Kaleninsesi Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Esendemir, İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu Başkanı Dr. Süleyman Basa ve Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bayram Ekici, basın özgürlüğüne dikkat çekip, gazetecilerin yıpranma payı ve daha bir çok haklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca yaptığı açıklamada; “Mutlu bir gün değil bizim için ama öyleymiş gibi, kutluyor gibi görünüyoruz. Bugün, bu konuyla ilgili bir açıklamamız var. Biliyorsunuz 212 sayılı yasa, 1961 yılında çıkmış ve o gün çalışan gazeteciler için büyük bir bayram havası olmuş. 1961’i izlerseniz bu olayı boykot etmek için gazeteler iki gün çıkmama kararı almış. Ve o gün, bu çıkmayan günde kendi gazetelerini çıkararak büyük bir coşkuyla bu yasa kutlanmış ama yıllar geçti hiçbir siyasi parti bu yasayı uygulamamak için elinden geleni yaptı. O nedenle de biz, yasanın öngördüğü şartların uygulanmaması nedeni ile bugünü bir bayram havası değil, bir buruk havada kutluyoruz” dedi.
“FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜNÜN ÖNÜ AÇILMASI GEREKİYOR”
“10 Ocak şöyle olmalıydı, basın çalışanlarının sendikal hakkının verilmesi, maaşlarının belli bir düzeye getirilmesi, basın özgürlüğü, fikir özgürlüğünün açılması gerekirdi” diyen Karaca; “Şuan da siz çalışıyorsunuz, birçok olaylar önümüze geliyor, gerçekleri zaman zaman ya belediye ile ilişkimiz oluyor, belediye baskısı, valiyle ilişkimiz oluyor, vali baskısı, siyasi parti ile ilişkimiz oluyor, siyasi parti baskısı… Bunların önünün açılması ve gazetecilerin hür çalışması gerektiğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.
“GEÇEN YIL 125 GAZETE KAPATILDI”
Karaca açıklamalarını şu şekilde sürdürdü; “Tabiki bu basının sorunlarının her geçen gün artması birçok ilde, gazeteler maddi imkansızlıktan dolayı kapanıyor. Birçok ilde de birleşme yoluyla gazetelerimiz kapanıyor. Son beş yıl içerisinde resmi ilan alan gazete sayısı 1800 den, 925 e düştü. Geçen yıl birleşmeden kapanan gazeteler oldu. Geçen yıl 125 civarında birleşmeden ve maddi imkansızlıklardan dolayı gazetemiz kapandı. Tabi bu gazetelerin kapanması, Türkiye’de işsiz gazeteci sayısı çalışan gazeteci sayısının çok üzerine çıktı. Her gazetenin kapanması en kötü 10 arkadaşımızın işsiz kalmasına neden oluyor. Yaygın basındaki gazetelerin kapanmaya başlaması öncelikle büyük gazetelerin kadrolarını en aşağı çekmeleri, Hürriyet gibi bir gazetenin yüzlerce işçisinin işine son vermesi anlamına geliyor. Yani ister istemez gazetecilerin mutluluğunu elinden alıyor. 10 Ocağı da bu nedenle mutlu kutlayamıyoruz.”
“İNTERNET HABERCİLİĞİ YASASI ÇIKMALI’”
“İnternet haberciliği konusunda pek iyi şey düşünmüyoruz” diyen Karaca; “Çünkü internet gazeteciliği gerçekten bizim mesleğimiz açısından yasasının olmaması ve gazeteci olmayan insanların internet alan adı satın alarak, internet gazeteciliği yapmasını göz önünde bulundurursak internet gazeteciliğinin bir an önce yasasının çıkmasını gerekiyor. Bu işi gerçekten yapan arkadaşlarımızın bu işi yapmasını bekliyoruz. Tabiki şuan iyi internet gazeteciliği yapan arkadaşlarımız da var. Onları tenzih ediyoruz. Türkiye Gazeteciler Federasyonu olarak biz zaten bu konuyla ilgili meclis ve siyasi partilerle sık sık görüşüyoruz ve bu yasanın bir an önce çıkmasını sağlamalıyız. Çıkmadığı sürece de mesleğimiz maalesef yara almaya devam edecek” şeklinde konuştu.
