2021 yılının ‘Mehmet Akif ve İstiklal Marşı’ yılı olarak belirlenmesiyle birlikte Türkiye’de çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Kaleninsesi WEB TV, İstiklal Marşı’nın kabulünün 100’üncü yılı nedeniyle Mehmet Akif Ersoy’un çocukluk yıllarının geçtiği evde özel yayın yaptı. 12 Mart özel yayınına konuk olan tarihçi, yazar ve şair Ahmet Kaşıkçı, “Troya'yı anlatan Homeros gibi, "Bu dönemin Homeros'u" diye aktardığımız bir değerli şair olduğunu böylece öğrenmiş olduk” dedi. Kaşıkçı, Akif’in evinin müze olarak kullanılmaya başlanmasına dair, “Burası Bayramiçli büyüklerin anlattığına göre, o dönemde Mehmet Akif Ersoy'un babasının adı Temiz Tahir Efendi diye geçermiş. Akif’in çocukluğunun burada geçtiğine dair bilgiler derlenerek, 2008 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde Türkçe Öğretmeni olarak görev yapan, şuanda da Kıbrıs'ta görevli olan Hayrettin Parlak Yıldız arkadaşımızın gayretleri ve onun Valiliğe verdiği dilekçelerle çalışmalar başladı” dedi.
“O döneme ait fotoğraflar alındı, değerlendirildi. Burada bir Mehmet Akif Sokağının olduğu, onun çocukluğunda, küçüklüğünde taş köprü üzerinde oynadıklarına dair anlatımları bir araya getirerek ve elde edilen bilgilerle burada doğduğu fakat kaydını burada yaptırmadığı, 6-8 aylık iken babasının tayininin İstanbul'a çıkması nedeni ile kaydını orada yaptırdığı söylenir” sözlerine yer veren Kaşıkçı, “Ama ondan sonra tekrar gelip burada arkadaşlarının olduğu, onlarla beraber oynadığına dair anıları vardır. O anıları kendi kitabında anlatmıştır” şeklinde konuştu.
“AKİF, ÇANAKKALE İLE BÜTÜNLEŞMİŞ”
Kaşıkçı şu şekilde konuştu; “Biz hep düşünürüz. Bu kadar değerli şiirleri yazan, karşı taraftaki Gelibolu Savaşlarındaki o olaylar çok güzel mısralarla anlatan bir kişinin, muhakkak ki Çanakkale'nin suyunu içmiş olması, Çanakkale'nin ekmeğini yemiş olması gerekir. Bu belgeler çıkınca zaten hem turizm açısından büyük bir katkı olmuş oldu Çanakkale'ye. Hem de böyle çok değerli bir şairin bu bölgede yetişmiş olması, bizi tıpkı Troya'yı anlatan Homeros gibi, "Bu dönemin Homeros'u" diye aktardığımız bir değerli şair olduğunu böylece öğrenmiş olduk. Bir alan kılavuzu olarak bunları anlatmaya çalışıyorum. Ve buraya gelenlere, burayı tanıtmış oluyoruz. Mehmet Akif Çanakkale ile bütünleşmiş, kaynaşmış, her gittiği yerde burayı anlatmış. Öyle muazzam mısralar, öyle muazzam cümleler kurmuş ki ondan daha iyisi anlatamaz. İşte bugün onun 100. yıl olarak algıladığımız, o meşhur İstiklal Marşımızı birlikte kutlamış oluyoruz.”
“Bana göre Mehmet Akif Ersoy burada doğmuştur”
Akif’in doğum yeri ile ilgili iddialara da değinen Kaşıkçı; “Bana göre Mehmet Akif Ersoy burada doğmuştur. Nedeni de buradaki o döneme ait büyüklerin, babasının Tahir Efendi değil de, lakabı ile beraber Temiz Tahir Efendi diye tanınmış olmasıdır. Kendisi hocadır, çok değerli biridir. Bayramiç'liler tarafından çok sevilmiştir. Ve tayinin İstanbul'a çıkmış olması nedeni ile oraya nakil oldu. Ama daha sonra unutamadığı ve çocukluğunun bir kısmını arkadaşları ile birlikte burada geçirdiği hususunda anlatımları var. Ve o arkadaşlarını buraya davet etmiştir. Mehmet Akif Ersoy Mısırdayken yazdığı kitabında da Çanakkale'den kendi ağzıyla bahsetmiştir. Ama geniş bilgiler yok, sadece Mehmet Akif'in o yazdığı hatıralar var. Onlar da böyle toplanıp, bir araya getirilmiş durumda değil, araştırılmaya muhtaç durumda” dedi.
“BU TARİHİ BİR GERÇEKTİR”
“2008 yılında henüz bu ev daha müze olarak kullanılmadan önce de Bayramiç büyükleri, Mehmet Akif Ersoy'un Bayramiç'te yaşadığını söylüyor. O bahsettiğim lakabı ile beraber, Temiz Tahir Efendi'nin buradaki bir camide hocalık yaptığı, ve halk tarafından çok sevildiği hususunda anlatımlar var. Bu bir tarihi gerçek” diyen Kaşıkçı; “Mehmet Akif çok çok çok değerli bir şair. Kendisi İslam dinini en iyi yorumlayanlardan bir tanesidir. Ve karşı taraftaki savaşları en iyi anlatan şairlerden biridir. Bir beyitinde 'Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor, bir hilal uğruna ya rab, ne güneşler batıyor" der. Bir bayrak uğruna, güneş tabir ettiği gençleri yorumluyor. Bana göre çok daha önemli bir vurgusu vardır ki, şehitlik mertebesini o kadar iyi anlatır. Başka bir vurgu, başka şehitlik edebiyatı yapanlar bu mısralar karşısında, gölgede kalır” şeklinde konuştu.
“HER KİTABI AYRI GÜZEL”
Kaşıkçı sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Gençlerimiz sadece İstiklal Marşı ile bütünleştirmiş Mehmet Akif Ersoy'u. Yedi kitabı bütünleştirmiş şekilde ‘Safahat’ adı altında yayımlanmıştır. Her bir kitap ayrı bir güzellik ölçüsünü, doğruluk ölçüsünü, insanlık ölçüsünü aktarmaktadır. Dini konuları da içine alır, aile yaşantısını içine alır, annenin çocuğa karşı sevgisini içine alır, onla ilgili anlatımları vardır. Sanki Mehmet Akif burada değil de Avrupa'da yaşasaydı bir Beethoven gibi, bir Shakespeare gibi anılabilirdi. Bana göre o kadar değerli bir şair. Babası çok iyi bir şekilde yetiştirmiş Mehmet Akif'i. Dört ana dil biliyor; Farsça, Arapça, Fransızca... Kültürel değeri çok iyi, mayası çok iyi hazırlanmış bir kişidir kendisi.”
Sedef Cansu Karakuş