Çalışma koşullarının ve sistem eril şiddetle birlikte sağlıkta şiddeti beslediğinin belirtildiği açıklamada etkili cezai yaptırımlar talep edildi.
“Hayatta kalma savaşı verir olduk”
Tabip Odası’nın açıklamasında “Öfkemiz ve acımız hala taze! Aynur, şiddete uğrayan başka bir kadın ile dayanışmak ve onu korumak istediği için öldürüldü! Aynur, güvenli olmayan çalışma koşulları nedeniyle yaşamdan koparıldı! Biliyoruz ki sağlıkta şiddet hepimiz için günbegün artıyor, ya yaralanıyor, ya da yaşamdan koparılıyoruz, ancak şunu da biliyoruz ki kadın sağlık emekçileri daha fazla şiddete uğrama riski altındalar! Bizler sağlık hizmeti vermek, şifa olmak ve yaşatmak için bu mesleği seçtik. 22 yıldır sağlığın her alanına kapitalist, piyasacı, cinsiyetçi müdahaleleri getiren Sağlıkta Dönüşüm Programına rağmen iyi hekimlik savaşı verirken, hayatta kalma savaşı da verir olduk!
“Kadın meslektaşlarımız yaşamdan koparılmaktadır”
Tıpkı kadına şiddette olduğu gibi, sağlıkta şiddet de cezasızlık ve güvenli olmayan çalışma koşullarından beslenmektedir ve kapitalist patriyarkal düzen, cinsiyetçi şiddetin yaşamın her alanında olduğu gibi çalışma alanlarımıza da sirayet etmesine neden olmaktadır. Failler, silahlarıyla, ellerini, kollarını sallayarak hizmet ürettiğimiz alanlara girebilmektedir. Yaşananlar hem kadına yönelik şiddet hem de çalışma alanlarımızda gerçekleştiği için sağlıkta şiddetin ta kendisidir! Şiddet yönetsel olarak da üretilmekte, kadın meslektaşlarımız yoğun çalışma koşulları, baskı ve mobbing nedeniyle yine yaşamdan koparılmaktadır!
“Güvenli çalışma alanları istiyoruz”
Biz kadın hekimler eril şiddeti her alanda üreten patriyarkal zihniyete karşı durmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz! Artık yeter! Yaralanmak, ölmek, tükenmek istemiyoruz! Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz! Güvenli çalışma alanları istiyoruz! Sağlıkta şiddeti üreten, kadınların ve kadın sağlık çalışanlarının ihtiyaçlarına kör sağlık politikalarından vazgeçilmesini istiyoruz! Cezasızlığın son bulmasını istiyoruz! Yaşam alanlarımız gibi çalışma alanlarımızda da baskı ve tahakkümle üretilen eril şiddete karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Biliyoruz ki güçlenmek bir araya gelmek ve dayanışmak ile mümkün olacaktır. Kadın hekimler varız, tıpkı diğer yaşam alanlarında olduğu gibi çalışma alanlarımızda da var olmaya devam edeceğiz!” ifadeleri yer aldı.