← Ana Sayfa
Gündem

Bayraktar; “Yangın felaketleri ciğerlerimizi yaktı” (02.08.2021)

✍️ Haber Merkezi 📅 02 Ağustos 2021 21:02 👁️ 0 görüntüleme

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye’de son günlerde yaşanan orman yangınlarına ilişkin...

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar yaptığı açıklamada; “Türkiye birbiri ardına çıkan orman yangınlarıyla sarsıldı. Ülkemizin çeşitli yerlerinde 28 Temmuz tarihinde başlayan yangınlarda ciğerlerimiz yandı. Bugüne kadar çıkan yangınların bir kısmı kontrol altına alınırken, bir kısmı ise maalesef halen devam ediyor. Yangının çıktığı ilk andan itibaren hem devlet yetkililerimiz hem görevli personellerimiz hem de yangın bölgesinde yaşayan vatandaşlar var gücüyle yangınlara müdahale ediyor. Yangınlarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve baş sağlığı diliyorum. Yangından etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.

“Gerekli yardımları yapacağız”

“Orman yangınlarında ciğerlerimiz yandı. Telafisi zor olsa da el birliğiyle güçlü bir Türkiye olarak yaralarımızı saracağız. Allah ülkemizi her türlü felaketten korusun” diyen Bayraktar; “Yangından etkilenen bölgeler hükümetimizce afet bölgesi ilan edildi. Afet bölgesi ilan edilen bölgelere yapılacak olan destekler zarar gören vatandaşlarımızın hayata tutunması için önemli adımlardır. Desteklerle yaraların en kısa sürede sarılacağına inanıyoruz. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak da bizde bu konuda gerekli yardımları yapacağız. Türkiye'nin dört bir yanındaki Ziraat Odalarımız, yangından etkilenen bölgelerimizdeki Ziraat Odalarımız vasıtasıyla, afetten zarar gören çiftçilerimizin acil ihtiyaçlarını gidermek üzere seferber oldular. Çiftçilerimizin temel ihtiyaçları ile birlikte özellikle hayvancılık yapan çiftçilerimizin hayvanları için gerekli olan yem saman ve ot gibi ihtiyaçlarını da karşılıyorlar. Her zaman olduğu gibi bu dayanışma ruhunu gösteren Oda Başkanlarımızı ve çiftçilerimizi tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.

“Birliğimizin kuraklıkla ilgili bütün tahminleri doğru çıkıyor”

Bayraktar, yıllardır ülkemizi etkisi altına alan kuraklığın 2021 yılında gündemin birinci maddesi olduğunu belirterek, bu afetin daha uzun bir süre de önemini artırarak yerini koruyacağının altını çizdi ve şöyle devam etti: “Sadece birkaç bölgeyi değil neredeyse bütün ülkeyi etkisi altına alan kuraklıkla beraber birçok ilimizde görülen don, dolu, fırtına, sel, heyelan, tropikal rüzgâr gibi sıra dışı meteorolojik olayların tarımsal üretimde meydana getirdiği ürün kayıpları tahminlerin oldukça üstünde seyretmektedir. Tarımsal ürün kaybının gıda sektörünün tedarik zincirinde oluşturduğu aksaklıklar ise hızlı fiyat artışlarına neden olmakta, böylece fırsatçılara da gün doğmaktadır. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak 10 Aralık 2020 tarihinde yaptığımız basın açıklamasında; 2021 yılının 2020 yılından daha riskli olduğunu ifade etmiş ve bu riski kuraklığın oluşturduğunu net olarak kamuoyuna duyurmuştuk. Ayrıca aynı açıklamada, Aralık 2020 ortalarına kadar yağış alamazsak, riskin daha çok artacağını da vurgulamıştık. Kuraklık felaketiyle ilgili olarak 2021 yılının nisan, mayıs ve haziran aylarında yaptığımız kapsamlı açıklamalarda ve kamuoyuyla paylaştığımız “TZOB 2020-2021 Tarımsal Üretim Dönemi Kuraklık Risk Tahmin Raporu”nda da ayrıntılı şekilde öngörü ve taleplerimizi açıkladık. Ülkemizdeki kuraklığın tarımsal üretimi ne denli olumsuz etkilediğini en yakından müşahede eden toplum kesimi üreticilerimizdir. Gıda arzımızın yegâne güvencesi olan üreticilerin sesine mutlaka kulak verilmesi gerekir. Yayınladığımız raporlardaki öngörülerimizin maalesef tamamı doğru çıktı. Bu nedenle, kuraklığın yakıcı etkilerini en aza indirmek amacıyla hazırladığımız ve kamuoyuyla, ilgili kurum ve kuruluşlarla sürekli paylaştığımız taleplerimizin bir an önce gerçekleştirilmesini beklemekteyiz.”

