Troya Antik Kenti, varlığını sürdürdüğü çağdan bu yana popülerliğini korumaya devam ediyor. 5 bin yılı aşkın tarihe ışık tutan toprakların ün yapmasında Homeros’un İlyada Destanı büyük ölçüde katkı sağlamıştı. Troya denildiğinde ilk akla gelen figürlerden biri olan tahta at ise efsanelere göre kentin kaderini değiştirdi. Akhalılar tarafından yapılarak Troyalılara hediye edilen atın hikayesi ise günümüz filmleri ve dizilerine konu olmaya devam ediyor. İlyada Destanı’nda da bahsedildiği üzere Troya’nın atlarla ilişkisi sadece tahta savaş atından ibaret değil. At yetiştiriciliği ve biniciliği konusunda ün salmış olan Troyalıların günümüze ulaşan Antik Kentini şimdi Jandarma Genel Komutanlığı’nın, Troya Müzesi'nin başvurusu üzerine bölgede oluşturduğu atlı jandarma birlikler koruyor. Ülkem, Candaş ve Erbay ismindeki üç attan oluşan birlikle fotoğraf çekmek ise mümkün.
“ÖREN YERİNDE İLK”
Troya Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük, “Ören yeri içinde inşa edilmiş atlı tim başka bir ören yerinde yok. Efes'e yaz aylarında mevsimlik olarak atlı jandarma gönderiyorlar. Ama Efes Ören Yerinin için de yok. Bizde sürekli ve kalıcı olarak Troya Ören Yerinin içinde atlı birliğin barınağı da inşa edildi. Bir ören yerinde ilk” dedi.
“MORA BOYANACAK”
“Güvenlik meselesi ihtiyacı vardı ama insanlar bir yere gittiklerinde deneyim aktarımı yapıyorlar. Gittikleri yerin fotoğrafını paylaşıyorlar. Troya Ören Yeri içinde bu deneyimi yaşayacakları iki projemiz vardı. Bunlardan birisi atlı birlikti. Atlı birlikler Troya Atı kadar fotoğrafı çekilen bir şeye dönüştü” sözlerine yer veren Gölcük, Troya Ören Yerine giden yola 50 erguvan ağacı diktiklerini ve birkaç sene içinde Nisan-Mayıs aylarında Troya Ören Yerine giden yol mora boyanacağını belirtti.
“TROYALILAR ATLARIYLA ÜNLÜYDÜ”
“İlyada Destanı’na bakarsak eğer Akhalılar gemicilikleri ile hep biliniyor. Netice de Ege'nin diğer tarafından gemileri ile geldiler. Sürekli gemileri ile anılıyorlar. Kıvrık burunlu gemi, tez giden gemi” diye belirten Gölcük, “Troyalılar da hep atları ile anılıyor. Tez ayaklı atlar. İlyada'nın içinde bir nokta var. Pek bilinmez. Priamos'un babası Laomedon yetiştirdiği atlarla ünü Yunanistan'a kadar gitti. Akhalılar 6 gemi gönderdi, atları çalmak için. 6 gemi ile İlion'a saldırıp at çalıyorlar. Troyalılar hem iyi at yetiştirmekle hem de iyi at sürücüsü olmakla tanınıyorlar. Troya için at çok önemli bir ulaşımaracı, prestij aracı. Tahta at bunun önüne geçiyor” diye vurguladı.
ATA DÜŞKÜNLÜKLERİ TROYALILARI KANDIRDI
Gölcük, “Birisini kandırmak istediğinizde ona bir armağan veriyorsunuz. Onun seveceği ve hoşlanacağı bir şey vermeniz lazım. Hediye olarak da tahta atın verilme sebebi de belki de budur. Troyalıların ata düşkünlüğü biliniyor. Onları kandıracak bir hikaye” ifadelerine yer verdi.
“Geçmişte tahta at Troya için bir tehdit oldu. Troya'nın yıkılışını getirdi. Bugünde Atlı Jandarmamız tam aksine bugünde burada güvenin simgesi oldu. Tarihsel gönderme var” diye konuşan Gölcük, “Melih Cevdet Anday’ın Troya için yazdığı şiirden söz etti.
“MÜZE ENSTİTÜ GİBİ ÇALIŞSIN İSTİYORUZ”
Son dönemde yenilikleri ile konuşulan Troya Müzesi’ne dair konuşan Gölcük, “Eğer müze iyi işlemezse ziyaretçiler için durağan bir yer olarak geliyor. Biz bu durağanlığı kırmaya, bundan uzak kalmaya çalışıyoruz. Bir yandan enstitü gibi çalışsın orada bilgiler şekillensin, yoğurulsun yayılsın istiyoruz. Ziyaretçilerine sık sık yeni projeler sunan müzeye ya da Troya Milli Parkı'na geldiklerinde mutlaka farklı bir şey görmeleri lazım. Haziran ayında da artarak devam edecek” dedi.
Troya Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük, “Geçici sergiler konusunda çalışmalarımız var. Bu yıl içinde iki kesin sergimiz var gibi. Onu bir düzene oturtmaya çalışıyoruz. Geçici sergilerde de uluslararası çapta da ses getirecek işler olacak inşallah” sözlerine de yer verdi.
Damla YELTEKİN