29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na özel Damla Yeltekin’in hazırlayıp sunduğu ‘29 Ekim Özel Programı’na katılan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca, TGF Genel Sekreteri ve Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bayram Ekici, Tokat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Cemal İncesoyluer, Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu'nda (TGF) Genel Sekreter Yardımcısı Semra Şener, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi İbrahim Akkaya, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi Sezai Matur, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanvekili Cafer Esendemir ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Mali Sekreter Derya Akbıyık Cumhuriyetin ilanında Anadolu Basının önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
KARACA, “CUMHURİYET İLELEBET YAŞAYACAKTIR”
Cumhuriyetin ilelebet yaşayacağını belirten Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca, “98 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti kazandı. Bizim için Cumhuriyet en güzel olay. Bu Cumhuriyetin yok olmaması içinde Türk milleti olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Atatürk ve silah arkadaşları 98 yıl önce Cumhuriyeti ilan ettikleri zaman, Türkiye’de şuan ki durumların çok üstünde heyecan vardı. Son dönemlerdeki bazı çevrelerin Cumhuriyeti yok etme çabası bize göre faydasız kalacak. Ve Cumhuriyet ilelebet yaşayacaktır. Biz Türk milleti olarak elimizden gelen her şeyi göstereceğiz. Büyük kahramanlığı olan, dünyanın en büyük lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı, sevgi ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun” dedi.
“SORUNLAR MAALESEF HALLEDİLMİYOR”
“Türkiye Gazeteciler Federasyonu geçtiğimiz günlerde 10’uncu Genel Kurulu’nu yaptı. Türkiye’de gazeteciliğin en büyük meslek örgütlerinden biri olan Gazeteciler Federasyonu Antalya’da çok büyük ilgi gören bir genel kurul gerçekleştirdi. Ben ve arkadaşlarım güven tazeledik. Anadolu basının, gazetelerin ve televizyonların büyük sorunları var. Basın çalışanlarının büyük sorunları var. Bu sorunların çözümü noktasında Gazeteciler Federasyonu çok büyük bir mücadele içinde” diyen Başkan Karaca, “Sorunlar maalesef halledilmiyor. Sorunların çözümünü beklerken, reklam aboneliğinin tasarruf tedbirleri içine alınması Anadolu basının yok edilmesi için yapılan bir çalışma olarak görüyoruz. Buna rağmen fedakâr ve cefakar Anadolu insanı bu bağlamda büyük mücadeleler veriyor” şeklinde konuştu.
“BİZ CUMHURİYETİMİZİN YILMAZ BEKÇİLERİYİZ”
Atatürk’ün İstanbul’dan kaçırılan matbaa makineleriyle Anadolu’da gazeteler açtırdığını hatırlatan Başkan Karaca, “Biz Anadolu basını olarak Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyetimizin izinde mücadelemizi sürdürüyoruz. Biz Cumhuriyetimizin yılmaz bekçileriyiz. Anadolu basını hep böyle idi. Bundan sonra da böyle devam edecek. Bizden sonraki nesilde bu mücadeleyi en iyi şekilde yapacak. Anadolu basını olarak elimizden gelen tüm çabayı göstermeye devam edeceğiz, devam etmek zorundayız” dedi.
