“Çanakkale’yi En Çok Kuraklık ve Yangınlar Etkiledi”
Geçen yıla göre üretimde artış olup olmadığı sorusuna yanıt veren Yeşil, şunları söyledi:
“Çanakkale bölgesi için kuraklık çok etkiledi, yangınlar kaç seneden beri büyük yangınlarımız var, Sarıcaeli’nden, Çınarlı, İntepe, Güzelyalı’ya kadar birçok zeytinliklerde yandı. En büyük etken Çanakkale’yi etkileyen kuraklık diyebiliriz.”
“Ağaçlar Yorgundu, Üstüne Yağışlar da İstediğimiz Gibi Olmadı”
Çanakkale’nin bazı bölgelerinde şenlikli geçen hasat etkinliklerine rağmen birçok ilçede verimin ciddi ölçüde düştüğünü anlatan Yeşil şöyle konuştu:
“Ezine, Geyikli, Çanakkale Batak Ovası, Erenköy, Dümrek, Akçapınar… Çanakkale’nin rekoltesi genel olarak düşük, bunun da en büyük nedeni geçen sene rekoltenin çok yüksek olmasından kaynaklı ağaçlar yorgundu. Üzerine de çok büyük bir kuraklık yaşandı, istediğimiz yağmurlar düşmedi ve tam çiçek döneminde de yağmur yağmasından kaynaklı zeytin olmadı.”
Yeşil, bu nedenle zeytin hasadında yüzde doksan kayıp yaşadıklarını dile getirdi.
“Zeytin Olmayınca İşçilik Maliyetleri Katlanıyor”
Zeytinin “yok yılı” olması nedeniyle üreticinin zorlandığını belirten Yeşil, işçilik maliyetlerinin etkisini şu sözlerle anlattı:
“İşçilik maliyetleri çok fazla yükseliyor. Çünkü büyük bir zeytinlikte her ağacı toplamakla, on ağaçtan zeytin toplamak işçilik maliyetlerini çok daha yorucu ve külfetli hale getiriyor. Böyle olunca zeytinyağı fiyatlarını da etkiliyor. Çok zeytin olduğunda belki 200-250 bandında üretim yapabilecekken, şu anda toplama maliyetleri 300 liraları bulabiliyor. Bir senelik rutin maliyetlerini; ilaçlamasını, gübrelemesini, tarla sürmesini, bakımlarını yaptıkları halde para harcadıkları halde zeytin olmaması çiftçiyi zor duruma sokuyor.”
“Piyasaya Geçen Seneden Kalan Yağlar Çıkacak”
Zeytinyağı fiyatlarında artış yaşanıp yaşanmayacağı konusunda değerlendirmelerde bulunan Yeşil, şunları aktardı:
“Zeytinde geçen sene rekolte çok fazla düşük olmasından kaynaklı çiftçilerin elinde geçen seneden kalma yağları var. Bu sene bu yağları tüketecekler ve piyasaya bu yağlar çıkacak gibi gözüküyor. Fakat 30 ton zeytin yapan kişi bu sene 3 ton zeytin yapamadığı için ciddi bir kayıp. Bu sene satacak zeytinyağları yok, hatta yiyecek zeytinyağlarını da üretemedi çiftçi. Korumalık zeytinini de yapamadı. Fiyatlara da muhakkak yansıyacağını düşünüyoruz. Perakendede satış fiyatı 450-550 bandında satışa başladı yeni sezonda.”
“Gelecek Sezonun Rekoltesi Daha İyi Olabilir”
Gelecek yıldan umutlu olduklarını belirten Yeşil, yağışların olumlu etkisine dikkat çekti:“Artacaktır diye düşünüyoruz çünkü ekim ayında yağan yağmur çok uzun süre yağmadığı için ve ekimden beri yağmurlu havalar gittiği için artışların şu an keyfi güzel gibi gözüküyor. Yeni yeni sürgünler vermeye başlamış ağaçlar. Gidip gezdiğimiz kadarıyla veya duyduğumuz kadarıyla önümüzdeki senenin rekoltesi daha iyi olacağını düşünüyoruz. Bu yağmurlar önümüzdeki seneyi değil bir sonraki seneyi de olumlu anlamda etkileyeceğini düşünüyorum.”
Zeytinyağı Kalite Yarışmasında Yoğun İlgi Bekleniyor
Çanakkale’de geçen yıl ilk kez düzenlenen zeytinyağı kalite yarışmasının bu yıl ikincisinin yapılacağını söyleyen Yeşil, süreci şu şekilde anlattı:
“Çanakkale’de geçen sene ilkini düzenledik yarışmamızın, bu sene de ikincisini düzenleyeceğiz. Zeytinyağı kalite yarışması yapılıyor. İlk önce zeytinyağı kimyasal analize giriyor, laboratuvar yapılarak natürel sızma kapasitesinde mi diye bakılıyor ve içinde herhangi bir kimyasal madde var mı, 0.8 asitten aşağı mı, natürel sızma olabilmesini sağlayan kriterler var mı diye bakılıyor. Ardından duyusal analiz konusunda uzmanlaşmış hocalarımız tadım yapıyorlar ve tadıma göre de puanlama yapıyorlar. Bu tadımda zeytinyağının kusurlarına bakıyorlar; beklemiş zeytin mi, çuvalda mı beklemiş, sıkarken zarar görmüş mü, böcekli zeytinden mi sıkılmış olmuş mu gibi analizleri duyusal olarak değerlendiriyorlar. Geçen sene çok ciddi bir katılım vardı, bu sene de aynı katılımı bekliyoruz.”
“Destekler Veriliyor Ama Yeterli Değil”
Üreticinin devlet ve yerel yönetimlerden beklentilerini dile getiren Yeşil, desteklerin yetersiz kaldığını belirtti:
“Destekler veriliyor ama yeterli değil. Mazot desteği veriliyor ama alınan destekler yaklaşık iki sene sonra yatıyor. Üretim yapan çiftçinin tam destek alabilmesi için ürettiği zeytinyağını tüccara dökebilirse destek aldığını, tüccarın da 200-250 bandında aldığını söylüyorlar. Ben bunu perakende olarak satarsam 500 bandından satılıyor. Tüccarda satıldığında zararına satıyor çünkü 205 liradan daha düşük mal etmiş oluyor zeytinyağını. Orada da verilen desteklemenin hiçbir anlamı kalmıyor. Verilen paralar da en fazla bir iki defa traktöre mazot alabilecek kadar az oluyor.”