Bir yandan coronavirüsün ölümcül etkisi halk üzerinde ciddi bir korku salarken bir yandan da getirilen kısıtlamalar halk ve vatandaşlar üzerinde ciddi travmalara neden olduğunu belirten uzmanlar süreçten en çok çocuk, kadın ve yaşlı kesimin olumsuz etkilendiğine dikkat çekildi.
Sürecin uzun bir zamana yayılmasının da psikolojik etkilerini arttırdığını belirten Uzman Psikolog Esen Acarer Kahya Kaleninsesi'ne yaptığı değerlendırmede çarpıcı noktalara değindi.. Kayha, pandemiden en çok başta çocuklar ve kadınların etkilediğinin altını çizdi.
Koronavirüs pandemisiyle mücadele kapsamında ikinci dalga kısıtlamalar 20 Kasım itibariyle geçerli oldu. Uzman Psikolog Esen Acarer Kahya; koronovirüs pandemisi, hastalığa yakalanma risklerinin artmasını ve kısıtlamaların uygulamaların insanlar üzerindeki etkilerini gazetemize değerlendirdi.
‘EN ÇOK KADINLAR ZORLANDI’
Kahya, “En çok kadınlar zorlandı” dedi. “Bize başvuran insanların büyük çoğunluğu kadındı. İş yükleri iki katı, üç katı katlandı. Çalışan kadınlar hem çalışmaya devam etti” ifadelerine yer veren Kahya, "Hem çocukların evde kalması işleri bayağı zorlaştırdı. Aynı zamanda öğretmenlik rolü de üstlendiler” diye konuştu.
Evde ev işlerinin eşit yürümediğini kaydeden Kahya, “Kadının sırtından yürüyor. Ekonomik zorluklar önce kadını işsiz bıraktı. İşsiz kalan kadınlar eve hapsolup daha çok ev işleri ve çocuklarla ilgilendiler” sözlerine yer verdi.
‘ÇOCUKLARDA DAVRANIŞ PROBLEMİ GELİŞTİ’
Kahya çocukların süreçten etkilenmesine ilişkin, “Okula gidemediklerinde, dışarı çıkıp oyun oynayamadıklarında sorunlar çıkıyor. Evde de bütün enerjilerini atamadıkları zaman davranış problemleriyle karşılaştılar” diye konuştu.
Ailelerin ekonomik ve sağlıkla ilgili kaygıları olduğunu ifade eden Kahya, “Birinci dereceden akrabalar hastalandılar. Birinci karantina sürecinden farkı biraz da bu. Çok fazla hastalıkla ilgili şey duymaya ve yaşamaya başladık” dedi.
‘ENDİŞE DOĞRUDAN ÇOCUĞA GEÇİYOR’
Ebeveynlerin yaşadıkları endişelerin doğrudan çocuğa geçtiğini kaydeden Kahya, “Çocuklar bizim gibi konuşup kendilerini doğrudan ifade edemedikleri için bir takım problem davranışlarla kendini gösteriyor. Tırnak yeme, alt ıslatma, öfke davranışı çok daha fazla hiperaktiviteye yönelik davranışlar oldu” dedi.
‘ERKEKLER EN SON GELİYOR’
Kahya, erkeklerin daha çok ekonomik kaygılar ve bunu getirdiği bir takım sorunlarla psikologlara danıştıklarını kaydederek, “Daha fazla bağımlılık arttığını görüyorum. Alkol, kumar ve internet sitelerinden yapılan alış veriş gibi” dedi.
Fiziksel olarak belirtiler gösteren erkeklerin doktora gittikten sonra kendilerine geldiğini ifade eden Kahya, “Önce problemin fiziksel olduğunu düşünüyorlar. Erkekler en son psikoloğa gidiyorlar. Doktorlar sizin bir şeyiniz yok. Psikoloğa gidin dedikten sonra bize geliyorlar” dedi. Kahya, “Erkekler uykusuzluk, bağımlılık artması ya da evde şiddet eğilimlerinin artması, şiddet ve öfke patlamaları gibi daha yoğun karşılaştıkları zaman bu belirtilerle başvurmaya başlıyor” ifadelerini kullandı.
‘ÇOCUĞUN TEDAVİSİ AİLENİN TEDAVİSİNDEN GEÇİYOR
Kahya, ebeveynlerin önce çocuklarını düşündüklerini kaydederek, “Benim çocuğumda bir problem var, çok fazla hareketli, alt ıslatmaya başladı, yoğun tırnak yeme başladı gibi cümlelerle geliyorlar. Ama çocukta problem varsa önce aileye bakıyoruz. Aileyle birebir çalıyoruz. Çocuğun tedavisi ailenin tedavisinden geçiyor” ifadelerine yer verdi.
‘İKİNCİ KAPANMADA DAHA YOĞUN BAŞVURU VAR’
Kahya, birinci kapanma dönemine oranla ikinci kapanma döneminde daha çok başvuru olduğunu kaydederek, “Yaza hallolacağı, bu işin üstesinden gelineceğine dair düşünce hakimdi. Yazında nispeten bir normalleşme yaşandı. İkinci kısıtlamalar insanlara ağır geldi” dedi. “Fiziksel sağlık elden gitmeye başladı. İnsanlar bizzat kendileri yaşamaya başladı” diye konuşan Kahya, “Artık parasız kaldılar. Dükkanları kapandı, var olan paraları bitti, işten çıkarıldılar. Çalışamaz hale geldiler” dedi.