“ARKADAŞLARIMIZ MAĞDUR OLDU”
Karaca sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Yıpranma Payı yine bu iktidar tarafından 8 yıl önce tamamen kaldırılmıştı. Daha sonra 3 yıl önce bu yasa tekrar meclise geldi bu sefer de bir şart koşuldu. Yani yıpranmadan yararlanmanız için, basın kartı şartı getirdiler. Ve basın kartı şartı getirince, basın kartı almayan, müracaat etmeyen birçok arkadaşımız mağdur oldu. Bu konuyla ilgili Türkiye Gazeteciler Sendikası ile birlikte bir dava açıldı. Anayasa mahkemesi geçen yılın 6. ayında dedi ki, ‘yıpranma için şart aranmaz, bu yasal değildir’ dedi. Ve Anayasa Mahkemesi Meclis’in kararını bozdu. Ve tekrar iktidar partisi tekrar getirdi gündeme on birinci ayda maalesef aynı geçtiğimiz dönemdeki gibi yine basın kartı şartını koydu. Basın kartı şartını koyunca tabii çalışan arkadaşlarımızın yüzde 70’inde basın kartı yok. Yüzde 70’i de maalesef bu yıpranmadan yararlanamıyor.
YIPRANMA PAYI ŞARTSIZ OLMALI
Çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yıpranma bizim için çok önemli. Türkiye’de sağlık çalışanlarından sonra en fedakar, en zor mesleklerden biri gazetecilik. Şuanda pandemi düresinde dahil, arkadaşlarımız sahada canlarını siper ederek sahada çalışmalarını sürdürüyorlar. Yani bundan daha yıpranan, yıpratıcı bir meslek yok ki. O vesileyle bu meselenin de bir an önce yıpranma payının şartsız olarak getirilmesi için çalışmalarımızı devam ettireceğiz, gerekirse tekrar dava açacağız.”
ESENDEMİR; “İŞSİZ GAZETECİLER SAYISI ARTIYOR”
Merkezi Adana'da bulunan Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Esendemir ise; “10 Ocak Gazeteciler Günü bizler açısından pek olumlu bir gün değil. Özellikle anadolu medyası, yerel medya çok zor bir süreçten geçiyor. Bu zor süreçten geçerken bir de üzerimize covid-19 salgını geldi. Covid-19 anadolu medyasını daha çok vurdu. Bugün Türkiye'nin birçok şehrinde yerel gazetenin birçoğu kapanmak üzere. Zor şartlarda yayınlarını sürdürüyorlar. Bunun yanı sıra radyolar televizyonlar da çok zor bir süreçten geçiyor. Çünkü bunlara devlet kira ödentisi yapmadığı gibi, Basın İlan Kurumu'ndan bekledikleri destek olmuyor. Onun için bunların zorunlu kadroları var. Bu kadrolardaki personelleri çalıştırmak için en az yirmi milyar geliri olması lazım yerel bir gazetenin. Ama maalesef şuanda o da olmadığı için birçok gazete batma aşamasında. Ve bu arada gazete de batınca, gazeteciler için en büyük sorun burada başlıyor. Bugün işsiz gazetecilerin sayısı Türkiye'de giderek artıyor” diye konuştu.
“EN BÜYÜK BEKLENTİ SAĞLIKLI İŞ KOŞULU”
“Gazetecilerin en büyük beklentisi bence sağlıklı bir iş koşulu” diyen Esendemir; “Kadrolu, sağlıklı, sendikalı bir iş koşulu. Bugün Türkiye'de sendikalı gazeteci sayısı yüzde 5'lerin altına düştü. 1970-1980'li yıllarda gazetecilerin çoğu sendikalı iken, yani hiç olmasa yüzde 50'ye yakın iken, bugün yüzde 5'in altına düştü bu sayı. Gazeteciler birçok kesimin haklarını aramak için yardımcı olurken, yol gösterirken maalesef kendi haklarını aramakta zayıf kalmakta, kendi haklarını arayamamaktalar. Çünkü zor şartlarda çalışıyorlar gazeteciler şuanda” şeklinde konuştu.
“TÜRKİYE'DE PANDEMİ NEDENİYLE 25 GAZETECİ ÖLDÜ”
Esendemir sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Gazetecilerin çalıştıkları süre esas alınarak bu yıpranma payı verilmeli. Basın kartını insanlar almayabilir, tepki gösterebilir veya bir takım eksikler olabilir ama, 5953 sayılı Basın İş Kanuna göre, çalışan her gazeteci bundan, yıpranma payından faydalanması gerekiyor. Ben özellikle 2021 yılının gazeteci arkadaşlarımız için sağlıklı bir yıl olmasını istiyorum.Covid-19'dan Türkiye'de 25'e yakın gazeteci öldü. Covid-19 pandemisinden kurtulacağımız bir yıl, huzursuzlukların sona erdiği, sağlıklı, mutlu günlerin yaşandığı bir yıl olmasını diliyorum tüm arkadaşlarımız için.”
