Güneş Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) bu ayki toplantısını bir eksikle yaptı. O eksik de Çanakkale Belediye başkanı. Mazereti nedir bilmiyoruz fakat yine de devamsızlık çizelgesine yazdık.
GMKA’nın Dönem Başkanı Çanakkale Valisi sayın Hamza Erkal.
Tam da Çanakkale’nin hak ve hukukunu koruma adına yeni bir dönem başlamışken bu şehrin belediye başkanı katılmıyor toplantıya. Canlı yayın hazırlığı uğruna feda edilmiş olabilir mi?
Aklıma geldi de…
AÇIKTAN GAZEL OKUMA
Kepez’deki Toprak Mahsulleri (TMO) yeriyle ilgili ihale öncesi öyle gürültü çıkarıldı ki, doğrusu bunda biraz da merkezi yönetsel tarzdan kaynaklı olsa gerek, TMO da herhangi bir kamuoyu açıklaması daha doğrusu bilgilendirme yapmadığı için satışa çıkarılan yerle ilgili kafa karışıklığı yaratıldı.
İhale öncesi (satıştan iki gün önce) öyle hava yaratılmaya çalışıldı ki,TMO sanki yangından mal kaçırır gibi arsayı adrese teslim edecek.
Hatırlayalım o gün CHP’nin ihaleye girmeyen ancak itiraz hakkı elde etme adına şartname aldıklarını söyleyen Çanakkale Belediye başkanının sözlerini. CHP’li Ülgür Gökhan’ın işte o iddiası “Türkiye de bir darbe süreci yaşanırken Çanakkale’de de bir darbe süreci gizli, gizli yaşanıyormuş meğer. Bunu tespit ettik, bunu kamuoyuna da açıklamak istiyoruz.Toprak Mahsulleri Ofisi dediğimiz Kepez Konsere Fabrikası olarak da adlandırdığımız yer. Çanakkale’de çok başımıza geldi; mücadele ediyoruz bunlarla ama maalesef bu arsızlığa, ben kamu malı arsızlığı diyorum.” Ve o açıklamadan dikkat çeken bir başka paragraf “Resmi tesis alanları için bizim bir prensibimiz var, buraların satışlarına giriyor ve satın almak için mücadele ediyoruz.”
CHP’li Ülgür Gökhan’ın iddia ettiği ‘arsızlığı’ kim yapmış? Somut bir isim var mı?
Gökhan’ın bu iddiasına TMO, bir yayın kuruluşuna gönderdiği düzeltme yazısında şöyle cevap veriyor
“İhale öncesinde kendi imar ve yetki alanında olmayan bir konuda belediye yöneticilerinin açıklamalar yapması yetkisizlik yanında ihalede rekabeti engelleyecek isteklileri teklif vermekten caydırabilecek niteliktedir. Bu konudaki hukuki haklarımız saklıdır. Hiçbir bilgi ve belgeye dayanmayan bu tür iddialara dayalı haberler kurumsal itibarımıza zarar vererek, mevzuat çerçevesinde işlem yapan Kurumumuz yöneticilerini zan altında bırakmaktadır.”
TMO şunu demeye getiriyor “Bu ihaleye itiraz edecek yetkili merci varsa Kepez Belediyesi’dir. ”
Hatta TMO açıklamada gözden kaçırılmaya çalışılan bir konuya da değinerek siyasal söylemle ortaya atılan iddiaları da yalanlayan bir şeye dikkat çekiyor. Aynen şöyle “Kepez iş yeri sahamızın da atıl durumda olması nedeniyle değerlendirmesi için 2008 yılından itibaren muhtelif girişimlerde bulunulmuş ancak sonuç alınamamıştır. Atıl durumda olan gayrimenkulümüz için bugüne kadar Kuruluşumuza herhangi bir belediye tarafından bir başvuru ve öneri olmamıştır.”
Yani diyor ki “Ey Çanakkale Belediyesi; sen madem yerin değerli olduğunu biliyordun, madem buranın konuta açılmasına gönlün el vermiyordu, madem arsızlık niye 2008 yılından beri getirip bir öneri veya teklifte bulunmadın?”
Sadece Çanakkale Belediyesine söylemiyor. Aynı zamanda Kepez Belediyesinin de kulaklarını çınlatan bir ifade. Tam 8 yıldır sesin çıkmamış, istekte bulunmamışsın belediye olarak. Önerin yok. Niye takoz olmaya çalışıyorsun? İhaleye çıkınca mı aklın başına geldi demeye getiriyor.
Gayet net anlaşılıyor ki; Kepez TMO arsası konusunda Çanakkale Belediyesinin hiçbir tasarruf hakkı, hükmü yok. ‘Sen otur oturduğun yerde muhatabım Kepez Belediyesi” diyor.
Nitekim üç gün önce Ankara’da gerekli toplantı yapılmış. Prensipte anlaşmaya varılan konular tutanak ile kayıt altına alınmış. İmza TMO yetkilisi ve Kepez Belediyesi yetkilisine ait.
CHP’li Çanakkale Belediyesi nerede? Resmi belgeler ortada, elimizde.
Korkarım yeniden ihaleye çıkarsa, ilk ihaledeki teklifin altında fiyat verilirse aradaki zararı karşılama adına yüklü bir faturayla karşılaşabilir zan altında bırakanlar. Böyle bir durumda bedeli kim ödeyecek? Halk olarak bizler mi, yoksa ihale mevzuatına aykırı davranıp ortalığı gürültüye boğanlar mı?
En kritik soru bu bence…
KARTAL MI, KARINCA MI?
İşi, gücü, sorumluluğu bırakıp kendini nam-ıdiğer yaratma adına illa ‘K’ harfini kullanma zorunda hissi duyanlara kısa bir hatırlatmada bulunayım, belki faydam dokunur. Kuş türü ile böcek türü arasındaki farkı görmeleri açısından.
Kartal, yırtıcı ve parçalayıcı bir kuş. Avladıkları hayvanların eti kadar balık ve leş ile beslendiklerine de rastlanır. Kartalın kuluçkadan çıkan yavrulardan büyük olanı, genellikle diğer yavruları öldürür. Anne ve baba ölümü durdurmak için herhangi bir müdahalede bulunmaz.
Karınca, çalışkanlığı ile bilinir. Günün 20 saatini çalışıp, yuvalarına yiyecek taşıyarak geçirir. Karıncalar bulabildikleri otcul ve etcil hertürlü besinden yararlanırlar. Börtü böcek, yaprak, bitki özlü meyveler, tatlı ürünleri büyük bir zevkle tüketirler.Karıncılara en büyük zararı insanlar verir.
Özellikleri karşılaştırma daha da uzatılabilir ama en büyük beyin karıncada olduğu için kartalcılar ne kadar uzatsan da anlama güçlüğü çekebilir. Karıncalar anlasın yeter, kartala gerek yok.
Yılanı avlamaya giden kartalın kendi yem oldu. Youtube görüntüleri tıklanma rekoru kırdı.
Hani dilimin ucuna gelmedi değil.
Mahalle komşuluğu hatırına.
Ya sabır.