“ÜLKENİN GELİŞMESİ VE BÜYÜMESİ ANADOLU BASININ MÜCADELESİNDEN GEÇER”
“Anadolu basının sorunları büyük ama bizim için öncelik, Türkiye Cumhuriyeti’nin sorunlarıdır. Bu arada Anadolu basının çözümleri konusunda Meclis’te grubu olan siyasi partilerle görüşmelerimizi devam ettiriyoruz. İnanıyoruz ki yakın zamanda Anadolu basınına nefes verecek bazı uygulamalar başlanacaktır. Bu ülkenin gelişmesi ve büyümesi Anadolu basının mücadelesinden geçer. Kurtuluş savaşındaki Anadolu basının mücadelesi açıkça gözüküyor. Anadolu basını olmazsa Türk basını olmaz” ifadelerini kullandı. Tüm siyasilere, çok güç durumda olan Anadolu basının sorununu bir an önce çözün çağrısında bulunan Başkan Karaca; “Atatürk Cumhuriyeti ilan etmeden önce ilk ve tek basın toplantısını Kocaeli de yapıyor. Kocaeli de yaptığı basın toplantısında toplanan Anadolu basını gazetecilerine ‘Beyler Cumhuriyeti ilan edeceğiz. Ama birkaç gün sabredin. Bunu lütfen yazmayın’ diyor. Ve Cumhuriyeti ilan ediyor. Atatürk şunu unutmamıştır; başarı daima Anadolu’dan gelmiştir. Anadolu’nun mücadelesini daima takdir etmiştir. Cumhuriyetin ilanı Anadolu basını büyük mücadelesi ve zorluklar içerisinde yayınlarla halkın duyurulması ve bilgilendirilmesi konusunda çok faydalı olmuştur” dedi.
EKİCİ, “CUMHURİYET, BAĞIMSIZLIK VE ÖZGÜRLÜĞÜN TEMİNATIDIR”
Cumhuriyetin önemine dikkat çeken Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Sekreteri ve Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti (NGC) Başkanı Bayram Ekici, “Cumhuriyet Türk milleti için çok önemli. Cumhuriyet, bağımsızlık ve özgürlüğün teminatıdır. Anadolu’nun her köşesi alev alev yanarken asla umutsuzluğa kapılmayan başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün 7 düvele meydan okuduğu bir destandır. Yokluklar içinde dahi olsak mücadeleyi bırakmayan aziz Türk milleti, yaşanan bu destanın en büyük faktörlerinden bir tanesidir. Bu yolda geri adım atmamıştır. Azmin zaferi tüm dünyaya neler başarabileceğini kanıtıdır. Dünya tarafından da kabul edilmiş, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı en önemli olaylardan biridir. Bugün ay yıldızlı bayrağımızın altında özgürce yaşayabiliyorsak bunu mutlak suretle Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve aziz Türk milletine borçluyuz. İnşallah Cumhuriyet bizimle birlikte bizden sonraki nesillerimizle birlikte süregelip devam edecektir. Bunu da yaşatacak olan bizleriz. Her zaman Cumhuriyetin yanında olacağız” dedi.
“BUGÜN ANADOLU BASININ ÖNEMİ HER GEÇEN GÜN ARTMAKTADIR”
Anadolu basının her zaman en etkili faktörlerden bir tanesi olduğuna vurgu yapan Ekici; “Milli mücadelenin başlarında da en büyük katkıyı sunan yine Anadolu basınıdır. Burada çıkan gazeteleri halka ulaştırılarak, Milli Mücadelenin başladığını duyurulmasının aracısı Anadolu basınıdır. Bugün Anadolu basının önemi her geçen gün artmaktadır. Bu bilinci ne kadar yayabilirsek, ne kadar ileri götürebilirsek, şehrimize, ülkemize, bayramımıza ve vatanımıza daha çok sahip çıkarız. Böyle bir imkanı yakalamak istiyorsak; ilk yapmamız gereken, milli mücadelede en büyük kozu ve görevi alan Anadolu basını bundan sonrada iyi yerlerde olur. Mustafa Kemal Atatürk’ün basına ve ifade özgürlüğüne verdiği önemi bugün maalesef tam anlamıyla yaşayamıyoruz. O günkü alınan kararlar, büyük önem arz ediyor. Bundan sonraki süreçte de vatan, millet ve bayrak duygularının bir arada yaşandığı Anadolu basının tek yürek olduğu bir çalışma ortamı içerisinde, Cumhuriyeti ilelebet ileriye taşıyacağımızdan hiç şüphem yok” ifadelerine yer verdi.