‘BELİRSİZLİK PSİKOLOJİYİ BOZAR’
Kahya, İnsanların ilk elden ihtiyaçlarını karşılama kaygısını dersine yaşamaya başladıklarını ifade ederek “Bu dönem psikolojik olarak daha ağır geçiyor. Normalleşmenin üstüne bu kadarını beklemiyorduk. Vaka sayılarındaki çok korkunç artışı çok, ağır kış koşullarının gelmesi ve ciddi bir belirsizlikle karşı karşıya olmamız” dedi. Kahya “İnsanların belirsizlikle hasta ediyor. Ne olacak? Beni ne bekliyor bu süreçte, bu işin sonunda ne olacak? Ölecek miyim kalacak mıyım? Sevdiklerimi kaybedecek miyim? Bu sorular insanların aklında” diye konuştu. Kahya, “İnsanlar yaşamını sürdürecek koşulları aynı devam edebilecek mi sorusunu soruyor kendilerine. Büyük çoğunluğumuzun etmiyor. Herkesin koşulları değişti. Bu değişiklik, belirsizlik ve kaygı en büyük psikolojik hastalık sebebi” dedi.
‘ÇOCUKLARA İYİ MESAJ VERMİYORUZ’
Kahya çocuklara iyi mesaj verilmediğini ifade ederek, “Dengesiz mesajlar veriyoruz. Hafta sonu dışarı çıkmayan çocuklar hafta içi de çıkmaya korkuyorlar. Ayrımın nedenini anlamıyorlar. Hafta içi virüs yok mu diye soruyorlar. Yetişkinler dışarı çıkıyor. Anne baba işe gidiyor. Ben neden evdeyim diye çocuklar düşünüyor” dedi.
Çocukların psikolojilerinin ailenin durumuna göre değiştiğini kaydeden Kahya, “Aileler nasıl yaşıyorsa bu süreci çocukta aynı şekilde yaşıyor. Çocukları ekrandan uzak tutun. Haberleri birlikte izlemeyin. Hatta haber izlemeyin” dedi.
‘ÇOCUKLARIN DAVRANIŞLARINA DİKKAT EDİN’
Kahya, çocukların yanında yapılan konuşmalara dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Şu ölmüş, bu hastalanmış diye yanlarında konuşmayın. Onların kafasında büyük bir boşluk oluşuyor ve kendileri dolduruyor” diye konuştu. Çocukların her sorusuna cevap verilmesi gerektiğine dikkat çeken Kahya, “Onların davranışlarına dikkat etmek onları izlemek gerekiyor. Sorularına yaş seviyelerine göre anlayacakları dilden cevap vermek gerekiyor” dedi.
‘ÇOCUKLARIN İHTİYACI SEVGİ VE ŞEVKAT’
Kahya, çocukların yetişkinlerden daha esnek ve uyumlu olduğunu vurgulayarak, “Çocukların tek ihtiyaç duydukları şey anne ve babaların sevgisi ve şefkati” dedi.
Bazı durumlarda çocuklarla ilgilenmenin lüks kaçsa da unutulmaması gerektiğini ifade eden Kahya, “Onlarla oyun oynamak çok önemli. Evde yapılan her etkinliğe, işe çocukları dahil etmek gerekiyor” diye konuştu.
‘EN İYİ TERAPİ OYUN’
Kahya, çocuklar için okulların sadece akademik öğrenme alanı olmadığına dikkat çekerek, “Çocuklar eve kapatıldılar. Okula gitmiyorlar. Okullar aynı zamanda sosyalleşme alanı. Yönergelere uyuyorlar. Kuralları öğreniyorlar. Hepsi ellerinden alındı ve ekran karşısına oturup, bütün gün sadece akademik olarak bir şeyle öğrenmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.
Çocuklara ekran verilmemesini öneren Kahya, “Çocuğun en iyi terapi aracı oyundur. Oyun oynamalarına, hoplamalarına, zıplamalarına, dağıtmalarına izin verin. Ailelerin tahammül eşiğini biraz daha genişletip, izin vermek gerekiyor. Daha fazla ilgi, şevkat” ifadelerine yer verdi.
‘YETİŞKİNLER KENDİLERİNE ZAMAN AYIRMALI’
Kahya, yetişkinlerinde kendilerine vakit ayırması gerektiğini kaydederek, “Mutlaka havalandırma penceresi açılmalı. Fizyolojik olarak da psikolojik olarak da gerekli. En azından yarım saatlik bir saatlik yalnız kalabilecekleri ve sevdikleri şeyi yapabilecekleri bir vakit ayırmaları gerekiyor” dedi.
Kahya, “Mutfakta vakit geçirmek, örgü örmek, meditasyon yapmak, dua etmek ne ise vakit ayırmalılar. Kaygılanmadan, endişelenmeden vakit geçirebilecek zaman aralıklarına ihtiyaç var” ifadelerine yer verdi.