Yunanistan’ın Atina kentinde düzenlenen Kick Boks Avrupa Kupası’nda Milli Takım formasıyla mücadele eden Çanakkaleli sporcu Hamza Efe Bozacı, Müzikli Form Silahlı kategorisinde Avrupa Şampiyonu olarak altın madalya kazandı. Bozacı, ayrıca Kreatif Form Silahlı kategorisinde Avrupa ikincisi olarak organizasyonu iki madalyayla tamamladı.
Uluslararası arenada elde ettiği derecelerle hem Türkiye’yi hem de Çanakkale’yi gururlandıran genç sporcu, bu başarıya uzanan süreci ve sporun hayatındaki yerini anlattı. Röportajda, aynı zamanda antrenör olan babası Serkan Bozacı da kickboksun yapısı ve gençler üzerindeki etkilerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
“Ben Bu Sporun içinde büyüdüm”
Kick boks’a başlama hikâyen nasıl başladı?
Hamza Efe Bozacı:
“Aslında ben bu sporun içinde büyüdüm. Küçük kardeşimin de il birinciliği var. Biz ailecek bu sporun içindeyiz. Babam antrenör, Ring Sporları MHK Başkanı ve il temsilcisi Serkan Bozacı. Annem ise Teknik Kurul Üyesi ve Milli Takım Antrenörü Leyla İnci Bozacı. Çocukluktan itibaren bu ortamın içinde olduğum için yapmamam neredeyse imkânsızdı. Hatta antrenörüm annem oldu.”
Kickboks Nasıl Bir Spor?
Serkan Bozacı anlatıyor:
“Kickboks, 1970’lerden itibaren salonlarda gelişmeye başlayan bir spor dalı. Geçmişi çok eskiye dayanmaz. Uzak Doğu sporlarının sevilen yönleri alınarak, seyir zevki düşük kısımlar çıkarılarak tasarlanmış bir branş. Bu sporda 7 ayrı stil var. Dokun–çek yaklaşımı gibi farklı sistemler bulunuyor. Müzikli, müziksiz, silahlı, silahsız kategoriler var. Herkes kendine uygun bir stil bulabilir. Bu nedenle kickboks her kesime hitap eden bir spor. Salonlarımızda çocuk yaşta başlayan da var, 67 yaşında başlayıp devam eden de.”
“Antrenmandan Çok Yer Sorunu Yaşadım”
Avrupa Kupası’na hazırlanma sürecin nasıldı?
Hamza:
“Günde 4–5 saat çalıştığım da oldu, daha az çalıştığım günler de. Ama en büyük sorunum antrenman alanıydı. Gösteri Sanatları ana dalında yarıştım. Bu branşta yüksek tavanlı salon gerekiyor. Normal spor salonlarının yüksekliği yeterli olmadığı için farklı salonlarda çalıştık; güreş salonu, basketbol sahası gibi alanlardan destek aldık. Organizasyona kadar zaman zaman yer sıkıntısı çektik.”
“Bir Branşa Üzüldüm, Diğerlerine Sevindim”
Altın madalya kazandığın an ne hissettin?
Hamza:
“Müzikli Form Silahlı kategorisinde Avrupa Şampiyonu oldum, Kreatif Form Silahlı’da ise Avrupa ikincisi. Derece yapamadığım bir branş da vardı. Ona üzüldüm ama madalya aldığım kategoriler için mutluyum.”
“Milli Forma benim için bir milleti temsil etmek”
Milli forma ile yarışmak seni baskı altında hissettirdi mi?
“Bir baskı olmaktan çok, milletimi temsil etme sorumluluğu ve bilinci kazandırdı. Bu da motivasyonumu artıran bir durum oldu,”
Motivasyonun düştüğü oluyor mu? Böyle durumlarda kendini nasıl toparlıyorsun?
“Motivasyonumun düştüğü dönemler oldu. Ama antrenörüm ve aynı zamanda annem destek olarak sağolsun kısa sürede toparlanmamı sağlıyor.”
Serkan Bozacı (gülerek):
“İsterse toparlamasın!”
Sence bu spor, kötü alışkanlıklardan uzak durmada etkili oluyor mu?
Hamza:
“Kesinlikle etkili. Enerjinizi spora yönlendiriyorsunuz ve daha disiplinli biri oluyorsunuz.” Enerjinizi hayatta doğru şekilde yönlendirmiş oluyorsunuz.
Kadın katılımcılar oluyor mu?
