İnsanı delirtirler.
Ulusal yayın yapan bir televizyon kanalında tartışma öyle hal aldı ki, tarihçi diyemiyorum bunlara. Çanakkale Savaşları cephesinde neler olup bittiğini sığı bilgilerle, iddia sahibi tek bir kaynak kitapla anlatmaya çalışanların ne kadar sığ bilgiye sahip olduğunu görmek insanı delirtiyor.
Hele bir iddia var ki, söyleyecek söz bulamıyorum.
Aslında onları konuşmak bile muhatap kabulü anlamına gelir.
Ekranı kapatıverdim gitti.S
HERŞEY ORTADA
Ankara’daki terör saldırısı sonrası siyasi rant peşinde koşup eleştiri taarruzuna geçenlerin yönelttiği sert suçlamalara ve MİT dahil tüm istihbarat birimlerini güven duyulmasın diye itibarsızlaştırmaya çalışan korku imparatorluğunun yurtiçindeki taşeronlarına yanıtı tabutların başındaki aileler verdi.
Onlar; kimi elinde kalem, kimi televizyon ekranlarında, kimi halkın arasına girip algı yönetimi peşinde koşarken Kızılay’da yitirdiğimiz canların cenaze namazlarında, cami avlularında omuz omuza vermiş ülkesi, bayrağı ve vatanı için acısını içine akıtan binlerce insanın görüntülerine şahit olduk.
Galatasaraylı Umut Bulut’un sözleri herkese ders olacak nitelikte idi. “Her fani ölecek inşallah babam imanla gitmiştir” sözleri aslında milletimizin haykırışlarının bütününü yansıtıyordu gazete sütunlarına.
Türk Milletinin acısını paylaşmak için Türkiye’ye gelen Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bizim için ‘kara gün dostu’ olarak birkez daha tarihe geçerken ‘gardaş’ olarak tüm dünyaya da mesaj verdi.
Terör odaklarına kalkan olanlar bütün bu dayanışma örnekleri karşısında nasıl bir ruh hali içinde olup hareket ediyorlar, yanıtı gazete manşetlerinde…
TBMM’de grubu bulunan Ak Parti, CHP ve MHP, terörü kınamak, terör karşısında birliktelik için ortak imza verip deklarasyon yayınlarken HDP’nin imzadan imtina etmesi hiç ama hiç sürpriz karşılanmadı.
Artık her şey daha çıplak, net görülebiliyor.
Toplum mühendislerine rağmen.
BUNA DA KILIF ARANIR MI?
Cuma günü Çanakkale Deniz Zaferinin 101. Yıldönümünü kutlayacağız. Çanakkale Deniz Zaferinin ne anlama geldiğini tekrar etmeyeceğim. Milli şuuru, Çanakkale ruhunu hepimiz biliyoruz.
Üzerinde duymak istediğim, törenlerle ilgili alınan tedbirler.
Güvenlik ortak koordinasyon toplantısında alınan karar gereği; Cuma günü Pazar kurulmayacak. Sebebi farklı anlaşılmasın, olası terör saldırısına önlem gibi algılanmasın. Pazarın iptal edilmesi, 18 Mart günü Çanakkale’de oluşabilecek ziyaret trafiği ve halkın bu sıkışıklıkta mağdur olmaması için.
Her yıl yüzlerce otobüsle binlerce insan geliyor Çanakkale’ye. 18 Mart günü, Çanakkaleliler için sokağa ve caddeye araçla çıkmak tam anlamıyla izdiham. Gelen otobüsleri park ettirecek doğru düzgün geniş yer olmadığı için bir kısmı Troya Caddesinde, bir kısmı Reşat Tabak Caddesinde, bir kısmı da Cuma Pazar içinde depolanıyor.
Hal böyle olunca, pazar trafiğini de dikkate alan yetkililer, bir seferliğine Cuma Pazarı kurulmasın diye karar aldı. Nasıl olsa Pazar günü zaten aynı yerde pazar kuruluyor. Çanakkale halkı alışverişini burada yapabilir.
Bazı cadde ve sokakların trafiğe kapatılmasına gelince; yine park sorununa karşı alınmış geniş kapsamlı bir tedbir ve törene katılacak devlet erkanı, resmi araçlar, öğrenci kortejleri gibi törenle ilgili tedbirler.
Güvenliği polis zaten sağlıyor. Rutin denetimlerini günlerdir aralıksız devam ettiriyor.
Bu açıdan Çanakkale’de çok olağanüstü bir durum yaşanmayacak. Sadece hayatın akışı rahatlatılacak, o kadar. Alınan bu tedbirler bahane edilip safsata yapanlar çıkar mı? Çıkar. Farklı yerlere çeker mi? Çeker. Siyaset üretir mi? Üretebilir.
Eh yapacak bir şey yok.
Kılıf aramaya kalkıştıktan sonra.
Daha da diyecek bir söz yok.
Keşke hayata bir de farklı bakabilmeyi becersek.
Zaten mesele de bu ya…
ÇOK ŞEY ANLATIYOR
Biz CHP’ne olup bitenleri yazdıkça birileri kızıyor. Sanki biz üretiyoruz. Alın size çocukluğunu CHP içinde geçiren, İstanbul’un eski CHP’li Belediye Başkanı Aytekin Kotil’in kızına ait istifa metni.
2014 yerel seçimlerinde CHP Beyoğlu Belediye Başkan adayı olan Aylin Kotil CHP’den istifa etti. Kotil partideki yapısal sorunlardan dolayı istifa ettiğini açıkladı.
Kotil, istifasını duyurduğu yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı “Gençliğimden bu yana üyesi olduğum CHP’de, menfaat ağlarıyla birbirine bağlanmış birtakım siyaset esnafına karşı bıkmadan usanmadan mücadele ettim. Ancak son dönemde bu çevrelerin tasfiyesi bir kenara; Türkiye’nin tüm renklerini, bölgelerini kuşatmasını beklediğimiz partimizin giderek belli grupların egemenlik alanına dönüştüğüne üzülerek tanık oldum. “
Bayan Kotil, menfaat ağaları diyor. Biz Çanakkale’de delege ağalığından söz etmiştik günlerce. Bizimle birlikte CHP’nin Kepez Belediye Başkanı Dr. Ömer Faruk Mutan da teyit etmişti bu iddiayı.
Aylin Kotil’in sözleriyle ne kadar da birleşiyor ağalık..
Sadece esnafı bilmiyorduk.
Onu da öğrenmiş olduk, nitekim…