Son verilere göre, zorunlu trafik sigortası poliçe adedi 23 milyon 344 bin 19'a ulaştı. Bu rakam, Türkiye'de trafiğe kayıtlı 29 milyon 367 bin 254 aracın yüzde 79,5'ini oluşturuyor.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) verilerine göre, zorunlu trafik sigortasının en yüksek oranda kullanıldığı araç türü otomobiller oldu. Mart sonu itibarıyla, otomobillerin yüzde 94,29'u zorunlu trafik sigortası kapsamında yer alıyor. Bu oran, trafiğe kayıtlı 15 milyon 498 bin 386 otomobilden 14 milyon 612 bin 765'inin sigortalı olduğunu gösteriyor. Kamyonetler yüzde 89,79, özel amaçlı taşıtlar yüzde 80,94 ve minibüsler yüzde 80,55 sigortalılık oranlarıyla sırasıyla ikinci, üçüncü ve dördüncü sırayı aldılar.
Ancak motosikletlerde sigortalılık oranı oldukça düşük seviyede kaldı. Tescilli 5 milyon 323 bin 177 motosikletin sadece yüzde 35,83'ü zorunlu trafik sigortası kapsamında yer aldı.
Kasko sigortası ise farklı bir tablo çizdi. En yüksek kasko sigortası oranı kamyonetlerde gözlemlendi, yüzde 48,28'lik bir oranla. Otomobiller yüzde 35,04, otobüsler yüzde 26,64 ve motosikletler ise yüzde 0,42 kasko sigortası yaptıran araçlar arasındaydı.
Son yıllarda artan yedek parça fiyatları ve diğer maliyetlerin sigorta primlerini etkilemesiyle, sigorta şirketlerinin ödedikleri hasar bedeli önemli ölçüde arttı. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), sigortalının menfaatlerini korumak amacıyla hasar maliyet endeksi uygulamasına geçti.
TSB, sigorta şirketlerinin trafik sigortası primlerini maliyet artışlarını karşılayacak şekilde ayarlamaları gerektiğini savunuyor ve serbest tarife sistemine geçilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu sistemde, hasar oranı düşük olanların daha az, hasar oranı yüksek olanların ise daha fazla prim ödemesi öngörülüyor. Bu şekilde, trafik sigortası primlerinin adil bir şekilde belirlenmesi amaçlanıyor.