Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un geçtiğimiz günlerde yaptığı, “1 Haziran’dan itibaren Türkiye’de turizm sektörü bir ivme kazanmaya başladı. Rusya, Ukrayna, İngiltere, Almanya gibi ülkelerle yoğun hava trafiği başladı” açıklamasının ardından Çanakkale Turistik Otelciler, Yatırımcılar ve İşletmeciler Derneği (ÇATOD)Başkanı Armağan Aydeğer ise, Temmuz ayı ortasından itibaren Türkiye genelinde olduğu gibi Çanakkale’de de artan bir pazar hareketi oluştuğunu belirtti.
“Kurban Bayramıyla birlikte geçtiğimiz yıllardaki yoğunluk noktasına ulaştık”
“Her şeyden önce geçirilen bu pandemi süreci tüm dünyadaki turizm sektörünün çok ciddi bir şekilde daralmasına sebep olan, olağanüstü bir süreçti” diyen Aydeğer; “Mart ayından itibaren tüm dünyada özellikle kıta Avrupası, Türkiye ve civar turizm destinasyonlarında çok ciddi bir turizm daralması oldu. Çoğu tesis kapalı kalmak durumunda kaldı, tabi ülkemizde de özellikle diğer ülkelerde olduğu gibi bu süreç daha çok iç pazar ile dengelenmeye çalışıldı. Ve kısıtlamaların yeni normale dönük olarak azaltıldığı Haziran’ın ortası itibariyle bu süreç çok zayıf olarak seyretti. Temmuz ayından itibaren yavaş yavaş artan bir iç pazar hareketi oluştu tüm Türkiye’de. Tabi bölgemizde de Kuzey Ege bölgesinde Çanakkale’de bu çerçevede tercih edilen bölgeler arasında yer almaya başladı. Ve Temmuz ortasından sonra bu iç pazar hareketinde gözle görülür bir hareket gözlemlemeye başladık, bu bayramla birlikte geçtiğimiz yıllardaki yoğunluk noktasına ulaştığımızı söyleyebilirim. Kurban Bayramı’ndan sonraki süreç yani içinde bulunduğumuz süreç tabi ki yine okulların da online olarak eğitime başlayacağı tarih olan 31 Ağustos’a göre yavaş yavaş azalma eğiliminde devam ediyor” şeklinde konuştu.
“Turist sayısında gözle görülür bir hareketlilik var”
50 oda kapasitesini aşan her konaklama mekanı için alınması gereken ‘Güvenli Turizm Sertifikası’nın önemine değinen Aydeğer, denetlemelerin bu hususta yoğun bir şekilde yapıldığını ve bu sertifika sayesinde Türkiye’nin gelen turist açısından yoğun bir hareket almaya başladığını ifade etti. Aydeğer,“Özellikle Dış İşleri Bakanlığımız ve Kültür ve Turizm Bakanlığımız yurt dışında özellikle Türkiye’nin ‘güvenli ülke’ imajını kovid-19 virüsüne karşı sağlamak açısından çok yoğun bir diplomasi yürüttüler ve yürütmeye de devam ediyorlar. Özellikle Bakanlığa bağlı tesisler ve 50 oda üzeri tüm tesislerde güvenli turizm ismi altında bir sertifikasyon programı başladı. Bu sadece otellerde değil aynı zamanda taşıma firmaları, seyahat acentaları, havalimanları yani turistin hizmet aldığı her noktada güvenli turizm sertifikasyonu adı altında bir program başlatıldı ve her ay bu ilgili tesisler, tüm bu işletmeler denetlenmeye başladı çok yoğun bir şekilde. Aynı şekilde İçişleri Bakanlığımızın da ilimizdeki ve Türkiye’deki kamu otoriteleriyle birlikte yaptığı denetimler özellikle turizm amaçlı hizmet veren işletmelerin bu kapsamda çok daha tedbirli olmasına bir şekilde vesile oldu. Ve tabi bu göstergeler bu tedbirlerde özellikle yurt dışındaki muhataplarımıza da çok güçlü bir şekilde iletişimi yapılmaya çalışılıyor. Şu anda Temmuz ayı itibariyle Rusya ile uçuşlar yavaş yavaş başladı. Tabi Ağustos ayına kadar birçok yurt dışı ülkesiyle karşılıklı ziyaretler kısıtlanmış durumdaydı dolayısıyla çok ciddi bir hareket söz konusu değildi. Farklı ülkelerde Temmuz ayı içerisinde kısıtlamaların azaltıldığını gördük ama gerçek anlamda Ağustos ayından itibaren daha gözle görülür bir hareket söz konusu olmaya başladı. Özellikle Rusya pazarı, bu çerçevede özellikle Antalya yöresi açısından baktığımızda yoğun bir şekilde hareket almaya başladı” ifadelerini kullandı.
