Bu çerçevede, yemeklerin porsiyon ve gramajlarında alternatifler oluşturularak ekonomik seçenekler sunulmaya başlandı. Bu ekonomik seçenekler, menülere "eko" ön adıyla eklenerek müşterilere sunuluyor.
Bir örnek olarak, bir restoranda patlıcan kebabının porsiyonunda kullanılan şiş sayısının azaltılmasıyla fiyatlar yarı yarıya düşürüldü. Normalde bir porsiyon için iki şiş kullanılırken, artık tek şiş kullanılmaya başlandı. Bu adımın, müşterilere daha ekonomik bir seçenek sunmayı amaçladığı belirtiliyor.
Restoran işletmecileri, ekonomik ürünlerin küçük fiyatlar ve daha az doyum sağladığını belirtirken, herkesin doyabilmesini isterken bu tarz çözümlere başvurduklarını ifade ediyorlar.
Paket servisi yapan restoranlar da farklı bir tarife uyguluyor. Örneğin, yarım porsiyon olarak sunulan ürünler için ücretlendirme yapıldığında, tam porsiyon ücretinin üçte ikisi alınıyor. Bu durumun sebebi ise paket servislerinde ek maliyetlerin olması ve yanında ikramların da bulunması olarak açıklanıyor.
ATO Kafe, Restoran ve Lokanta Komite Başkanı Abdurrahman Işıksever ise restoranlarda gramajın düşürülerek fiyatların azaltıldığını ve bu ürünlere "eko" ön adının verilerek pazarlandığını belirtiyor. Ayrıca, artan et fiyatlarına da dikkat çeken Işıksever, et fiyatlarının kontrol altına alınması gerektiğini vurguluyor. Bu durumun Ramazan menülerine ve diğer ürünlere de yansıyabileceğini ifade ediyor.