Çanakkale Ticaret Borsası Başkanı Kaya Üzen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Fransız mallarının kullanılmamasına yönelik boykot çağrısına ilişkin Kaleninsesi Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu. Son dönemlerde Türkiye’ye yapılan haksızlıklar karşısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aldığı kararlara kesinlikle saygı duyduklarını ve desteklediklerini belirten Başkan Üzen, boykot konusunda dikkat edilmesi gereken bazı hususlar olduğuna dikkat çekti. Başkan Üzen; “Türkiye'deki birçok kurulu olan şu anda şirketlerin tüm çalışanlarının Türk olduğunu, onların tüm satış kanallarındaki, bayilerinin olsun, birtakım perakende noktalarının olsun buralarda çalışan ve buraların iş yeri sahiplerinin Türk olduğunu ve dolayısıyla da bu tür boykotların kendimize de zarar vereceğini göz ardı etmemiz lazım. Daha önce bu konularda bazı dönemlerde İtalya mallarına karşı olsun, diğer ülkelerin mallarına karşı alınan bu tür boykotlar oldu ama günün sonunda eğer bunu ölçülü bir şekilde yapmadığımız takdirde, iyi irdeleyerek yapmadığımız zaman ayağımıza sıktığımız kurşun olur. Bu bizim kendi kendimize verdiğimiz bir zarar da olur” dedi.
“Boykot yerinde bir karar”
Boykotun Türkiye’de dikili ağacı olmayan ve satışı yapılan birtakım Fransız markalarına yapılması gerektiğini vurgulayan Başkan Üzen, “Türkiye'de yatırımı olmayan, dikili ağacı olmayan diyeyim, o firmaların ürünlerine boykot yapılırsa daha yerinde olur. Zaten birtakım siyasi mesajlar verilmesi için yapılan şeyler tekrar söylüyorum dengeli olması lazım. Sürdürülebilir olmuyor. Olmadığını da geçmiş dönemlerde gördük. Kendi kendimize de zarar vermeyelim. Bu yatırımlar ülkeye kolay gelmiyor. Bu kadar kolay da gitmemeli. Yoksa dediğim gibi hükümetimizin, Cumhurbaşkanımızın aldığı karar doğru ve yerinde bir karardır ama dengeli bir şekilde yapılması gerekir diye düşünüyorum.” diye konuştu.
“Çok doğru yapılması gerekir”
Fransa’ya ait bir araba markasının Türkiye’de üretim yaptığını belirten Başkan Üzen, o markanın Fransız markasından daha çok Türk markası olduğunu da şu sözlerle açıkladı: “Burada çalışan mühendisinden, kapıdaki bekçiye kadar herkes Türk'tür. Ailelerini geçindirmek için buralarda görev yapan profesyonellerdir, yöneticilerdir, çalışanlardır, mühendislerdir. Bunun satışını ve pazarlamasını yapan Türkiye genelindeki bütün bayilerin şirket sahipleri Türk'tür. Yine burada çalışan teknisyenler olsun, işçiler olsun, yöneticiler olsun bunların hepsi biziz. O yüzden çok doğru yapılması gerekir diye düşünüyorum.”
Türkiye’de üretim yapan Fransız yoğurt markasını örnek olarak gösteren Başkan Üzen, “Bugün Türkiye'de, benim köylümün, benim üreticimin ürünlerini kullanarak bugün bu yoğurdu üretiyor, bunu ithal etmiyor. Bunu üretenler orada çalışan Türkler. Varsa içlerinde birkaç tane yabancı yöneticileri vardır, geri kalan yüzde 99'u Türk'tür. Pazarlayanlar Türkler, satışa çıkaranlar Türkler. Firmaları boykot edilince bir tarafta da onları boykot etmiş oluyoruz. Bunların hepsinin hele hele bu dönemde, işsizliğin çok arttığı bir dönemde yani bu kararların çok sağlıklı uygulanması gerekiyor ama ithal ürünlerle ilgili tekrar söylüyorum atıyorum adamın burada hiçbir şey yok. Türkiye’de üretim yapan Fransız araba markası dışındaki Fransız markaları bence boykot edilebilir ama Renault Fransız ürününden çok Türk bana göre. Benim bakış açım bu.” şeklinde konuştu.
Gürhan Kökçak