“Kuraklığa karşı ciddi önlemler alınmazsa etkileri yıllarca sürer”

Dünyada ve ülkemizde kuraklık riskine karşı bilimsel, ciddi ve kalıcı önlemleri şimdiden almazsak ve yeterli üretimi sağlayamazsak kısa zamanda gıda güvencesinden de bahsedemez bir duruma geleceğimizin vurgusunu yapan TZOB Genel Başkanı Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üretici ülkelerden ucuz buğday, et, süt ve diğer ürünleri temin etme imkânımız bir süre sonra ya kalmayacak ya da yüksek maliyetlere almak zorunda kalacağız. Bu ülkelerden alım yaptığımızda sadece ürün ithalatı yapmış olmayacağız, ‘gıda enflasyonu’ da ithal etmiş olacağız. Gerçekleşme ihtimali çok fazla olan bu durum ülkemizdeki birçok insanımızın gıdaya ulaşamaması demektir. Kaldı ki, paramız olsa da bazı ürünlerin ithalatı maalesef mümkün olmayacaktır. Gündemin ilk sırasına oturan kuraklık bize asla unutmamamız gereken bir gerçeği öğretti; ‘Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz’. Devam eden pandemi riski sürecine bir de kuraklık riskini eklediğimizde; gelecek yıllarda gıda riskinin çok daha büyük boyutlarda olacağını söyleyebiliriz. Gerekli tedbirleri zamanında almayan ülkeleri önümüzde yıllarda zor günler bekliyor. Ülkemizde daha önceki yıllarda duyduğumuz “kıtlık” ve “erzak karnesi” gibi kelimeleri kesinlikle unutmamalıyız ve kuraklık yüzünden bunlarla karşılaşmamak için en köklü tedbirleri almakta da asla gecikmemeliyiz. Pandemi sürecini yaşamaya başladığımız 2020 yılından bu yana, gıda güvenliği endişesi, iklim değişikliği gibi nedenlerle ithalatçı ülkelerin fazla alım yapmaları, ihracatçı ülkelerin ise ihracatlarını kısıtlamaları, durdurmaları veya stoklarını artırmak istemeleri gibi nedenlerle talep yönünde sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu durum dünya fiyatlarında yukarı yönlü bir hareketlenmeye sebep olmuş, olmaya da devam etmektedir. Diğer yandan buğday, kırmızı mercimek, ayçiçeği, soya, mısır gibi ithal etmek zorunda kaldığımız birçok ürün dikkate alındığında uluslararası piyasalarda yaşanan fiyat hareketlerinin ülkemiz piyasalarını doğrudan etkilediğini söyleyebiliriz. Buna kurdaki olası hareketlenme de eklenince ithal ettiğimiz ürünlerin maliyetleri tüketici fiyatlarını artıracaktır ve yüksek gıda enflasyonu riski devam edecektir. Şurası da bir gerçektir ki, artan fiyatlardan çoğu zaman yararlanamayan üreticiler aşırı fiyat dalgalanmalarından da olumsuz etkilenecektir. Kuraklığın giderek büyük kayıplara neden olduğu tarımsal üretimde ülkemizin kendi potansiyeline odaklanarak kuraklık riskini avantaja dönüştürme imkânı vardır.”

Haber Merkezi

İlgili Haberler

Biga’da köy yollarına konfor dokunuşu!
13.08.2026
Zeynep Bastık Memleketi Çanakkale’de Sahneye Damga Vurdu
13.08.2026
"Ormanlarımızı birlikte korumak için duyarlı olalım !!!"
12.08.2026
MEKKE ANLAŞMASI’NA ÇANAKKALE’DEN DÖRT FARKLI BAKIŞ
12.08.2026
ÇANAKKALE’DE SİYASETİN GÜNDEMİ ÇERÇEVE YASA: “PAZARLIK MI, BARIŞ MI?”
11.08.2026
RUSYA AÇIKLARINDA ÖLÜMDEN DÖNDÜ, ÇANAKKALE’DE KONUŞTU: “ÖLDÜĞÜMÜ HİSSETTİM”
11.08.2026
Düzce’den çocuklara Çanakkale tarihi yolculuğu
10.08.2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 32 yıl önceki konuşması gün yüzüne çıktı
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında anlamlı açılış: Arıburnu Zafer Anıtı yenilendi!
10.08.2026
Küçükanafarta’da tarihi zaferin kahramanları için Mevlid-i Şerif okundu
10.08.2026
Türkiye ile Tayvan arasında arama kurtarma iş birliği
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında Çanakkale kahramanları anıldı
10.08.2026
“Anafartalar’da yazılan destan, milletimizin şerefidir”
10.08.2026
İletişim Başkanlığı "Oyuna Gelme" diyerek sanal bahis ve kumar tehlikesine dikkat çekti
09.08.2026
Murat Yahya Sezgin’in paylaşımı gündem oldu: “Türkeş’in kızına saygı gösteremiyorsak, burada ciddi bir yanlış vardır”
09.08.2026
Gökçeada Belediyesi’nden dolandırıcılık uyarısı: “Para taleplerine itibar etmeyin”
09.08.2026