“Bu yıl beklentimiz 15 milyona kadar geriledi”
ÇATOD Başkanı Armağan Aydeğer, “Sayın Bakanımızın da ifadesi çerçevesinde belirledikleri hedef 15 milyon kişi civarındadır ama buna şöyle bakın yıllık 35 milyon turist ağırlıyoruz geçtiğimiz senenin verilerine bakarak. Hatta 44 milyona ulaşıyor bu sayı, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarımızı da sayarsak, tabi bununla kıyaslandığında daralma oldukça yüksek. Bu yıl beklentimiz 15 milyonlara kadar geriledi. Sayın Bakanımızın da ifadesinin bu yönde olduğunu tahmin ediyorum.” dedi.
Turizm açısından Çanakkale’yi değerlendiren Aydeğer; “Kendi ilimiz ölçeğinde bu sayılara bakarsak Çanakkale Bölgesi Rus pazarından çok fazla derecede turist ağırlayan bir bölge konumunda değil. Ama son süreç içerisinde bununla alakalı özellikle Ukrayna ve yine Rusya ile de kültür turizminin geliştirilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmalar farklı kurumlar tarafından yürütülüyor. Ama tabi şu anda kültür turizmi açısından baktığınızda bu segmentin daha gelişmesi özellikle pandemi sürecinde biraz vakit alacak gibi gözüküyor” diye konuştu.
“Küçük, nüfus popülasyonu çok fazla olmayan huzurlu tatil yöreleri tercih ediliyor”
“Şu anda yeni normale bağlı olarak hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki turistin öncelikli olarak aradığı noktalar, ulaşımın kolay olması, uzun uçak yolculukları olmaması hatta mümkünse kara yolu taşımacılığının kara yoluyla, kendi araçlarıyla gelebilmeleri. Küçük, çok fazla nüfus popülasyonunun olmadığı, huzurlu, deniz bileşenlerinin yer aldığı tatil yörelerini çok fazla tercih ediyorlar” diyen Aydeğer; “Çanakkale’de bu çerçevede özellikle nüfus yoğunluğunun az olması, tesislerinin niteliğinin yüksek olması, buradaki ÇATOD’a bağlı birçok tesisimizin bu süreç içerisinde güvenli turizm sertifikası almış olması, bölgenin geçtiğimiz yıl FORBES dergisi tarafından Türkiye’nin en yaşanılabilir kenti olarak seçilmiş olması, TIMES dergisinde Troia Müzesi ile alakalı mutlaka gezilmesi gereken yerlerden bir tanesi olarak ifade edilmiş olması, yurt içi ve yurt dışı basında özellikle 2018 TROIA yılından sonraki süreçte Çanakkale’nin turizm anlamında bir karakteri olan yüksek katma değer sunan bir algı sunması ve bunun her geçen gün güçlenmesi ki bizlerin daha sonraki süreçte özellikle pandemi sürecinde Çanakkale ilindeki birçok paydaşımızla birlikte ve Çanakkale Valimizin önderliğinde gerçekleştirmiş olduğumuz sosyal medyadaki çalışmaların da çok büyük katkısı olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
“Güçlü iletişim kampanyaları yürütülüyor”
Çanakkale Turistik Otelciler Derneği Başkanı Armağan Aydeğer, sosyal medyada yapılan reklamlar konusuna da dikkat çekerek; “Bu çerçevede yeni normale bağlı olarak turistin algısını olumlu yönde değiştirecek sosyal medya tanıtımları devam ediyor ve Çanakkale’nin özellikle ‘Bir Nefes Çanakkale’ söylemi altında güçlü iletişim kampanyaları yürütülüyor. Buranın doğal zenginliklerini, huzuru, güveni turistlere anlatmak planlanıyor. Sonuç itibariyle bölgemiz özellikle pandemi sürecinde gerek doğal imkanları ve doğal potansiyeliyle ve diğer taraftan işletmelerin almış oldukları tedbirlerle bu süreci kötünün iyisi noktasında taşımaya devam ediyoruz diyebilirim tabi ki bundan sonraki süreç hepimiz için yine bilinmezlikler barındırıyor ama bu bir gerçek ki bundan sonraki süreçte eski düzenin devam ediyor olma ihtimali yok artık. Bundan sonra yeni normalleri yaşamaya alışmak zorundayız” dedi.
Funda Figen