Çanakkale'de yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve kod adı 'Rıza' olan emekli astsubay R.Ü, örgüt içindeki askeri yapılanmayı, nasıl bağlantı kurulup himmet toplandığı ile ilgili anlatımları tüyler ürpertici.
Ama gelip Kilitbahir’e yerleşiyor ve önceki mekanın da FETO taraftarınca işletildiğini söylüyor.
Niye Kilitbahir?
Gelibolu’daki karacılara ulaşmak belki de zor ama havacı ve denizciler için tam merkezi.
Ev toplantıları Esenler’de yapılıyormuş..
Örgüt birebir deşifre oluyor…
Gizlilik esaslı çalışan bu herifleri bu memlekete takip eden MİT yada polis varmış demek..
Kendiliğinden çıkıp telim olmadılar herhalde..
AT GÖZLÜĞÜ İLE BAKMAMAK
En keskin solcu bile Çanakkale Milletvekili ve Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ı dürüstlük ve dik duruşundan dolayı takdir ediyorsa, halkçı geçinen Turan karşıtı bazıları için bunun anlamı olmalı.
Birileri siyaset şartlarını fanatizm, ötekileştirici politikalar üzerinden oluşturmuşsa, etrafı da toplum mühendisi tontoşlar tarafından çevrilmişse, dar eksende gelişmeleri etraflıca değerlendirme şansı hiç yoktur. Hele bozacının şahidi sıracı misali sosyalizmin içine boşaltan teorisyen köşe tutucuların gazına geliyorsa insan, vay ki vay…
O teorisyenlerin Feto’dan hiçbir farkı yoktur. Her ikisinin de eline kan bulaşmıştır. Biri (FETÖ’nün başı Fetullah Gülen) milletin üstüne mermi yağdırma talimatı verirken diğeri sosyalist maske altında stim kazanlarında ölen insanları seyretmiş, sendikal örgütlenmeye kalkan işçileri ‘patrona kalkışma’ algısı ile gece yarısı noter açtırıp sendikalardan istifalarını sağlamıştır.
İkisinin arasında ne fark var?
Ama bu şehirde gerçek solcu, gerçek vatansever, gerçek sosyalistler de var. Savundukları görüşlere saygı duyarım, itirazım yok ancak bahsettiğim iki yüzlü hokkabazları da teşhir etmek boynumuzun borcu olmalı.
ÇOMÜ’lü akademisyen Doç. Dr. Cumhur Aslan. Kendisiyle oturup kalkmışlığım yok. Sima olarak belki görmüşlüğüm var, o kadar. Daha çok çevre etkinliklerinde. Ne diyor Doç. Dr. Aslan ; cemaatle mücadelede yalnız bırakılan Erdoğan'a destek olarak kararlı ve net duran isimlerden biri de Bülent Turan'dır...akpde herkes "cemaat konusunda" üç maymunu oynarken açık ve aleni tepki koyanların da hakkı teslim edilmeli....
İki yüzlü, Fetocu, takiye yapanlardan belli ki o da nefret ediyor. Sosyal medya paylaşımındaki ifadeler çok net. Ak Parti ile hiçbir organik bağı da yok. Aksine farklı siyasi görüşü savunuyor. Ama bir şeyin de hakkını teslim ediyor; Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan’ın Feto ve FETÖ/PDY ile mücadelede kararlılığını ve bu mücadelede Erdoğan’ı yalnızlaştırmaya çalışanların aksine Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında dimdik duruşunu takdir ediyor.
Böyle solcunun önünde şapka çıkartırım.
İnanın, aylarca Turan’la ilgili sayfalar dolusu yorumlar yapıyoruz, üç cümlede Bülent Turan’ın karakter özetini sayın Aslan kadar yansıtamadık.
Diğerleri gibi at gözlüğü ile etrafına bakmadığı için, ideolojik keskin bir saplantı olmadığından tam bir akademisyen değerlendirmesi olarak paylaşımda bulunan hoca belki de sol çevrelerce eleştirilecek. Yaftacılar da çıkabilir ama onların ne olduğunu Çanakkaleliler iyi biliyor..
Mesele Bülent Turan meselesi de değil aslında. Mesele, FETÖ’nün şerefsizliği.
Dilimiz döndüğünde anlatmaya çalıştık. Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan’ın Feto mücadelesinde nasıl bir kararlılık içinde olduğunu gerek ekran konuşmalarında, gerekse basından takip ediyoruz. Aslan’ın öne sürdüğü, tanımladığı, 3 maymunu oynayanlar yok muydu?
17/25 Aralık’tan 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar geçen süreci hatırlayalım. Kaç Ak Partili ağzında da olsa “Rezil feto’ diyebildi? Hipnozcu Gülen diyen adam sayın bana. O yüzden Aslan tespiti ile haklı.
İşte bu tespitten hareketle değerlendirmek lazım Aslan’ın sözlerini.
Sayın Bülent Turan’ı, Çanakkale’den Milletvekili adayı olarak gösterildiği zaman tanıdık. Ama bir gün olsun feto ile mücadelede çizgi kırıklığı yaptığını görmedik. O kadar ki, yanına tanıştırma bahanesi ile kendi partilileri tarafından götürülen sapkın fetocuları hiçbir zaman yanına yaklaştırmadı uzak durdu.
Şimdi merak eden ve haklı olarak soran çıkabilir “Yahu birader sen Bülent Turan’ın 24 saat yanında mısın da bu tespiti yapıyorsun?”
Doğrudur, 24 saatimi geçirmedim ama gerek Çanakkale, gerekse Ankara’da, Çanakkale’den TBMM’ne gidip sızmaya çalışan fetocuları gördüm. Sayın Bülent Turan’ın onlara karşı sert tavrı, retçi tutumunu gözlerimle gördüm.
Ve Turan’ın kendinden uzak tuttuğu o isimler var ya.. Kimi meslekten ihraç, kimi açıkta, kimi de FETÖ darbe girişiminden tutuklu..
Yeter mi?
Daha anlatayım mı ayıklamayı?