“ANADOLU BASININI KİMSE HAFİFE ALMASIN”
“Cumhuriyetin ilanından bugüne kadar gelen süreç içerisinde Anadolu basını Türk tarihinde önemli bir yere sahiptir. Bu konuda önemli görevler üstlenmiştir. Şehirlerin tanıtılmasında ülkenin ve şehirlerin ekonomisinin gelişmesinde bu yönde yapılan çalışmalar da yerel basın yani Anadolu basını öncelik olmuştur” diyen Ekici, Türkiye Gazeteciler Federasyonu olarak çalışmaları sürdürdüklerini dile getirerek; “Bizim alanımız yerel gazeteler, radyolar ve televizyonlar; Türkiye’nin kalbi. Yaygın medyaya da haberler hep yerelden gidiyor. Anadolu basınını kimse hafife almasın. Bu ülkede başarı varsa ekonomiye, ülkenin gelişimine katkı varsa Anadolu basını sayesinde oluyor. Anadolu basınına destek olmaya çağırıyorum. Gazi Mustafa Kemal’in zamanında Anadolu basınına verdiği önemin bugünde devam edeceği ümidini taşıyorum. Bizimle ilgilenen kurum Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığıdır. Anadolu basınına sahip çıksın ki bu ülke, bu vatan, bu bayrak, her zaman istediğimiz yerde olsun. Gelişmek için, Anadolu basınına sahip çıkmak gerekiyor. Sayın Valimiz İlhami Aktaş nezdinde tüm Çanakkale halkının 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlar selam ve saygılarımı sunarım.” diye konuştu.
İNCESOYLUER; “ YERLİ VE MİLLİ OLAN GAZETE ANADOLU GAZETESİYDİ”
Tokat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Cemal İncesoyluer ise; “23 Nisan 1920’de egemenlik ve bağımsızlığımızı ilan ederek Türkiye Büyük Millet Meclisimiz açılmıştır. Bu bağımsızlıktan 3 yıl sonra Cumhuriyetimiz ilan edildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı ile birlikte Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanı oldu, aynı zamanda devlet başkanlığı yaptı. Cumhuriyet ilan edildiği zaman dünyanın yüzde doksanı krallık, sultanlık gibi diktatör ya da açık yönetimlerle yönetiliyordu” dedi.
“DEMOKRASİ YÜRÜYÜŞÜYDÜ”
“Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldıktan sonra Cumhuriyetimiz ilan edildi. Bu bir demokrasi yürüyüşüydü. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bütün insani değerlere uygun yasalarla ve yönetim biçimiyle ileriye dönük çok partili hayat tam demokrasiye geçiş gibi planları vardı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 58 yaşında vefat etti ama bu süre içerisinde de birçok inkılap gerçekleştirdi” ifadelerine yer veren İncesoyluer; “Padişahtan kalan bir çok tortuyu da temizledi. Tabi Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı Devleti’nin bakiyesi olarak kurulmuştur. Biz Osmanlı İmparatorluğunu kötüleme yanında değiliz. Türkler 16 devlet kurmuş bir millettir. Dünyanın en sayılır ve en itibarlı milletidir. Türkiye, bu açıdan kurulan Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve devleti dünya tarihinde çok önemli bir yer alarak tarihe de altın harflerle kendisini yazdırmıştı” dedi.
“DÜNYADA İLK KEZ KADIN HAKLARI VERİLDİ”
Cumhuriyetin ilanı ile birlikte birçok kazanım elde edildiğini ifade eden İncesoyluer; “Dünyada ilk kez kadın hakları verildi. Bize bugün demokrasi dersi, insan hakları dersi vermeye kalkışan bu ülkeler Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra koyduğu ilkelerde çok geride kalmıştı. Bugün sistemler değişebilir, ideolojiler içerisinde değişebilir ama esas tema insan teması olması gerekiyor. Önceliğimiz insanın kaliteli bir yaşamın elde etmesi ve olumlu bir sistemde yönetilmesidir. Türkiye Cumhuriyeti de böyle onurlu bir yönetim biçimidir. İnşallah daha ileriki zamanlarda demokrasiye tam geçişi sağlanır. Türkiye Cumhuriyeti, Türkiye için Türk milleti için büyük kazanımdır ve birçok ülkede de örnek bir millet odluğumuzu söylemek istiyorum” dedi.