BASA; “İNTERNET HABERCİLİĞİ KANUNU ÇIKARILMALI”
İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu Başkanı Dr. Süleyman Basa da şu ifadeleri kullandı; “Biz daha önce internet gazeteciliğinden bahsedelim. Önümüzdeki dönem malum, daha çok dijitale kayıyor medya ve gazetecilik. Bu anlamda da herkes kendini bu aşamada teknolojiye biraz ayak uydurmak zorunda. Tabi ki geleneksel gazetecilik devam ediyor. Ama önümüzdeki dönemlerde medyanın yüzde 70-80 oranında artık dijital medyaya yöneliyor. Bu anlamda tabi ülkemizde daha kanun altyapısı tam oluşmadı. Özellikle internet sitelerinin bir akreditasyonu gerekiyor. Bunların basın çalışanı olarak kaydedilmesi gerekiyor. Onlara da Basın İlan Kurumu'ndan belli paylar verilmesi gerekiyor. Bunla ilgili olarak da internet habercilik kanununun çıkmasını biz öneriyoruz.
“GERÇEK GAZETECİLERİ ÖNE ÇIKARTMALIYIZ”
Gazeteciliğin gelişmesi amacıyla aynı zamanda küçük paralarla internet sitesi kurup "ben haberciyim" diyenleri de ayıklamamız lazım. Gerçek gazetecileri, gerçek habercileri daha öne çıkarmak için bunları ayıklayan bir yasaya ihtiyacımız var. Tabi çok zor bir dönemden geçiyoruz. Bu zor dönemde gazeteciler de çok etkilendi. Hem yazılı medya, hem dijital medya, hem internet medyası. Biraz daha hatta bu covid-19 pandemi dönemi internet medyasına ağırlık verilmesi gereği duyuldu. Bundan sonra da bu süreç devam edecek. İnşallah önümüzdeki dönem Türk gazeteciliği daha iyi yerlere gelir temennisi içindeyiz. Tüm çalışan, emekçi gazetecilerimizin, gazeteciler gününü kutluyorum. Emekleri var olsun. İnşallah iyi günlerde habercilik yapmayı nasip etsin.”
EKİCİ; “İŞSİZ GAZETECİLERE DESTEK VERİLMELİ”
Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bayram Ekici ise; “10 Ocak bizim açımızdan oldukça buruk geçiyor. Çünkü kapanan gazeteler mensupta. Kaç yıldır çoğaldı zaten. Bunun yanında işsiz kalan gazeteci meslektaşlarımız var o yüzden oldukça buruk. İşsiz kalan gazetecilerimiz için devletin destek vermesi şart. Şuanda işsiz gazetecilere yönelik kredi imkanı, faizsiz krediler, maaş desteği uygulanabilir. Çünkü evlerini geçindirmeleri ciddi anlamda zor. Bu açıdan böyle bir destek verilmesi gerektiği düşüncesindeyim.
“HAKLARIMIZ ELİMİZDEN ALINDI”
Yıpranma payı elimizde kalan tek hak. Yıpranma payı için basın kartı şartı var zaten biliyorsunuz. Basın kartı olmayan bu işi yapan meslektaşlarımız, matbaacılık personeli de var. Bunlar statüye dahil olmadıklarından dolayı bu yıpranma payından faydalanamıyorlar. böyle bir sıkıntı da mevcut. Yıpranma payı için basın kartı şartı getirildi. Sadece basın kartı olmadan matbaalarda çalışan personel var artı gazeteci meslektaşlarımız var. Bu işi yapıyor ama basın kartı yok . Bu haklardan onlarında yararlanmaları gerekiyor. Basın kartı şartıyla sınırlandırılmış olsa da elimizde kalan tek hak bizim için yıpranma payı, tüm haklarımız elimizden alındı.
“HAKLARIN ELDE EDİLDİĞİ BİR 10 OCAK DİLİYORUZ”
Her zamankinden daha çok birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olduğu ve dayanışmanın en yüksek noktada yaşanması gereken bir dönem içerisinde tüm meslektaşlarımızın, tüm hukuksal anlamda haklarının elde edildiği bir 10 Ocak yaşamak istiyoruz. Tek temennimiz bu. 10 Ocakların böyle sorunlu veya mutsuz şekilde geçmesi yerine daha anlamlı olması en büyük temennimiz. Bunun için de devlet desteğine ihtiyacımız var.” şeklinde konuştu.
Damla Yeltekin