Ayçiçek yağı fiyatları haberleri şimdilerde kendini stokçuluk iddiaları ile gündemdeki yerini koruyor. Mutfağın temel ürünleri arasında yer alan Ayçiçek yağını bazı marketlerde bulmak ise zorlaştı. Gün aşırı zamlanan Ayçiçek yağı fiyatlarıyla ilgili önemli bir açıklama da Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği (BYSD) Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil’den geldi. Büyükhelvacıgil, "Dünyadaki rekolte bolluğunun yanı sıra şubat-mart aylarından itibaren Güney Amerika’dan ayçiçeği ithalatı ile fiyatların biraz daha durulacağını umut ediyoruz. Sektör olarak şubat-mart aylarında fiyat düşüşlerinin yaşanmasını bekliyoruz. Tabii bunun için ise ülkedeki döviz hareketlerinin stabil hale gelmesi gerekiyor” dedi.
“REKOLTE ÜLKEMİZ ADINA OLUMLU BİR GELİŞME”
Büyükhelvacıgil, “Türkiye’de ayçiçeğinde rekoltenin bu yıl 1.7 milyon ton civarında olduğunu belirtti. Geçen yıl bu oranın 1.3 milyon ton olduğu ve Türkiye’nin ihtiyacının da ortalama 2.5-3 milyon ton olduğunu vurgulayan Büyükhelvacıgil, “Bu rekolte ülkemiz adına olumlu bir gelişme. Ülkemizde yağ arzında bir sıkıntı yok. Tedarik, nakliye ve ulaşım süreçlerindeki bazı nedenlerle zaman zaman arzda geçici gecikmeler yaşanabilir. Ancak, fabrikalarımız kapasiteleri ölçüsünde üreterek, piyasaya yağ arzına devam ediyor” sözlerine vurgu yaptı.
ÇEKİRDEK FİYATLARINDA 1.5 YILDA 3 KAT ARTIŞ YAŞANDI
Çekirdek fiyatlarının 1.5 yıl önce 3 bin lira iken, bugün 9 bin lira seviyesine geldiğini ifade eden Büyükhelvacıgil, bunun da çiftçilere iki yılda iyi bir gelir sağladığını dile getirdi.
Sıvı yağda ise hammaddede 1.5 yılda 3 kat artış yaşandığını belirten Büyükhelvacıgil aynı zamanda üretim yaparken kullanılan karton, kapak, teneke gibi yardımcı hammaddelerde Döviz nedeniyle yüzde 100’e varan fiyat artışlarını olduğunu söyledi. Yağlı tohumlarda yüzde 75 oranında dışa bağımlı olunduğunu ve her yıl ortalama 3.4 milyar dolarlık ithalat yapıldığını belirten Büyükhelvacıgil şöyle devam etti: “Yağ, un, şeker temel gıda maddeleri... Dünya borsalarında da fiyatları belli. Ülkemizde ve dünyada yağ arzı her zaman en düşük maliyetlerle yapılır. Çünkü ithalatta da ihracatta da çok güçlü bir rekabet var. Rekoltenin en yüksek olduğu Ukrayna, Rusya gibi ülkeler dahi ihracata açık ülkeler. Dolayısıyla fiyat rekabetinde ülkemizdeki sektörün, ihracatı veya iç piyasayı tercih etme gibi bir lüksü olmaz. Çünkü fiyat ülkemizde olduğu gibi tüm ülkelerde de rekabete açık. Türkiye’de yurtiçi ve yurtdışı piyasa arasında devletimizin belirlediği kesin bir ayrım var. Bu yılın ocak ayında önce ithalat sonra ihracat şartı getirildi. Böylelikle iç piyasadaki rezervlerin korunması ve dengeli bir ihracat hedeflendi. Güçlü bir sektöre sahibiz. Firmalarımızın ürettiği ‘Made in Türkiye’ markasını taşıyan ürünlerimiz, dünyaca ünlü. Başta Afrika ve Amerika kıtası ülkeleri olmak üzere, birçok ülkede firmalarımızın ürünleri tercih ediliyor. Bu pazarlarda birçok firmamızın markası çok önemli markalar haline gelmiş ve Türk sanayisini temsil ediyor. Firmalarımız haklı olarak pazarlarını kaybetmek istemez. Ancak sanayicimizin önceliği her zaman ülkemizin gıda arzı güvenliği.”
Haber Merkezi