“ANADOLU BASINI HALA MİLLİ VE YERLİ DİK DURUŞUNU SÜRDÜRMEKTEDİR”
İncesoyluer sözlerini şu şekilde sürdürdü; “İstiklal harbimizde, Milli Mücadele dönemimizde; Anadolu basını milli ve yeri bir görev yapmıştır. İstanbul’da çıkan bazı gazeteler mandacı basını ayağı olmuşlardır. Yerel basın olarak ifade edeceğimiz o dönemde kimi şehirlerde çıkan gazeteler, Milli Mücadelenin tam yanında olmuşlardır. Anadolu Basını hala milli ve yerli dik duruşunu sürdürmektedir. Buna rağmen hemen hemen bütün milletlerden hatta gazeteciliğin temelinden gelen merhum Bülent Ecevit Hükümetinde basına verilen birçok hakkı elinden alınmıştır. Buna ben hep şaşırmışımdır çünkü merhum Bülent Ecevit bir yazardır, bir gazetecidir, bir şairdir buna rağmen gazetecilerin 20 yılık diploma hakkını elinden alan Bülent Ecevit’tir. Bülent Ecevit başkanlığından olan hükümet almıştır birçok hakkımız budanmıştır.”
“ANADOLU BASINI DOĞRULARI YAZAN BİR BASINDIR”
Sarı basın kartının turkuaz olmasına dikkat çeken İncesoyluer; “Sarı basın kartı değiştirilerek turkuaza dönüştürülmüştür. Bunu neden yaptıklarını anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum. Anadolu basının gerçekten doğruları yazan bir basındır. Anadolu basını, o şehrin nabzını tutar. Orda yaşayan insanların algısını yönetebilir. Bunu henüz hiçbir siyasi parti ne yazık ki henüz farkına varmadı. Anadolu basının farkını ortaya koyan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Yılmaz Karaca’dır. Üzülerek söylüyorum; Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Yılmaz Karaca dışında hiç kimse Anadolu Basının derdiyle ilgilenmiyor. Yani birilerine yaslanarak kurulan kuruluşlara bakın. O insan görevden gittiği zaman veya itibardan düştüğü zaman boş bir odalarda boş bürolar kalıyor” ifadelerini kullandı.
İncesoyluer sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Bunun örneklerini söyleyebiliriz; bir zamanlar Ankara da gazeteciler cemiyetinin tek bir faaliyetini tek bir cümlesini tek bir önerisini duyduk mu? Asla duyamayız. Burada onu peşinde konfederasyon kuruldu. Hükümete 3’lü bir ismin teşvikiyle ve desteğiyle onu da söyleyeyim hiçbir çekinecek bir durum yok. Sayın Bülent Arınç kurduğu konfederasyon, bu gün aynı şekilde sayın Dışişleri Bakanımızın destek verdiği küreselciler. Tabandan gelmeyen tabana hitap etmeyen balon kuruluşlardır. Geçtiğimiz günlerde Gazeteciler Federasyonu 10. Genel Kurulu yapıldı. Orada birkaç cılız ses duyduk. Tokat’a gitmemiş, Çanakkale bilmemiş, Diyarbakır bilmemiş ömründe sadece turistlik gezilere gitmiş insanlar, burada Anadolu basının derdini bilemez, derman da olmaz zaten. Bu genel kurulda da birkaç tane isim çıktı, işte şöyle böyle İzmir de oturup kordon boyunda gezip, tepeden halka ve gazeteciler bakan tipler artık miadını doldurmuştur. Bu yayın yaptığınız televizyonun sahibi İlker Ülker kardeşim de aynı çatı altında yönetim kurulunda çalışmaları vardır. Çanakkale’nin nabzını tuttuğuna inanıyorum. Bizim derdimiz Anadolu basının derdi. Yerel gazeteler kapanıyor ve kimsenin sesi de çıkmıyor. Biz artık bunlara izin vermeyeceğiz. Böyle tepeden inen insanlara halka dokunmamış halkın içinde olmamış insanlara artık fırsat vermeyeceğiz. Milli Mücadele döneminde Gazi Mustafa Kemal Atatürk Anadolu’da gazete çıkarmak zorunda kaldı. Çünkü İstanbul’daki gazeteler satılmıştı. Yerli ve milli olan gazete Anadolu gazetesiydi.”
