Çanakkale’de Terziler Pasajı’nda terzilik yapan Cengiz Karaarslan terziliğin detaylarını anlattı. Özellikle erkek terzilere karşı bir ön yargı olduğuna değinen Karaarslan; ‘’Beş parmağın beşi bir olmaz, her terziyi aynı değerlendirmemek gerekiyor. Bu insanların düşünce yapısı terzilikle alakasızdır. Çünkü aldığınız eğitim size beden ölçüsü almayı söylüyor, bunun düşünce yapısından kaynaklandığını düşünüyorum.’’dedi
Cengiz Karaarslan;’’Tekstille ilk defa 1987 yılında tanıştım. O dönemler tekstil sektörü revaçtaydı ve daha fazla kazanç sağlanıyordu. Kolumuzda bir bilezik olsun diye düşündük. Bilezik her sanat için geçerli, nereye giderseniz gidin bildiğiniz bir iş olduktan sonra her yerde o işi yapabilirsiniz. Terzilik hiç bitmeyen mesleklerden bir tanesi, çünkü insan her zaman kıyafet giyecektir. Mesela ben buraya İstanbul’dan geldim. Atölyecilikten yetiştim, sabit bir tarzla yetiştirilmedim. Bayan iş yerinde çalıştım, pardüse, kaban, mont hepsine hakim oldum. Terzilikte sabit bir iş yapılmaması gerekiyor, yeniliğe, yeni tarzlara açık olmanız gerekiyor.
Terzilik bana göre pratik düşünmeyle alakalı bir meslek, bu işi yıllardır yapıpta bir işi bitiremeyen arkadaşlarımızda var. Terzilikte en ufak bir hatayı bile ne şekilde telafi ederim, büyük bir hatayı nasık çözerim diye hızlı bir şekilde düşünmeniz gerekiyor. Bunun içinde hem pratik zeka hem de temelden eğitim almak önemlidir. Ben çıraklık yaptığım zamanda 4 yıl boyunca makinenin başına oturtmadılar ama en ince ayrıntısına kadar bu mesleği öğrendim. Bu sayede her yerde iş bulacağımı düşünüyorum.
İnsanlar beden bulamadıkları zaman büyük gelen elbiseler, kıyafetler alıyorlar. Genelde onları daraltma, küçültme yapıyoruz. Bazın zamanlarda sıfırdan model getiriyorlar. Onları da dikebiliyoruz. İnsanlar yeni tarzlar arıyorlar, bu yüzden de hazır ürünler isteklerini karşılamayabiliyor. Böyle durumlarda biz terzilere iş düşüyor. ‘’
‘’ERKEK TERZİLERE KARŞI ÖN YARGI VAR’’
‘’Bizim mesleğimizde bazı arkadaşlarımız ön yargıya neden oluyorlar. Aslında biz terzilerin doktor olarak görülmesi gerekiyor. Nasıl doktora gittiğinizde rahat edebiliyorsanız terzide de öyle olması gerekiyor. Çünkü bir bedenin ölçüsünü almak için terzinin rahat hareket etmesi gerekiyor ama dediğim gibi bazı arkadaşlar ileriye gittikleri için bayanlar erkek terzileri tercih etmiyorlar. Beş parmağın beşi bir olmaz, her terziyi aynı değerlendirmemek gerekiyor. Bu insanların düşünce yapısı terzilikle alakasızdır. Çünkü aldığınız eğitim size beden ölçüsü almayı söylüyor, bunun düşünce yapısından kaynaklandığını düşünüyorum. Terziler genelde tek çalışıyorlar. Çünkü yanınızdaki çırağa bir maaş vermeniz gerekiyor ve yaptığınız iş buna müsait değil, sizi zor duruma sokabiliyor. Birde artık öğrenmek için bu işi yapanlar kalmadı. Burada tekstil okuyan öğrencilerden de böyle bir talep gelmiyor. Genelde daha büyük tekstil atölyelerinde stajlarını yapıyorlar. Zaten gerçekten bu mesleği öğrenmek değil de puanlama için staj yaptıklarından biz küçük terzileri tercih etmiyorlar.’’