Serkan Bozacı:
“Şu an salonumuzda katılımcıların çoğu kadın. Günümüz gençliği mutlaka bir mücadele sporu yapmalı. Bizim çocukluğumuz mücadele içinde geçti, ama şimdiki gençlikte bu direnç az. Bu sporlar gençleri hayata hazırlıyor.” Kadınlar da günümüz şartlarında daha çok ilgi duyuyorlar bu nedenle.
“Akran Zorbalığına Karşı Spor”
Günümüzde okullarda akran zorbalığı çok konuşuluyor. Spor yapan bir genç olarak bu konuda ne düşünüyorsun
Hamza:
“Bu spor bireylere farkındalık kazandırıyor. Disiplin ve özsaygı gelişiyor.” Akran zorbalığı konusunda da bu sporun bireylere birer farkındalık kazandıracağını düşünüyorum. Salonda aldıkları eğitimle disiplin ve özsaygı konusunda gelişerek daha bilinçli sporcular haline geldiklerini düşünüyorum.
Serkan Bozacı:
“Mücadele sporları adeta katalizör gibidir. Çekingen çocuklar 3–6–9 ay içinde özgüven kazanıyor. Akran zorbalığı yapan gençler de salona geliyor; zamanla zorbalığa gerek duymamaya başlıyorlar. Okul idarelerinden de olumlu geri dönüş alıyoruz. Enerjilerini spora yönlendirmeleri büyük fark yaratıyor.. Bir de bazen salonumuza akran zorbalığı yapan gençlerde geliyor. Görüyoruz ki zaman içeresinde; bu kişiler artık zorbalık yapma eğilimi taşımıyorlar, çünkü buna gerek duymamaya başlıyorlar. Spor yaparken enerjilerini spora yönlendirdiklerinden dolayı bu onlar için olumlu bir gelişme oluyor. Üstelik okul idareleri ile yaptığımız görüşmelerde de bunun karşılığını alıyoruz, bu kişiler okulda da daha sakin oluyor. Şu an da o şekilde takip ettiğimiz bir kardeşimiz var, önceleri zorluk çıkarak biriyken şimdi daha sakin ve uyumlu olduğunu görüyoruz,” dedi. Diğer taraftan arka planda kalan çocuklar da zaman içeresinde sivrilerek kendini göstermeye başlıyor.
Diğer sporlarda süreç itaat ile başlar. Biz biraz daha uyumu yakalamasına yönelik çalışıyoruz. Sürece etkin şekilde dahil ederek yaptıkları sporda karar almalarına yardımcı oluyoruz. Bu tip özellikler bireyin kendini geliştirmesine yardımcı oluyor,”
Bundan sonraki hedefin nedir? Dünya Şampiyonası, profesyonel kariyer?
Hedef: Dünya Şampiyonluğu
Hamza:
“Türkiye’deki şampiyonalara devam ederek sürdürülebilir başarı elde etmek istiyorum. Nihai hedefim Dünya Şampiyonu olmak.”
Türkiye’deki şampiyonaları devam etmek, sürdürülebilir bir başarı elde etmek istiyorum ve tabi nihai hedefim Dünya Şampiyonu olmak.
Yaşadığınız aksaklıklar oldu mu?
Bizim bağlı olduğumuz federasyonda sporcularımızın masrafları karşılanıp döndüklerinde de ceplerinde harçlıkları ile dönerler. Türkiye’de 3 şampiyona düzenleniyor. Genelde bir yıl Avrupa bir yıl Amerika’da şampiyonalar düzenleniyor.
Türkiye’de de devam eden şampiyonalar kazanıldıktan sonra federasyon bir sonraki o yıl Avrupa ise Avrupa Şampiyonasına, Amerika ise Amerika Şampiyonasına gönderiyor ve masrafları karışlıyor biz federasyon açısından sorunla karşılaşmadık aksine hep destek gördük.
Balkon Demiriyle Gelen Şampiyonluk
Süreçte yaşanan en dikkat çekici detay ise ekipman sorunu oldu.
“Yarıştığım müzikli ve silahlı kategoride kullandığımız demir sopalar özel üretim. Ağırlık merkezi merkezden uca doğru hafifler. Türkiye’de bulunmuyor. Yurt dışından sipariş ettik ama yeni düzenleme nedeniyle gümrükte kaldı. Alamadık maalesef. Mecburen balkon demirinden kendi ekipmanımızı yaptık ve o şekilde yarıştım.”
- Yani balkon demiri ile katılıp şampiyon oldunuz.. Sizi tebrik ederiz. Başarılarınızın devamını dileriz. Teşekkürler.