ŞENER, “NİCE YÜZ YILLARA”
Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu'nda (TGF) Genel Sekreter Yardımcısı Semra Şener, Cumhuriyetin 100’üncü yılına koştuğu bu döneme tanıklık etmekten duyduğu gururu ifade ederek; “Çanakkale’ye efeler diyarı Aydın’dan selamlar. 29 Ekim Aydın törenlerine katıldım. Valilikteki, Aydın Kent meydanındaki, Cumhuriyet törenlerine katıldım. Gazeteciler olarak gazetelerimizin sayfalarından, ‘eski coşkuyla niye Cumhuriyet Bayramları kutlanmaz’ derdik. Bugün o coşkuyu, halkta gördüm. Cumhuriyetin ne demek olduğunu çok daha iyi idrak etmeye başladık. Kendi kendini idare etme rejimi, bağımsızlık, özgürlük; yöneticilerini kendi seçebilme hürriyeti, büyük Atatürk’e minnetimizi her bayram ifade ediyoruz. Ama bugün onun ve silah arkadaşlarının anılması daha önemli. Bu teşekkürü ve minneti kelimeler anlatamaz. Nice yüz yıllara” dedi.
“DÜNYAYI KADINLAR GÜZELLEŞTİRECEK”
“Cumhuriyetin ilanında da kadınlar çok öndeler. Sadece basın sektöründe değil. Kendi yavrusunu bırakıp, cepheye mermi taşıyacak kadar anneliğinden feragat eden, vatanı için kendi evlatlarından vazgeçen bir kültürden geliyoruz” sözlerinin altını çizen Şener, “Kadın gazeteciler olarak değerlendirdiğimizde, dünyada seçme ve seçilme özgürlüğü veren bir liderin ülkesinde bir kadın gazeteci olarak bir Cumhuriyet kadını olarak ayrıca mutluluk verici. Kadınların, elinin değdiği her şey daha da güzelleşir, daha da anlam kazanır. Basın sektöründe de bunun hissedildiğini görüyoruz. Kadının bütün olaylara bakış açısı, annelik içgüdüleriyle birlikte daha özgün bir bakış açısına sahip. Sayılarının her geçen gün git gide daha da artmasını istiyorum. Erkek gazeteciler ve kadın gazetecileri ele aldığımızda sayısal olarak hala erkek egemen gibi görülen bir meslek olabilir. Ama kadınların duruşu, haberlere bakışı, haberleri görüşü, bakış açısı ve ne kadar bu mesleği başarıyla yaptıklarını, alınlarının akıyla bu mesleğe neler kattıklarını herkes görüyor. Pozitif ayrımcılık gözüyle baktığımızda böyle görebiliriz ama okuyucu da bunu fark ediyor. Kadın gazetecileri kutluyorum. Büyük özveriyle çalıştıklarını biliyorum. Aydın Gazeteciler Başkanıyım. Sayımızın daha da artmasını diliyorum. Dünyayı kadınlar güzelleştirecek. Bir kadın gazeteci olarak çok güzel programlar yaptığınızı biliyorum. Tüylerimiz diken diken oluyor. Birbirimizi teşvik etmemiz gerektiğine ve birbirimizin yolunu açmamız gerektiğine de inanıyorum. Çok daha güzel şeyler başaracağız” diye konuştu.