‘’ÜRÜN UCUZLADIKÇA KALİTE AZALIYOR’’
‘’Ekonomik sıkıntılar bizim malzeme kalitesini etkiledi. Fiyatları düşürüyorlar ama fiyatlar düştükçe kalite de düşüyor ve bu da bizim daha dikkatli olmamızı gerektiriyor. En basitinden kumaş alıyoruz, çabuk yıpranıyor. Mont alıyoruz, fermuarı çabuk bozuluyor. Bizde daha kaliteli ürün kullanmaya özen gösteriyoruz. Bu meslekte işini iyi yapanlar geçinebiliyor. Dükkanınızda durup, işinizin başında olursanız ekmeğini yersiniz. İşinizi umursamayıp, başında durmazsanız da piyasa da kayıp oluyorsunuz. Ben genelde mümkün olduğu kadar sabah 8’de işimin başında olmaya gayret ediyorum. Akşam da iş durumuna göre dükkanda oluyoruz. Bazen çok uzun sürüyor, bazen de erken bitebiliyor. Bayram öncesi daha yoğun oluyor. İnsanlar indirimlerden yeni kıyafet aldıkları için onları kendilerine göre yaptırıyorlar. ‘’
‘’SOSYAL MEDYAYI AKTİF KULLANACAĞIZ’’
‘’Son dönemlerde işler sosyal medya üzerinden yürütülüyor. Bizimde öyle planlarımız var. Şuanda müşterilere ürün hazır olduğu zaman mesaj atarak ‘’ürününüz hazırlanmıştır’’ diyoruz. Gelecek dönemlerde sosyal medyayı da aktif olarak kullanacağız. Teknolojiye ayak uydurmak gerekiyor. Dikiş makinelerimi 1990 yılından bu yana kullanıyorum. Teknoloji gelişti ama bizim makinelerimizde fiyat olarak bir gelişme oldu. O yüzden eski makinelerimizi kullanıyoruz ama yenisinden bir farkı yok, önemli olan sizin el beceriniz. Şuanda piyasa da ev hanımlarının aldığı küçük makineler var ama onlar pazarlama taktiği olarak her işi yapabilirsiniz diye satılıyor ama 1-2 dikişten sonra makineyi yaptırmak için usta çağırılıyor. O yüzden bu pazarlama taktiğine dikkat edilmesi gerekiyor. ‘’
‘’GİYİM OLDUKÇA TERZİLİK OLACAKTIR’’
‘’Terzilik; güzel bir meslek ama yeni yetişen bulunmuyor. Ben çocuklarıma öğretmeye çalışıyorum ama maalesef tekstil sektöründe 10 yıl sonrasını görmek zor gibi geliyor. Artık lise mecburi oldu, lise mezunu bir çocuğu asgari ücretle tekstil sektöründe çalıştıramazsınız. Giyim olduğu sürece terzilik bitmez ama yetişen gerçek terziler bitecektir. Çanakkale’de kalifiye eleman eksiği var. Bazı arkadaşlarımız pantolon fermuarı değiştirmeyi bilmiyor. Mont dediğiniz zaman bunu ben yapamam diyen terzilerimiz var. Müşterilerimiz deneme yanılma yöntemiyle bulmak zorunda kalıyor. Bu da genele vurulduğu zaman terzilere kötü etki yapıyor. Son zamanlarda tarz olarak kadınlar dar pantolonlar yaptırıyor ama erkeklerimizde bu tarza uymaya başladılar. Son dönemin modasının dar pantolonlar olduğunu söyleyebilirim. Müşterilerimizden ricam her terziyi art niyetli terzilerle karıştırmasınlar. Herkesi aynı kefeye koyacak olursanız o insanların emeğini ve ustalığını hiçe saymış olursunuz. ‘’ Caner Küpeli