Demokrat Parti, Çanakkale’de referandum kampanyası, hafta sonu Türkan Saylan Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Toplantıya, DP Çanakkale İl Başkanı Ahmet Öztürk, Kepez Belde Başkanı Ömer Faruk Mutan, Vatan Partisi İl Başkanı A.Tolga Akkuzuluoğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal katıldı. Toplantıda ilk olarak söz alan isim DP Çanakkale İl Başkanı Ahmet Öztürk oldu. Çanakkale’nin referandumda hayır demesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, ”Uçağı helikopteri olmayan bir partiyiz. Bize bu aziz topraklar yeter. Paralar onların olsun üstü örtülemeyecek şanlı mazimiz bize yeter. Bizim Anadolu büyüklüğünde davamız var. Bizim Atatürk’e, cumhuriyete borcumuz var. Çok şükür bizim mayamız sağlamdır. Kurtuluş savaşı ile alınan özgürlüğümüzü bir oyla asla geri vermeyeceğiz. Biz Çanakkale’yi geçmek isteyenlere hayır dedik. Ülkemize geçmek isteyenlere hayır dedik. 15 Temmuzda darbe yapmak isteyenlere hayır dedik. Şimdi rejim değiştirmek isteyenlere Çanakkale’den hayır diyoruz. Tek adama hayır diyoruz. Bin defa, on bin defa, yüz bin defa hayır diyoruz”dedi.
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, sözlerine ” 18 Mart yıldönümünü geride bıraktık. Bir büyük milletin evladı olarak tarihimizde pek çok zafer günleri gördük. Zaferler kadar hezimet günleri de gördük. Bir bütün olarak değerlendirdiğimizde, bu büyük milletin her ferdi için o yıl dönümleri yeniden hafızamı tazeleyeceğimiz günler olmalıdır. Ama açık yüreklikle bir başka üzüntümü dile getirmek isterim. Zafer günlerini hatırlayacağımız bu günlerde, milletin bölündüğü, parçalandığı muhalefet günleri yaşıyoruz. Bu benim için büyük üzüntü duyduğum bir olaydır. Biz Çanakkale’mizde birlik ve beraberliği yeniden kurmalıydık”diye konuştu. Uysal sözlerini şu şekilde sürdürdü;
“Bugün tarihi sadece kronolojik veri olmaktan çıkararak anlamak mecburiyetindeniz. Memleketimizin önünde duran pek çok konu var. Türkiye gerçek gündemini konuşamayan bir ülkedir. Konuşmamamız için bilerek istenilerek engellerin oluştuğu bir ülkedeyiz. Bu ülkeyi bir ve beraber yapmak zorundayız. Bunu yapacak olanda siyasettir. Bu gidişattan baktığımızda Türkiye istikametini kaybetmiş bir ülke olarak görülüyor. Birilerinin gardıroplarında ne kadar gömlek var bilmiyoruz. Dün gömlek değiştiriyoruz diye çıktıkları bu yolda PKK ile geleceği şekillendirelim dediler. FETÖ dedikleri yapıyla ülkeyi yönetelim dediler. Bugünde bir başka siyasi parti ile birlikte beraber kendi önceliklerin kendi zihinlerinin arkalarında tuttukları başka planları milleti önüne koydular. Tükiye’yi içeriden ve dışarıdan operasyonu açık hale getirdiler. Bize şimdi diyorlar ki, 15 yıllık kötü gidişe son verelim Türkiye’nin tek adamın zihniyetine teslim edelim.”
“Çanakkale’den Hayır Diyerek Vatana Sahip Çıkıyoruz”
“ Aklın vicdanın kabul etmeyeceği makul gelmeyecek, hiçbir teklifi kabul etme imkanımız yok. Türkiye’nin başka dertleri var. Türkiye’nin birliğe, kucaklaşmaya, yeniden temel değerlerinde buluşmaya ihtiyacı var. Ülkeyi yönetenlerin birinci vazifesi bu olması gerekirken, tarihin seyrini değiştirmesi vazifesiyle Türkiye’yi bir takım dayatmalarla karşı karşıya bıraktıklarını görüyoruz. Dün PYD terör örgütünü Ankara’da ağırladınız, OSLO’da müzakereler yürüttünüz, çözüm süreci adı altında terör örgütünü o bölgede yaşayan kişilerin temsilcileri haline getirdiğiniz. Ne zaman seni başkan yaptırmayacağız dediler, o zaman onların terörist olduğunu hatırladınız. Bugün anayasa değişikliği ile milletimize insanlığın akışının ötesinde, tarihsel gelişim çizgi ötesinde, bir tek adam rejimini Türkiye’nin kurtuluş yolu olarak, 15 yıllık iktidarları vesilesiyle Türkiye’yi içerisine düşürdükleri beka sendromundan kurtarmak için, kendi varlıklarını kaçınılmaz bir kadere dönüştürmek için bizim yegane alternatifimiz haline gitmek istiyorlar. Çanakkale’de ‘hayır’ diyerek bir vatanın sahibi olduğumuz gibi, yeniden bugün de bir olarak, tek yumruk olarak ‘hayır’ diyerek yeniden bu ülkenin sahibi olacağız” dedi.