AKKAYA, “98 YILDIR CUMHURİYET DİMDİK AYAKTA”
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Akkaya, Cumhuriyetin önemine dikkat çekerek; “Türkiye’ye böyle bir yönetim şekli getiren Mustafa Kemal ve arkadaşlarına ve beraber mücadele edenlere ne kadar teşekkür etsek azdır. Dünyada daha iyi bir yönetim şekli düşünülemez. Her şeyden önce tam bağımsız Türkiye’nin en güzel örneği. Cumhuriyetimiz kutlu ve mutlu olsun” ifadelerini kullandı.
“CUMHURİYETTEN, BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNDEN VAZGEÇMEYİZ”
“Bir takım çevreler, özellikle gericiler, şeriat meraklıları Cumhuriyetimizi zayıflatmak ve yıkmak için her türlü mücadele ve savaşı verdi. Ama 98 yıldır Cumhuriyet dimdik ayakta” diyen Akkaya; “Öylesine sağlam temeller üzerine kurulmuş yönetim şekli ki, bunu kimsenin yıkmaya gücü yetmez. 2 yıl sonra 100 yıllık bir yönetim şeklini beraber kutluyor olacağız. Cumhuriyet bütün özgürlüklerin göstergesi; basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü demek. Türkiye’nin kurucusu ve kurtarıcısı önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetimizi kurmadan önce en büyük görevi Anadolu Basınına vermiştir. Ben Anadolu basının bir emekçisi olarak bundan gurur duyuyorum. İstanbul’da bulunan matbaa makinalarını kaçırıp Anadolu’ya getirttiren ve bu matbaa makinelerinden birini de Antalya’ya kurduran Mazlum Adıson’u da anmak isterim. Ne kadar mücadele ederlerse etsinler; Cumhuriyetten, basın ve ifade özgürlüğünden vazgeçmeyiz. İlk yıl nasıl ayakta durduysak 98’inci yılda da 100’üncü yılda da dimdik duracağız” şeklinde konuştu.
“YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE”
“Cumhuriyet ve basın özgürlüğü birbirini besliyor. Dünyanın en iyi yönetim şeklinin beraberinde neleri getirdiğini saysak zamanımız yetmez. Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü çok iç içe. Bugün her şeye rağmen, mevcut iktidarın her türlü baskılara, her türlü mobbing uygulamasına rağmen, cezaevlerinde yüzlerce gazeteci meslektaşımızın yatmasına rağmen, yüzlerce meslektaşımızın yargılanmasına rağmen; basın özgürlüğünden, ifade özgürlüğünden, yazmaktan, yorumlamaktan, söylemekten ve haykırmaktan asla vazgeçmedik” sözlerine dikkat çeken Akkaya, “Cumhuriyet düşmanlarına destek olan ve onlara alkış tutanlar, Cumhuriyeti yıkmaya ve zayıflatmaya çalışsalar da başaramayacaklar. Türk halkı, Türk seçmeni, Türk insanı bu tür çabalara asla itibar etmeyecek. Cumhuriyetin 100’üncü yılını hep birlikte onurla ve gururla kutlayacağız. Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın tam bağımsız Türkiye” diye konuştu.
“GÖĞSÜMÜZDE ÇANAKKALE’YLE DOLUYUZ”
Çanakkale’ye duyduğu saygı ve sevgiye de değinerek sözlerini tamamlayan Akkaya şu şekilde konuştu; “Çanakkale denildiğinde gözlerim doluyor. Çanakkale, Cumhuriyetimizin kuruluşunda, vatan topraklarından düşman çizmelerinin atılmasında en önemli kentlerden biri. Göğsümüzde Çanakkale’yle doluyuz. Çanakkale gibi önemli bir kentte görev yapıyorsunuz. Hepinizi saygıyla selamlıyoruz.”
