1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle Kaleninsesi Web TV’ye konuk olan Hak-İş Konfederasyonu ve Hizmet-İş Sendikası Çanakkale İl Başkanı Vedat Yılmaz, işveren ve işçiler arasında köprü olduklarını söyledi. Başkan Yılmaz; “Sendikalar olarak işverenlerin düşmanı değiliz. İşçi ve işveren arasında bir köprüyüz. Hem işverenin hem işçinin menfaatlerini düşünüyoruz. Bizim amacımız bağcıyı dövmek değil üzüm yemek” dedi.
“BUGÜNLER DE GEÇECEK”
Hak-İş Konfederasyonu ve Hizmet-İş Sendikası Çanakkale İl Başkanı Vedat Yılmaz; “Bu günlerde geçecek. Hep birlikte meydanlarda bulaşacağız, coşacağız. Tüm emekçi arkadaşlarımın emek ve dayanışma gününü kutluyorum. Koronavirüs salgını nedeniyle işinin başında fedakarcave cesurca özveri ile görev yapan emekçi arkadaşlarımı canı gönülden teşekkür ediyorum. Bugünlerde geçecek ve hep birlikte meydanlarda buluşacağız. Hep birlikte 1 Mayıs’ı meydanlarda coşku ile kutlayacağız” diye konuştu.
“SADECE ALKIŞ YETMİYOR”
“Covid-19 salgını ile mücadelede bu iş kolunda çalışan arkadaşlarımızı kahraman olarak görüyoruz” diyen Başkan Yılmaz; “Tüm Türkiye ile birlikte alkışlıyoruz. Ama sadece alkış yetmiyor. Sağlık sektöründe alışan arkadaşlarıma da ek ücret talep etmiştik. Sağlık Bakanlığı’na iletmiştik. İnşallah bu talebimizi Cumhurbaşkanımız yerinde bulup ek bir ücret verirler. Bizde çok memnun oluruz. Bunun mücadelesini veriyoruz” şeklinde konuştu.
“14 GÜN AİLELERİNİ GÖREMİYORLAR”
Başkan Yılmaz sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Arkadaşlarımız 2 yıldır canla başla mücadele ettiler. Belediye de çalışan çöp işlerinde ve temizlik işlerinde çalışan arkadaşlarımız 24 saat çalışıyorlar. Bizim çevremizi temizliyorlar. Hastanede çalışan arkadaşlarımız hastanenin temizlik ve hijyen kurallarını yerine getirmek için 24 saat canla başla mücadele ediyorlar. Huzurevleri ve çocuk evlerinde çalışan arkadaşlarımız 14 gün boyuncahiç iş yerlerinden çıkmadan 24 saat boyunca iş yerlerinde kalıyorlar. Ailelerini göremiyorlar. Arkadaşlarımızın özverili çalışmasına ek bir ücret talep ediyoruz. Arkadaşlarımız zor şartlarda ve canla başla çalışıyorlar. İş yerlerine gezdiğimizde görüyoruz. Yüzlerinde tebessüm eksik olmuyor.”
“CUMHURBAŞKANIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUM”
Taşeronda çalışanların kadro taleplerini olumlu karşılayarak, dünya da eşi benzeri görülmemiş 1 milyona yakın işçiye kadro imkanı sağlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Başkan Yılmaz; “İşçilerimizin çok bir talebi yok. Daha önce taşeron şirketlerde çalışıyordu arkadaşlarımız. Taşeron şirketlerde çalışırken çok hakkımız yendi. Toplu iş sözleşmelerimiz yapılamadı. Ücretlerimiz asgari ücrette idi. İkramiye hakkımız yoktu. Sözleşmemiz dolduktan sonra işten çıkartılma risklerimiz vardı. Cumhurbaşkanımıza da buradan teşekkür etmek istiyorum. Taşeronda çalışan arkadaşlarımızın kadro taleplerini yerinde görüp dünya da eşi benzeri görülmemiş 1 milyona yakın işçi arkadaşımıza kadro verdiler. Kadroya geçtikten sonra toplu iş sözleşmesi yapıldı, ikramiye hakkı ve fazla mesai hakları doğdu. Haklarımızı alıyoruz” ifadelerini kullandı.
“EK ÜCRET TALEP EDİYORUZ”
“Bu zor günlerde de arkadaşlarımıza bir hediye vermek istiyoruz” diyen Başkan Yılmaz; “Ücretin büyük ya da ufak olması önemli değil. Arkadaşlarımızın gönüllerinin alınması yönünde bir ek ücret talep ediyoruz. Zor şartlarda mücadele ediyorlar ama sağlık da şiddet hiç durmadan devam ediyor. Görevini yerine getirmeye çalışan arkadaşlarımız saldırıya maruz bırakılıyorlar. Biz sağlıkta şiddet yasası yürürlüğe girdi ancak mahkeme kanallarında da uygulanmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
“EMEK VERİYORLAR”
Başkan Yılmaz şu şekilde konuştu; “Bende 10 yıl hastanede çalıştım. Arkadaşlarımızın vicdanlarını biliyorum. Kendi anneleri, babaları, çocukları gibi davranıyorlar. Bir hasta rahmetli olduğunda ağlayan arkadaşlarımızı gördüm. Orada bir emek veriyorlar. O emeklerinin karşılığında şiddet görünce arkadaşlarımızın moralleri psikolojileri düşüyor. Biz empati yapmaya çalışıyoruz. Üzüntülü bir hasta yakını olabilir ama o üzüntüsünü oradaki emekçi arkadaşımızdan çıkartmak zorunda değil.”
“SENDİKALAR İŞVERENLERİN DÜŞMANI DEĞİL”
Sendikaların, işverenlerin düşmanı olmadığına dikkat çeken Başkan Yılmaz; “Asgari ücretin insan onuruna yakışacak bir düzeye getirilmesini, kayıt dışı istihdamın önlenmesini, sendikal örgütlenmenin Türkiye’de teşvik edilmesini, çocuk işçiliğinin önlenmesini, kadın istihdamı ve engelli istihdamının arttırılmasını istiyoruz. Sendikalar olarak işverenlerin düşmanı değiliz. İşçi ve işveren arasında bir köprüyüz. Hem işverenin hem işçinin menfaatlerini düşünüyoruz. Bizim amacımız bağcıyı dövmek değil üzüm yemek” diye konuştu.
Damla YELTEKİN