Ne olmuş? Belediyenin sms hesabı ele geçirilmiş, hek mi derler adına yoksa bilmem ne, teknoloji kullanımından pek anlamadığım için hesap kırılmış. Bir takım insanlara da mesaj falan yollanmış.
Eee başka ne olmuş? Maddi, manevi kayıp var mı?
Yahu bizim mahalledeki küçük Ahmet bile inanmadı senaryoya…
Amma da güldüm ha…
KAFAYI YEMİŞ RAPORTÖR BOZUNTULARI
Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin (ICCPR) 4’ncü maddesinden istisna tutulmayı isteyen Türkiye’ye Birleşmiş Milletler (BM) uzmanı 19 özel raportör demiş ki; Türkiye’nin OHAL ilan etmesi için gerekli şartların oluşmadı…
Neymiş o gerekli şartlar dedikleri?
Aynen paylaşıyorum “4’ncü maddenin işletilmesi ancak milletin hayatına yönelik bir tehdit olduğunda yasaldır, bu koşul bu durumda kesinlikle karşılanmamaktadır.”
Bu ülke; FETÖ darbe kalkışmasında, 15 Temmuz akşamı ‘demokrasi’ diye direnen 241 şehit verdi 2 bin küsur insan yaralandı. FETÖ’nün darbeci general, albay, çeşitli komuta kademesi Türk milletine ait ve milletin parasıyla alınmış F-16’ları çalıp havadan füzeler yağdırmış, sen kalk “milletin hayatına yönelik tehdit oluşmadı” de.
Tankı, topu, tüfeği milletin üzerine yönelmiş, savaş suçu sayılan yağmacılığın daniskası yapılıyor, bu ülkede halkın oyları ile seçilmiş Cumhurbaşkanın canına kast ediliyor, askeri üstler rehin alınıyor, sen kalk “milletin hayatına yönelik tehdit oluşmadı” diye değerlendir.
Böyle bir değerlendirmenin neresi insan temel hak ve hürriyetleri bağdaşıyor? Uluslararası hukuk, iç güvenlik, Allah’ını seversen nereye koyacağız 241 insanın şehit edilmesini ? 2 bin küsur insanın kimi kalıcı, kimi iyileşmesi için birkaç yıl gerektiren şarampol parçaları isabet ettiği için temel beslenmeyi bile yapamayan benim insanım, sağlık kuruluşlarında hala tedavi altında.
Siz kafayı mı yediniz raportör bozuntuları?
Yok kardeşim. Bunların niyeti belli. Birleşmiş Milletler kuruluş amacıyla hiç alakası yok. İstiyorlar ki, bir tek Türk insanı kalmasın Anadolu coğrafyasında ve Trakya’da…1915’de İngilizlerin, Fransızların ve diğer ittifak güçlerinin işgal edemediği topraklarımızı istiyorlar ki, ellerimizle götürüp teslim edelim. Çanakkale’de, Sakarya Meydan Muharebesinde, Afyon’da Türk milletinden yedikleri büyük şamarın acısını taşıyorlar ruhlarında.
Bunlarla geçim falan olmaz. Ayrıl gitsin.
Koynumuzda yılan beslemenin alemi yok.
Biz kendimizden emin miyiz?
FETÖ’ nün tüm şerefsizliğine rağmen militanlarını, vatan hainlerini hukuk güvencesiyle yargılamada kararlı duruş sergiliyor muyuz? OHAL ilan edilmesine rağmen insanlar özgürce seyahat ediyor, gece dışarı çıkabiliyor, günlük yaşamını devam ettirebiliyor mu?
Yemişim 4. Maddeyi…
İstisna tutsalar ne olur, tutmasalar ne olur.
Güneydoğu’da PKK ile işbirliği yapan, bölgede ajan ve provokatör olarak dolaşan değil mi bunlar?
Salla gitsin…
BÖYLE BİR MEKTUP VAR MI?
Bir süre önce Çanakkale Ticaret Borsası (ÇTB) Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Kaya Üzen ile ilgili özel nedenlere bağlı bir mektubun Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu’na gönderildiği iş dünyasında konuşuluyor.
Mektup’ta, sayın Üzen’in özel işlerinden dolayı yaşadığı durumun farklı bir şekildeTOBB başkanına ulaştırıldığı ve ÇTB yönetim kurulu başkanlığından uzaklaştırılmasının talep edildiği gibi bir takım iddialar hayli yaygın.
Çanakkale iş dünyası kulislerindeki konuşmalara göre; sayın Üzen’in mektubu kimin gönderdiğini ve neler yazıldığını bildiği ancak üzerinde bugüne kadar herhangi bir açıklama yada değerlendirmeye yönelik bir resmi açıklamadan pek çoğumuzun haberi yok.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odasının önümüzdeki yıl yapılacak seçimleri doğal olarak saltanatı seven herkesin korkulu rüyası. Acaba kaybederim endişesi gibi bir takım kaygılar. Ama işin kötü tarafı ve de en ahlaksız yönü, koltuk için kişileri itibarsızlaştırma..
Sayın Üzen’in başına gelenler her işadamının başına gelebilecek, iş yaparken yaşayabileceği durum fakat leş kargaları kimi üşüşmek ve itibarsız kılmaya yönelik operasyonların başında rota belirlemek çok yanlış.
Sözü edilen mektup var mı, içeriğinde neler yazıyor, kim tarafından gönderilmiş mutlaka açıklaması yapılmalı. Yoksa Biga Ticaret ve Sanayi Odasının önümüzdeki Ekim ayında yapacağı fuar açılışına gelecek olan sayın TOBB başkanına bizzat ben soracağım.
Ve başkana başka şeyler de soracağım…
Soruları şimdiden hazırladım..
Tabi o zamana kadar karanlıkta pusuya düşürülüp sopa yemezsek !…
Arı kovanına çomağı soktuk bir kere…
Geriye dönüş yok…