MATUR, “TÜRK HALKI 98 YILDIR, CUMHURİYETİ KORUYUP MUHAFAZA EDİYOR”
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Sezai Matur, Cumhuriyetin Türk milletine en yakışan yönetim şekli olduğuna dikkat çekerek; “Atatürk, 98 yıl önce bu modern yönetim tarzını, Türk halkına en yakın yönetim tarzı olarak bu ülkeye armağan etti. Türk halkı 98 yıldır, Cumhuriyeti koruyup muhafaza ediyor. Bugün yaşadığımız sorunlar ve sıkıntıların tümünün Cumhuriyetle aşılabileceğini görüyoruz. 98 yıl öncesinden bugünleri görüp, bu ülkenin kurtuluşunun Cumhuriyette olduğunu gören yüce önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm milli mücadele kahramanlarını saygı ve rahmetle anıyoruz. Kurtuluş Savaşı’nda canlarını hiç gözetmeden büyük bir mücadele örneği verdiler. Canları pahasına bu ülke için savaştılar ve düşmanlardan kurtararak en yüce yönetim şekli Cumhuriyetle buluşturdular. Bu coşkuyu 98’inci yılında bir kez daha yaşamanın sevincini yaşıyoruz” dedi.
“BASIN, İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ OLDUĞUNDA BİR ANLAM TAŞIYOR”
“Basın, ifade özgürlüğü olduğunda bir anlam taşıyor. İfade özgürlüğü olmadan basının bir anlamı olmazdı. Basının, ifade özgürlüğü olmadığı ülkelerde varlığını sürdürmesi mümkün değil. Cumhuriyet varlığı ile basının yaşamı imkanı da tanıdı. Öncesinde baskıcı rejimlerde, 1908’e kadar Abdülhamit döneminde kurulan sansür sistemini biliyoruz. Sonrasında da padişahlık döneminde de bir şekilde sansür sisteminin devam ettiğini de biliyoruz. Atatürk’le birlikte basın hürriyetine kavuştu” diyen Matur, “Atatürk, Türk basınına çok önem verdi. Bizlerin içinde bulunduğu yerel basını da demokrasinin vazgeçilmez kaleleri olarak nitelendirdi. Her seferinde yerel basının güçlenmesi için çaba sarf etti” şeklinde konuştu.
“CUMHURİYETİN YETİŞTİRDİĞİ BİR GAZETECİ OLMAKTAN BÜYÜK ONUR DUYUYORUM”
Sakarya’da gün boyu 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına katıldığını belirten Matur; “Akşam 19.00’da şehrin en önemli caddesi olan çark caddesinde fener alayı düzenlendi. Bu sene ilk kez fener alayını Valilik düzenliyor. Bundan önceki yıllarda benimde içinde bulunduğum resmi bayramları kutlama komitesi aracılığıyla düzenlenirdi, binlerce kişi katılırdı. Bu kez ilk defa Valilik çağrısı ile fener alayı düzenleniyor. Bütün ülkede, Cumhuriyet coşkusunun yaşandığını izliyorum. Bu ülkenin, Cumhuriyetin bir ferdi olmaktan, Cumhuriyetin yetiştirdiği bir gazeteci olmaktan büyük onur duyuyorum” ifadelerini kullandı.
ESENDEMİR, “İLK GÜNKÜ HEYECAN DAMARIMIZDAKİ ASİL KANDA DOLAŞIYOR”
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Vekili Cafer Esendemir de şu şekilde konuştu; “İlk günkü heyecan damarımızdaki asil kanda dolaşıyor. Dünün çocukları gençlerle, gençler yaşlılarla el ele omuz omuza bu büyük bayramın sevincini yaşıyor. Elbette bu günlere kolay gelinmedi. Elbette ‘Önce Vatan’ sevdasıyla ne canlar kendilerini bağımsızlık yolunda feda ettiler. Ardından yüce önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları dünya tarihine geçecek bir mücadele ile yedi düveli dize getirdi. Cumhuriyet; egemenliğin kaynağının millete ait olduğunu kabul eden devlet şekli demekti, Atatürk de egemenliği millete teslim etti. Cumhuriyetle yönetilen devletlerde bir görevin, ilahi bir kuvvete dayanması ya da babadan oğla geçmesi gibi bir usul de olmadığı için Atatürk halkını başına taç yaptı.”
