Çanakkale Deniz Zaferi’nin önemine dikkat çeken Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gökhan Bayram; “Çanakkale Zaferi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasındaki en büyük etmenlerdendir. Bununla beraber ışığımız ve rehberimiz Atatürk’ün, parlamasını sağlamış ve ulusumuza lider olabileceğinin işaretini vermiştir. Ordumuzun ve milletimizin özgüveni bu zaferle birlikte yeniden hayat bulmuş, Kurtuluş Mücadelemizde aynı ruh yeniden gözler önüne serilmiştir. Bu sebepledir ki eğer Çanakkale’de bir zafer kazanılmamış olsaydı belki de bugün ülkemiz kurulamamış ve hatta bizler dahi var olmamış olacaktık.” dedi.
“Savaşın süresini kısaltan bir muharebedir”
“Çanakkale’de aldığımız zaferin büyüklüğünü anlamak için Osmanlı Devleti’nin diğer cephelerdeki durumunu incelememiz gerekir” diyen Bayram; “Kafkasya’dan Romanya’ya, Irak’tan Makedonya’ya birçok cephede savaşan imparatorluk burada zafer elde etmiştir. 18 Mart aynı zamanda Çanakkale’ye savaşmaya gelerek başka ülkelere kendilerini maşa etmiş ulusların benliklerini bulma ve millet olduklarının farkında varma günü olmuştur. Çarlık Rusyasını yıkan Bolşevik İhtilali, Çanakkale’deki zaferin bir sonucudur. İtilaf devletlerinin yapısını bozan ve savaşın süresini kısaltan bir muharebedir.” şeklinde konuştu.
“Dünyada kimsenin yenilmez olmadığını bu topraklarda şahit olduk”
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü ile ilgili duygu ve düşüncelerini de dile getiren Bayram; “18 Mart kendilerini yenilmez olarak adlandıran devletlerin hüsrana uğradığı milletimizin ve ordumuzun adeta şahlandığı bir zafer günüdür. Bana göre gururun ve kibrin yerle bir oluşudur. Savaşmanın yanında merhametin de ne kadar önemli olduğunu Atatürk’ün savaştan sonra Anzac askerlerinin annelerine yazdığı mektupla öğrendik. Dayanışmanın kuvvetini gördük. Topyekün çarpan kalplerin karşısında hiçbir gücün duramayacağını anladık. ‘Yenilmez Armada’ buradaki sularda batmış, dünyada kimsenin yenilmez olmadığını bu topraklarda şahit olduk.” diye konuştu.
Bayram sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Canları, umutları, gençleri, eğitimli bir kitleyi almıştır. Kazandırdığı ise vatandır. Mustafa Kemal Atatürk gibi bir liderdir. Geleceğe yönelik perspektiftir. Emperyalizmin yenilebileceğine ilişkin umuttur. Somut olarak bir toprak parçası olarak görülebilir, ama onun üzerine geçen değerler vardır.” şeklinde konuştu.
“Şehitliklerimizdeki özen örnektir”
“Son zamanlarda olumlu gelişmeler olsa da Çanakkale için yapılan veya yapılabilecek hiçbirşey yeterli sayılamaz” diyen Bayram; “Evvela törenlerin sıradan, benzer ve ruhu tam yansıtmayan törenler olduğunu düşünüyorum. Turizm açısından kitle çekmekte, çekilen kitleyi şehirde tutmakta yetersiziz. Şehitliklerimizdeki özen ise örnektir. Bilim insanlarımızın özellikle üniversitemizin çabaları örnektir. Öte yandan iddiam odur ki şehitlikler en az Çanakkale’dekiler tarafından bilinmektedir. Bu artmalıdır.” Şeklinde konuştu.
“Kutlamalar bitince etki bitiyorsa burada sorun var demektir”
Çanakkale çerçevesinde kutlamaların kısa sürmemesi gerektiğini, kutlamalar bittiğinde hissiyatın da bitmemesi gerektiğini söyleyen Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gökhan Bayram; “18 Mart hepimizin ise, ayrımsız hepimiz kutlamalıyız. Çanakkale halkı kutlamalara daha fazla dahil edilmelidir. Zaferin coşkusu bir günün ötesine taşmalıdır. 18 Mart gibi birde 10 Ağustos var. Lakin o konuda doğru düzgün birşey yok. Anzac törenleri, anma adına daha iyi örnekler sunmaktadır. Bu şehir Anadolu yakasıyla Rumeli yakasıyla bir bütündür. Törenleri de böyle olmalıdır. Kutlamalar bitince etki bitiyorsa burada sorun var demektir” diye konuştu.
Sedef Cansu Karakuş