El Emeği Değerlendirme Derneği ve Kadın Dayanışma Merkezi (ELDER), kurulduğu ilk günden bugüne kadınların görünür kılmak ve istihdama katmak için faaliyetlerini sürdürüyor. Ev kadınını destekleme projesi kapsamında ilk adımlarını attıktan sonra Çanakkale’de en tanınır kadın sivil toplum kuruluşlarından biri haline geldi. Damla Yeltekin’in hazırlayıp sunduğu Kaleninsesi kapsamında yayınlanan ‘Not Defteri’ programına katılan ELDER başkanı Fatma Erdoğan, kadınlar için yapılan faaliyetler, kadın, istihdam ve 8 Mart üzerinde değerlendirmelerde bulundu.
Fatma hanım bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
Kadın Dayanışma Merkezi El Emeği Derneğinde yönetim kurulu başkanlığı 11 yıldır yapıyorum. Sivil toplum kuruluşlarında görev almayı seviyorum. Kent Konseyi Yürütme kurulundayım ve İsmet Paşa Mahalle Meclisi Başkanlığı yapıyorum. Bu görevleri almam gerektiğine inanıyorum. Bütün kadınlarımızın bu tür derneklerde, sivil toplum kuruluşlarında olması gerektiğine düşünüyorum. Buna ihtiyacımız var.
ELDER'e senelerdir emek veriyorsunuz. ELDER nasıl kuruldu, hedefleri neler?
Bizim örgütlenme serüvenimiz, 1999 yılında başladı. Çanakkale Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Toplum Merkezi Bünyesinde yürütülen KİHEP yani Kadın İnsan Hakları Eğitimi alarak başladı. 6 ay süren eğitimde kadın haklarının insan hakları olduğunu öğrendik. Bu çalışmaların ardından 100 kadın Sosyal Hizmetler Toplum Merkezi çatısı altında ilk kurulunu oluşturdu. Burada ev kadınını destekleme projesi çıktı. Eğitime katılan diğer kadınla, kadın olmaktan kaynaklanan sorunlara çözüm bulmak ve üretebilmek amacıyla örgütlü bir biçimde mücadele etmeye başladık ve derneğimiz 1999 yılında kuruldu.
“KADINLARI DESTEKLİYORUZ”
ELDER'in faaliyetleri neler? Neler yapıyorsunuz?
Bizim amaçlarımızın bazıları, kadınlara ve kızlara karşı her türlü ayrımcılığı ortadan kaldırmak. Kadınların kendilerine ait yaşam hakkı olduğu gerçeğini toplum bilincine yerleştirmek, kadınların ekonomik bağımsızlığını elde etmeleri için destek sağlamak. Ekonomik destekle ilgili, Morabbin Parkı'nda yapıyoruz. Belediye ile yaptığımız bir proje kapsamında kadınlara istihdam sağlamak ve ekonomik anlamda aile bütçelerine katkıda bulunmaları açısından destek olmaya çalışıyoruz. Kadınların sadece kendi cinsel yaşamlarını ve bedenleri üzerinde kontrol sahibi olma hakkını savunmak, kadının bedeni kendisine aittir söylemini öğretmeye çalışıyoruz. Kadınların siyasette aktif rol sahibi olmalarını destekliyoruz. Kamu kurum ve kuruluşlarını, kadın hakları ve kadına şiddet konusunda çalışanları eğiterek kadına bakış açılarına sahip olmalarını destek sağlıyoruz. Toplumda ve ailede kadınlara yönelik cinsel istismar ve şiddet olaylarına karşı mücadele ediyoruz. Çalışma alanlarımızdan en büyüklerinden biri de bu. Kadınların özgür ve eşit bireyler olarak toplumsal yaşama aktif katılımlarını sağlıyoruz. Şiddete uğrayan kadınların eğitilmesi, korunması ve barınması amacıyla yerel yönetimlerde ve olduğumuz illerde kadın sığınma evleri açılması için çalışmalar yapıyoruz. Kamu kuruluşlarının harekete geçmeleri için taleplerde bulunuyoruz.
“KADININ YAŞAMSAL HAKLARINI SAVUNUYORUZ”
ELDER'e kimler üye olabilir?
ELDER'e kadınlar üye olabilir. Bizim derneğimiz feminist bir dernek. İlk olarak feminizme bir parantez açmak istiyorum. Feminizm erkek düşmanlığı değil, kadın savunuculuğu. Dolayısıyla kadınların tüm yaşamsal hakların tamamını savunuyoruz. Kadın haklarını, erkek yaşam haklarını, çocuk haklarını, doğa ve hayvan haklarını hepsini savunuyoruz. Ama şiddet kadınlar için çok fazla ise, kadınlar için artış gösteriyorsa, kadın haklarından yanayız. Derneğimize gelmek isteyen her kadın gelebilir. Belli bir kriteri yok. Hangi siyasi düşünceden, dinden, hangi bakış açısı olursa olsa tüm kadınlara desteğimiz tamdır. Bizim orada ortak paydamız kadın. Kadınlarla ilgili, kadın hakları savunuculuğu yapıyoruz. Kadınlara ekonomik anlamda destek sağlamak için satış alanımız var. Danışıyoruz, dayanışıyoruz.
Kadınların kendi yaşamlarını devam ettirebilmeleri için maddi bir kazanç elde edebilecekleri bir alan var. Morabbin Park’ndan bize söz edebilir misiniz?
