşalım istiyoruz. Keşke Çanakkale'de ki gençlerimiz ve bunlarla ilgilenen insanlarımız daha çok katılsaydı. 18 Mart'ta çok da güzel şiirler yayınlayacağız. Amacımız Çanakkale'nin kültürüne hizmet etmek. Bunu dışında hiçbir gayemiz yok. Olası söz konusu değil. Türk kültürüne hizmet etmeyi amaçlayan bir derneğiz. Siyasi hiçbir faaliyetimiz yok. Dernek olarak hiçbir siyasi olayın içinde bulunmuyoruz sadece kültür hizmeti yapıyoruz.
Mehmet Akif Ersoy bizim için, Türkiye için neden önemli? Sizin vesilenizle kez daha hatırlayalım...
Mehmet Akif Ersoy, bizim birliğimizi sağlayan değerlerden bir tanesidir. Geçmişte Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre neyse o dönemler için ne anlam ifade ediyorsa bizim için de Mehmet Akif bu dönemde aynı anlamı taşıyor. İnsanlarımız, ahlakı, düşüncesi olsun, bilime, kültüre insansın, her şeyden önce kendi değerlerine inansın istiyoruz. Biliyorsunuz ki Mehmet Akif Ersoy Arnavut kökenli ama kendisini Türk hissediyor. Biz Türkiye'de yaşayan insanlar olarak soruyoruz, ortak değerlerimiz nedir? Ortak değerlerimiz ‘Bayrağımız, vatanımızdır, dilimizdir.' Dil çok önemli. Milleti millet yapan en önemli unsur dildir. Dili olmayan, dilini muhafaza etmeyen insanlar asla gelecekle ilgili beklenti içine giremezler. Mehmet Akif'te bize bunu sağlatmıştır. Kültürümüzü, kahramanlık destanımızı yazmıştır. Çanakkale şehitlerine yazmış olduğu destana ulaşabilen hiç bir şiir olmamıştır. Biz ona ulaşabilecek insanlar yetiştirmeye çalışıyoruz. Biz yeni Mehmet Akif çıkarma gayesinde değiliz. O düşünceye, o fikre, o kültüre inanan insanların önünü açmak istiyoruz. Bu ancak okumak ve yazmakla olur. Şiirde insanın kendisini ifade edeceği en güzel edebi sanattır.
“TEMEL DEĞER ŞİİRDİR”
Yazılı edebi eserler açısından kültürümüz çok zengin…
Ahmet Yesevi'den günümüze kadar sürer. Hatta bizim insancımıza göre Kuranı Kerimi de şiirsel bir anlatım biçimindedir. Doğu ve Batı medeniyetini ayıran çok önemli kıstaslar vardır. Bu kıstasların içinde en önemlilerinden biri olan Doğu, söz medeniyeti üzerine kurulmuştur. Batı ise göz medeniyeti. Avrupa'nın bütün şehirlerine gittim. Batı'da heykel, resim gibi sanatlar çok ileri gitmiştir. Göz medeniyeti üzerinden görsele çok daha önem verirler. Ama Doğu'ya gittiğimiz zaman, İran'da, Azerbaycan’da söz üzerine kurulan bir medeniyetin çocuklarıyız. Milletimizi millet yapan temel değer şiirdir.
“KİTABA ULAŞMAK KOLAY”
Yarışmalar aracılığı ile gençlerde yazmaya teşvik ediliyor. Gençlerin kitap okuma ve yazıyla ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
25 senelik öğretmenlik hayatımda bunu gördüm. Şimdi de öğrenci yurdu işletiyorum. Öğrenci yurdunun en büyük problemi, internet kesildiği zaman hayat duruyor. Gençlerin ellerinde 7/24 telefon var. Kitapları bırakın, ders notlarını bile okumuyorlar. Mesela, internetten gazete okuyorum ama elime basılı gazete alıp sıcaklığını duymadan asla gazete okumuş gibi hissetmiyorum. Tabletten kitap okumak hiç keyif vermiyor. Kağıdın sıcaklığını duymamız gerekiyor. Bir mektup yazmanın keyfini gençlerin yaşamasını istiyorum. Mesaj yazarken bile kısaltma kelimeler kullanıyorlar. Türkçe de 100binin üzerinde kelime var. Günlük hayatımızda 150-200 kelime kullanıyoruz. Kelime haznesi darsa insanlar kendilerini ifade edemiyor. İstenildiğinde kitaba ulaşmak çok kolay. Çanakkale'de çok güzel bir halk kütüphanesi var. Üniversitenin harika bir kütüphanesi var.
Damla YELTEKİN