Çanakkale ve Türkiye genelinde bu yaz pek çok yangınlara karşı mücadele verildi. On binlerce hektar orman yandı, yemyeşil görüntü yerini karanlığa bıraktı. Yaban hayvanlarının da evleri olan ormanların yanması nedeni ile çoğu hayatını kaybetti, bir kısmı da zorunlu olarak yanmayan alanlara göç etti. Yaban Hayatı Gözlemcisi ve Fotoğrafçısı Cenk Polat yaban hayvanlarını bekleyen bir tehlikeyi daha hatırlattı; avcılık! Çanakkale’de avcılığın yasaklandığına dair kamuoyunda yazılar paylaşıldı ancak bu yasaklanma henüz resmiyete kavuşmadı. Polat 2015 yılından bu yana sıcaklıkların bir önceki seneye göre rekor kırarak ilerlediğini belirterek yangınların nedenlerini şöyle sıraladı: “Birinci sebebi küresel ısınma, ikinci sebebi orman içlerinde aşırı yapılaşma. Evlerin ormanın dışından seçilmesi gerekiyor ve kızılçam ağaçlar yangına en elverişli ağaç. Çanakkale ve İzmir’de yanan ormanların yüzde 90’ı kızılçam ormanlarından oluşuyor. Artan insan nüfusuna bağlı olarak, artan elektrik ve su ihtiyacı ve yağışların olmaması. En son Çanakkale merkeze yağış mayıs ayının başında geldi. Maalesef her sene daha da üzerine koyarak devam edecek bu yangınlar. Sanırım bu sene Çanakkale’de 150’ye yakın orman yangını çıktı. Her sene de yangın rekoru kırarak gidiyoruz. Bizde de yanıyor, Yunanistan’da da yanıyor, Amerika’da da yangınlar çıkıyor.”
ÇANAKKALE’DE BU YIL 10 BİN HEKTARA YAKIN ORMAN YANDI
Bursa’da Doğa Koruma ve Milli Parklara giderek avcılığın yasaklanmasını protesto eden kişilere tepki gösteren Polat, “Dün bir haber gördüm avcılar Bursa Doğa Koruma ve Milli Parklara gidip protesto etmiş ‘Neden avcılığı yasakladınız?’ diye. Avcılar her zaman kendi taraflarından düşünüyor ama ‘Biz doğayı sevdiğimiz için oradayız. Doğada olduğumuz zaman hiçbir şeye zarar gelsin istemeyiz' derler ama en büyük zararı da kendileri verirler. Yangınlar çıktı, bu sene sadece Çanakkale’de 10 bin hektara yakın orman yandı. İzmir’de 25 bine yakın hektar orman kül oldu. 100 bin futbol sahası kadar olduğu tahmin ediliyor. Yanan ormanlarda da doğal olarak yaban hayvanları var yani orada bir ekosistem var. Karaca, çakal, bozayı, sansar, kurt… Bu hayvanların bu yangınlardan etkilenmemesi mümkün değil. ‘Kuşlar uçuyor kurtuluyor’ derler ama yuvalama alanını, beslenme alanını kaybediyor. Hayvanlar bu kargaşa ve heyecanla başka yerlere gidiyor. Doğal olarak yanmayan yerlere kaçıyor ‘Orada yeni bir yer bulabilir miyim?’ hissiyatıyla. Tam da av sezonu bu döneme denk geliyor. Yangınlardan kaçmış kurtulmuş, kendine yeni yaşam alanı buldum derken bu sefer de avcılar geliyor. Zaten panik halinde olan hayvanlar, kaçamıyorlar. Evleri yanmış beslenememişler bir de av baskısı geliyor. Maalesef ondan sonra olan oluyor. Yangınlardan etkilenen yaban hayatına bir de avcılar darbe vuruyor. Hiçbir şey kalmıyor maalesef. Popülasyonun yüzde 50’den fazlasını kaybediyoruz.” dedi.
AVCILIK YANMAYAN YERLERDE YASAKLANMALI
Avcılığın resmi olarak yasaklanmadığını belirten Cenk Polat, “Çanakkale’nin tamamında geçerli’ diye bir haber görmedim ama bir yasak geleceği kesin. Mesela yanan yerlere yasak getirirlerse hiçbir anlamı yok. Hayvanlar zaten devletin avlanma izni verdiği yerlere kaçtılar. Yanan yerlerde değil de yanmayan yerlerde yasak olmalı. Çanakkale’nin yanmayan bölgelerinin tamamında avcılığın yasaklanması lazım. 2023 yılında çıkan bir yangından kaçan karacanın videosunu çekmiştim. O videonun sayesinde Çanakkale ve Bilecik’te 1 yıl boyunca av yasağı gelmişti. Karaca vahşi bir yaban hayvanı. Vahşi ama yırtıcı anlamında değil. Sevimli, zarif, korkak, ürkek bir hayvan. Niye çünkü insanlardan zarar geleceğini biliyor. Başka hayvanlardan kurtarıyor kendini, maalesef insanlardan kurtaramıyor. Otomatik silahlar var karşısında ve kaçma şansı yok. Gece avında yüzüne fener tutarak kovalıyorlar. Türkiye’de yasak olmasına rağmen Çanakkale’de hala gece kaçak avları var. İnsanlık çok kötü bir dönemden geçiyor. Kimsede vicdan yok. Aslında avcıların burada kendilerinin demesi lazım ama karacayı vuruyorlar, hayvan karşısında kanlar içinde yatıyor ve adam bunu izlemekten zevk alıyor. Öldürüyor ve orada bırakıyor. Yanında fotoğrafını çektiriyor. Kendi aralarında birbirlerine hava atıyorlar o masum canlı üzerinden.” dedi.
ÇANAKKALE’DE 9 BİN TANE KAYITLI AVCI VAR
Polat açıklamasının devamında, “Şu çok acıdır; karşında savunmasız bir hayvan var. Vuruyorsun, kanlar içinde can çekişiyor ve bunun karşısına geçip bundan keyif alıyorsun. Bu konuşmamız gereken bir şey. Çanakkale’de 9 bin tane kayıtlı avcı var. Avcılık durumu Türkiye’de maalesef çok yaygın. Çocukluktan geliyor bu. Biz ilk sapanla tanıştık. Elimize sapan verdiler, ‘Alın bununla oynayın, kuşları vurun’ dediler. Anadolu’da bir köyde yetişen bir çocuk yüzde 90 ava meyilli oluyor. Bizim bunu değiştirmemiz lazım en başta. Öldürmeyelim, yaşatalım. Sapan yerine dürbün verelim, fotoğraf makinesi verelim, kuşları anlatalım, ‘Gördüğün kuşu, hayvanı çiz’ diyelim. Son 10-15 yıldır avcılığın hala Türkiye’de olması barbarlık. Nesli tehlike altındaki türler var; üveyik kuşu avcıların bir numaralı avıdır. Dünya genelinde soyu tehlike altında ama Türkiye’de avı serbest. Ülke genelinde avcılığın genel olarak en az 3 yıl yasaklanması ve yaban hayatının biraz kendine gelmesi -zaten 100 yıl öncesine dönemeyeceğiz de- minimum 2- 3 yıl Türkiye’de av yasağı getirilmesi gerekiyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Kurumunun içinde de çok avcı var maalesef. Bakan İbrahim Yumaklı doğal hayat konularında çok hassas. 2023 yılında av yasağı kararını vermişti. Yine böyle bir karar bekliyoruz.” şeklinde konuştu.