Ramazan ayının manevi atmosferi camilerde kılınan teravih namazlarıyla daha da derinleşirken, Dardanos Mevkiinde bulunan Şehit Hasan Mevsuf Camii İmam-Hatibi Aytaç Aykanat, teravih namazının anlamı ve Ramazan ayındaki yeri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Aykanat, teravihin yalnızca bir ibadet olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, Ramazan’ın ruhunu yaşatan en önemli manevi buluşmalardan biri olduğunu ifade etti.
Ramazan ayının sadece aç ve susuz kalınan bir dönem olmadığını vurgulayan Aykanat, bu ayın aynı zamanda kalbi arındırma, dili temizleme ve ruhu onarma zamanı olduğunu dile getirdi. Teravih namazının ise bu manevi yenilenmenin en güçlü temsil alanlarından biri olduğuna dikkat çekti.
Teravih kelimesinin anlamına da değinen Aykanat, kelimenin “dinlenmek” kökünden geldiğini belirterek uzun rekâtlar arasında verilen kısa molaların hem bedene hem de ruha nefes olduğunu ifade etti. Teravih namazının cemaatle kılınmasının ise İslam tarihinde köklü bir geçmişe sahip olduğunu söyleyen Aykanat, Hz. Muhammed’in bazı geceler sahabeyle birlikte teravih kıldığını, bazı zamanlarda ise ümmete farz olur endişesiyle bunu sürekli cemaatle kıldırmadığını hatırlattı. Daha sonra Hz. Ömer döneminde Müslümanların bir imam arkasında toplanarak bu ibadeti cemaatle kılmaya başladığını ve bu geleneğin asırlardır sürdüğünü ifade etti.
Teravihin aynı zamanda mahalle kültürünü ve cami merkezli hayatı canlı tutan bir ibadet olduğuna dikkat çeken Aykanat, Ramazan gecelerinde cami avlularında çocukların koşturduğu, yaşlıların ön saflarda yer aldığı ve gençlerin omuz omuza saf tuttuğu manzaraların ümmet bilincinin güçlü bir göstergesi olduğunu belirtti. Gün içerisinde farklı hayatların içinde yer alan insanların gece aynı kıbleye yöneldiğini söyleyen Aykanat, cemaatle kılınan namazın birlik duygusunu pekiştirdiğini ifade etti.
Teravih namazının bir diğer önemli yönünün de Kur’an ile kurulan bağ olduğunu belirten Aykanat, Ramazan boyunca hatimle kılınan teravih namazlarında cemaatin Kur’an-ı Kerim’i baştan sona dinleme fırsatı bulduğunu söyledi. Kur’an tilavetinin kalplere dokunan güçlü bir yönü olduğunu dile getiren Aykanat, özellikle Kadir Gecesi’ne yaklaşılan günlerde camilerdeki manevi atmosferin daha da yoğunlaştığını, duaların ve gözyaşlarının arttığını ifade etti.
Teravih namazının evde de kılınabileceğini ancak cemaatle kılınmasının ayrı bir manevi atmosfer sunduğunu belirten Aykanat, saf düzeninin disiplin, imamın arkasında beklemenin sabır ve birlikte yapılan rükû ile secdenin tevazu duygusunu güçlendirdiğini söyledi. Modern hayatın bireyselleştirdiği insan için teravih namazının yeniden topluluk bilinci kazandırdığını da sözlerine ekledi.
Günümüzde şehirlerin büyüdüğünü ve hayatın hızlandığını hatırlatan Aykanat, teravih namazının insanlara hâlâ aynı çağrıyı yaptığını ifade ederek, “Gel, biraz dur. Kalbini dinle. Rabbine yönel.” sözleriyle Ramazan’ın insanı dünyanın gürültüsünden uzaklaştırarak kendine ve Rabbine yönelten özel bir zaman olduğunu dile getirdi.
Aykanat, Ramazan boyunca kılınan teravih namazlarının sadece rekâtların sayıldığı bir ibadet olarak değil, kalbin arındığı bir yolculuk olarak görülmesi gerektiğini vurgulayarak, bu mübarek ayın kalplerin cilalanmasına, ruhların onarılmasına ve manevi dirilişe vesile olmasını temenni etti.