← Ana Sayfa
Kültür

Ziyaretçilerin Rüyaları Sanat Yapıtına Dönüşüyor

✍️ NURDURAN DUMAN 📅 25 Aralık 2025 14:50 👁️ 88 görüntüleme

Bihter Yasemin Adalı, “Haz ile Göklenir Dünya” ile izleyiciyi rüya ve gerçek arasındaki eşiğe, kendi iç sesini ve bilinçdışını keşfetmeye çağırıyor.

Bihter Yasemin Adalı, resim, yerleştirme ve performansı bir araya getirdiği yeni sergisi “Haz ile Göklenir Dünya” ile 7 Şubat 2026’da sanatseverlerle buluşuyor. Sergi, yaşamla ölüm, bilinenle bilinçdışına itilen arasındaki sınırları kaldırarak izleyiciyi yalnızca bir gözlemci olmaktan çıkarıp yapıtın etkin bir parçası kılıyor.

Bilinçdışına Açılan Kapı: Rüya Kulübesi

Serginin kalbinde, alışılagelmiş galeri deneyimini dönüştüren özel bir yapı yer alıyor. Sanatçının bir bahçe gibi kurguladığı alanda, kiliselerdeki iç dökme odalarını andıran küçük bir kulübe bulunuyor. Bu alan, izleyicinin dış dünyadan soyutlanarak kendi iç sesine kulak verdiği bir sığınağa dönüşüyor.

Ziyaretçiler, bu kulübede tekrar eden rüyalarını anonim olarak sesli kaydedebiliyor. Bireysel belleğin en mahrem alanı olan rüyalar, sergi süresince her cumartesi düzenlenecek performanslarda ortak bir anlatıya dönüşüyor. İzleyicinin sesiyle şekillenen bu süreç, bahçeyi uyanıklıkla düş arasında soluk alıp veren canlı bir organizma haline getiriyor.

Nesnelerin ve Mekânın Dönüşümü

Adalı, yapıtlarında nesneleri, zamanın içinde donmuş ve başkalaşmak üzereyken yakalıyor. Bir mektup zarfı eve, asma kilit bir lahite dönüşürken, gündelik nesneler yeni anlam katmanları kazanıyor. Resimlerden sarkan avizelerden yayılan sesler ve bahçeye yerleştirilen boks torbaları, domino taşları gibi öğeler, izleyiciyi çok katmanlı bir zihin oyununun içine çekiyor.

Bu "eşikte olma" durumu, ne tam içeride ne dışarıda, ne geçmişte ne de gelecekte olmayı imliyor. Sanatçı, bu araf durumunu "köklenmek mi, çürümek mi?" sorusuyla derinleştirerek, izleyiciyi kendi yaşam yönelimlerini sorgulamaya itiyor.

Ruhun ve Toprağın Onarımı

Sanat yaşamını sanat psikoterapistliği ile çift yönlü sürdüren Adalı, yapıtlarında onarıcı bir yaklaşım benimsiyor. New York ve Kaliforniya'daki eğitimi sırasında dışavurumcu sanat ve dansla harmanladığı tekniği, sergide somut bir karşılık buluyor.

Sanatçı, toprağın ve ruhun hırpalandığı bir çağda, sanatını kopuk bağları onarmanın bir aracı olarak sunuyor. Zihinle beden, bireyle toplum arasındaki ayrışmayı reddeden Adalı; izleyiciyi acıları, hazları ve rüyalarıyla yüzleşeceği, tekinsiz ama bir o kadar da sağaltıcı bir deneyime davet ediyor.

İlgili Haberler

Sundance Prömiyerli "Davet" Geliyor
12.08.2026
Troya Atı’nın sırrı 2 bin 700 yıllık vazoda ortaya çıktı! İşte bilinen en eski tasviri
11.08.2026
63. Uluslararası Troya Festivali’nde Selin Geçit rüzgârı
11.08.2026
Doğaya Sanat Programı Kazdağları'nda Başladı
11.08.2026
“Gözkırpankız” Neden Silindi? Cemil Onay Yıllar Sonra Açıkladı
10.08.2026
“Kaz Dağları’nın Fısıltısı Kuş Düşleri” Sergisi sanatseverlerle buluşuyor
10.08.2026
6. Bozcaada Kültür, Sanat ve Bağbozumu Festivali’nde Çan Kahot rüzgârı esecek
10.08.2026
Gümüşçay Panayırı yoğun ilgiyle sona erdi
10.08.2026
Troya’da tarihin izleri ortaya çıkıyor; 2 Bin Yıllık Roma Caddesi'nde kazı çalışması!
10.08.2026
Miz Volume XII Grup Sergisi Galeri/Miz'de
10.08.2026
700 yıllık fetih ruhu marşlarla yaşatılıyor
10.08.2026
Fevzipaşa’da Akşam Pazarı Büyük İlgi Gördü
09.08.2026
63. Uluslararası Troya Festivali programları dolu dolu geliyor
09.08.2026
Gümüşçay’a renk katan panayır!
09.08.2026
Bozcaada’da sinema keyfi!
09.08.2026
Gökçeada’da 30 Ağustos coşkusu: Ufuk Beydemir sahne alacak
09.08.2026