“29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZI KUTLUYORUM”
Türkiye’nin; Atatürk'ün önderliğinde her türlü engeli aşarak Cumhuriyetle birlikte çağ atlarken, halkın uygar bir toplum haline gelmesi, laik ve demokratik Cumhuriyet rejiminin güçlenmesiyle de dünya milletlerine örnek olduğunu anlatan Esendemir; “Bu yönüyle, bize kazandırdığı sonsuz değerlerden dolayı yüce önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına minnet borçluyuz. Bu bereketli topraklar üzerinde yaşayanlar bilmelidir ki; Cumhuriyet yönetimi, Atatürk'ün dehasıyla bir ölüm kalım savaşından sonra vücut bulmuştur. Bunun kıymeti iyi bilinmelidir. Bu düşüncelerle, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere terörle mücadelede şehit olan kahramanlarımızı rahmetle anıyor, gazilerimize de şükranlarımı sunuyorum.”
AKBIYIK, “CUMHURİYET TÜRKİYE’DE İLELEBET YAŞAYACAK”
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Mali Sekreter Derya Akbıyık ise; “Bu sene Cumhuriyet Bayramı daha coşkulu kutlanıyor. Halk, Cumhuriyetine ve bayramına sahip çıkıyor. Cumhuriyetin bu gün önemi çok daha iyi anlaşılıyor. 1923’ten bu güne gelen süreç gerçekten Cumhuriyetle biz kendi öz varlığımıza kavuştuk. Cumhuriyetin kurulması ve bu günlere gelmemiz; ülkemizin devamlılığı, büyümesini, gelişimini tamamlamasını ve kendimizi bulmamızı sağlamıştır. Cumhuriyet çok önemli ve Türkiye’de ilelebet yaşayacak. Cumhuriyetimizin 98’inci yılını kutluyoruz. Bundan sonraki yıllarda da halkın katılımı daha çok sağlanacaktır diye düşünüyorum. Bu bayram Zonguldak’ta çok coşkulu geçti. Türkiye geneline bakıldığında da öyle olduğunu sanıyorum” diye konuştu.
“BASIN AHLAKINA UYAN BİR GAZETECİLİK YAPMAMIZ GEREKİYOR”
“Cumhuriyet kurulduktan sonra yerel basına da çok önem verildi. Basında sansürün kaldırışı 1908’de yani Cumhuriyet öncesine dayanıyor. Cumhuriyetle birlikte basın daha çok öne çıktı; her ilde bir gazete kuruldu, yaygın basın vardı, yerel basın vardı. Cumhuriyetle birlikte de basının önemi ortaya çıktı. Kurtuluş Savaşı dönemin de basın çok önemli bir başrol olarak sahnede yer almıştır” ifadelerine yer veren Akbıyık; “Cumhuriyet döneminde de basın kendini daha çok geliştirmiştir. Cumhuriyetle birlikte Türk basını da yerini almaya başladı diye düşünüyorum. Bugünlere geldiğimizde yaygın basın olarak da yerel basın olarak da teknolojiyi kullanıyoruz. Teknoloji bizde çok gelişti, yani 70’lı yılarda bakın, 80’lı yılara bakın birde 2000’li yılara bakın. Çok gelişen bir basın dünyası görüyorum. Sadece yazılı haber değil, sadece fotoğraf teknolojisi değil. Renkli yayınlar başladı daha sonra görüntülü haber başladı. Yaygın ve yerel basın olarak teknolojiye ayak uydurmak zorundayız. Teknolojinin gelişimi ile birlikte basın ahlakına uyan bir gazetecilik yapmamız gerekiyor. Bilgi kirliliği olan yerlerde bunların ortadan kaldırılması için gereken yasal düzenlemelere ihtiyaç var” şeklinde konuştu.
Damla Yeltekin