Morabbin parkı, kordonda, Valilik binasının karşısındadır. Belediyemize ait olan bu alanı, Çanakkale Belediyesi ile 2000 yılında imzaladığımız kadına istihdam sağlamak ve kadının ekonomik özgürlüğünü kazanması amaçlı bir proje kapsamında kurulmuş bir dernek. Morabbin Parkı'nda 3 dernek var şuan da. ELDER, Türk Anneler Derneği ve Türk Kadınlar Birliği. Uyumlu şekilde çalışıyoruz. İhtiyaç sahibi kadınlarımız bize başvuru yapıyor. Yer olanağımız varsa, stantlarımızda onlara yer vermeye çalışıyoruz. Başka konularda destek istiyorlarsa, derneğimizin sosyal hizmet uzmanımı gereken hizmetler konusunda yardımcı oluyoruz.
Morabbin Parkı'na kimler stant açabiliyor? Kuralları var mı?
Bazı kriterlerimiz var. Çanakkale'de ikametgah etmesi, çok ihtiyaç sahiplerine, eşi işsiz, eşi olmayan, çok çocukları olan, bütçesi kısıtlı kadınlarımıza destek sağlamaya çalışıyoruz. Kendini ifade etmek isteyen kadınlarımıza yer vermeye çalışıyoruz. Bizim oradaki duruş amacımız ekonomik anlamda kazanç sağlamak ama bunun aynında kadını görünür kılmak. Kadının yeri sadece evler değil. Kadın meydanlarda da var. Kadın üretebiliyor, Kadın emeğini satabiliyor, kadın aile bütçesine katkı sağlayabiliyor.
“BİZ ARACI BİR DERNEĞİZ”
Peki pandemi sürecini kadınlar açısından sizce nasıl geçti?
Pandemi dönemi tüm dünyayı etkilediği gibi bizi de çok etkiledi. Kadınlarımız bu anlamda mağdur oldular. Kadınların ihtiyaç talepleri arttı. Ekonomik geliri olmayan kadınlarımız zor durumda kaldı. Ama yönetim kuruluna başvuran kadınlarımıza yönlendirmeler vasıtasıyla gerek Valiliğe gerek yerel yönetimlere yönlendiriyoruz, destek almalarını sağlıyoruz. Psikolojik anlamda destek almak isteyen arkadaşlarımıza da sosyal hizmet uzmanımız gerekli danışmanlık hizmetini veriyor. Biz aracı bir derneğiz. Başvurular ve devletin arasında yönlendiren bir kurumuz. Sadece başvuru alıyoruz. Şiddet gören kadınlara yaptırım gücümüz yok. Biz onları Aile, Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne, ŞÖNİM’e yönlendiriyoruz. Danışma merkeziyiz. Devlet ve mağdurlar arasında yönlendirme görevi kuruyoruz.
“PANDEMİ KADINLARI ENGELLEDİ”
Kadınlarımız pandemi sürecinde çok etkilendi. Kadın İnsan Hakları ve Yeni Çözümler Derneği, pandemi döneminde kadınlarla ilgili bir araştırma yapmış. Ev içi şiddet ve kadın cinayetlerinde artış gözlemlendi. Araştırma sonuçlarına göre, covid-19 kadınlar sağlık hizmetlerine ulaşımında zorlandıkları, yoksullaştırıldıklarına, ücretsiz bakım emeği yüklerinin daha da arttığını, ev içinde salgından önce var olan şiddetin devam ettiğini göstermiş. Salgın öncesi ruh hali çok iyi olan kadın oranı yüzde 79 iken, salgın sürecinde yüzde 30'a düşmüş. Araştırmada her 3 aileden 1'inin ekonomilerinin sarsıldığı görülmüş. Kadın sürekli evde olduğu için, çocuklar da evde, işten çıkartıldıysa eşi evde, bir de maddi sıkıntı eklendiyse, kadın doğal olarak psikolojisi bozuluyor.
8 Mart'ı nasıl değerlendiriyorsunuz?
8 Mart Dünya Kadınlar günü, New York kentinde 40 bin fabrika işçisi ücretlerini artış isterken şiddete maruz kalıyor ve fabrikada yanarak ölüyorlar. Polislerin baskısı ve fabrikanın yanması sonucu kadınlar ölüyor. Ölen kadınlarımızı ve şiddete uğrayan kadınları saygıyla anmak istiyorum. 8 Mart Emekçi kadınların, bütün kadınlar emekçidir, haklarının farkında olacakları farkındalık günü.
KİHEP yani Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı nedir?
Üye olan kadınlara KİHEP eğitimi aldırıyoruz. Anayasal haklar, insan hakları, ekonomik haklar, kadına karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi, toplumsal ve medeni haklar, cinsel haklar, iletişim ve feminizm, örgütlenme haklarımızı engelleyen gelenek ve görenek gibi yasalar ve şiddet gibi konularda bilgilenmeyi kapsıyor. Haklarımıza sahip çıkmasını da öğreniyoruz.
“KADINLAR CESARETLİ OLSUNLAR”
8 Mart mesajınız nedir?
Kadınlarımız kendilerini ispat edebilmeleri için, ayakta daha güçlü durabilmeleri için, eğitim almaları gerekiyor. Kadınlarımızın her alanda hiç korkmadan, sivil toplum kuruluşlarına, siyasete girsinler. Kadınlarımız, cesaretli olsunlar. Ülkemiz, kadınlarımız çok güzel. Gelin, bu ülkeyi, kadınlarımızla birlikte, eşimizi taşın altına koyarak hizmet verelim. STK'lara girsinler diyorum. STK'lar halk ve devlet arasında bir kurum. Biz halkın taleplerini dinleyerek yetkililere, yönetimlere, devletimize iletiyoruz. Toplumsal bir iş yapıyoruz. STK'lara gelsinler. Derneğimize de gelsinler. Üye olsunlar. Bütün kadınlarımızı bu eğitimleri almaları gerektiğini söylemek istiyorum. Size de ayrıca teşekkür ediyorum. Bu gibi programlar çok değerli.
Damla YELTEKİN