← Ana Sayfa
Sağlık

Parkinson erken teşhisle kontrol altına alınabilir

✍️ İHA 📅 18 Temmuz 2025 18:33 👁️ 6 görüntüleme

Nöroloji Uzmanı Dr. Hikmet Dolu, erken dönemde teşhis edilebilen Parkinson'un kontrol altına alınması için birçok tedavi seçeneği olduğunu söyledi.

Nöroloji Uzmanı Dr. Hikmet Dolu, erken dönemde teşhis edilebilen Parkinson'un kontrol altına alınması için birçok tedavi seçeneği olduğunu söyledi.
Liv Hospital Samsun Nöroloji Kliniği'nden Uzm. Dr. Hikmet Dolu, hareketlerde yavaşlama ve titreme ile başlayan, tedavi edilmezse zaman içinde hastayı yatağa bağımlı hale getirebilen Parkinson'u, hayat kalitesini bozan bir hastalık olarak tanımlıyor. Hastalıkta erken teşhisin önemine değinen Uzm. Dr. Dolu, "Modern yöntemlerle erken dönemde teşhis edilebilen Parkinson'un kontrol altına alınması için birçok tedavi seçeneği bulunur. Parkinson, çoğunlukla vücudun bir tarafında hareketlerin ileri derecede yavaşlaması (bradikinezi), genellikle istirahat halindeyken görülen titreme (tremor), kasların düzensiz ve istemsiz kasılması sonucu oluşan vücutta sertlik hissi (rijidite) ve postür (duruş) bozukluklarıyla ortaya çıkar. Hastalıkla baş edebilmek için öncelikle ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Bu tedaviye yanıt alınamaması veya tedaviye zaman içinde direnç gelişmesi halinde cerrahi tedavi tercih edilir" dedi.

"Hareketlerde azalma görülebilir"
Parkinson'un belirtilerinden bahseden Uzm. Dr. Dolu, "Parkinson hastalığı hemen hemen her zaman vücudun bir yarısında (daha sıklıkla sol taraf, hemiparkinsonizm) başlar, yıllar içinde diğer tarafa da geçer. Temel belirtisi, hareketlerde yavaşlama ve/veya titremedir yani tremordur. Sıklıkla tek tarafta, istirahat halinde ortaya çıkan elde veya ayakta titreme ve eklem hareketlerinde katılıkla kendini gösterir. Zamanla yürürken tek veya iki taraflı kol sallanma hareketlerinde azalma veya kayıp, adımlarda küçülme, yürümeye başlamada zorluk, düğme iliklemek ya da açmakta zorlanma, yatakta dönme ya da otururken kalkmada güçlük Parkinson'un belirtileri arasındadır. Maske (donuk yüz) yüz ifadesi, alçak ve kısık ses tonuyla konuşma, el yazısında küçülme, öne doğru eğilme/kamburlaşma olabilir. Parkinson hastalığında beyinden kaynaklanan hareket bulgularından başka hareket haricinde belirti ve şikâyetler de izlenir. Bunlar kabızlık, kan basıncının düşmesi, depresyon, uyku bozuklukları, huzursuz bacak sendromu ve koku duyusunun kaybıdır. Hastalığının orta ve ileri evrelerinde yürüyüş bozuklukları, denge kusurları, harekette donmalar ortaya çıkar, bunu düşmeler izleyebilir. Nadiren de olsa bazı hastalarda bu tabloya bunama (demans) da eklenir" diye konuştu.

"İlaç tedavisi uygulanabilir"
Hastalığın tedavisinde öncelikle ilaçların kullanıldığını söyleyen Dr. Dolu, "İlaçlarla beklenen yanıtın alınamadığı hastalarda veya zamanla ilaçların faydasının azaldığı durumlarda cerrahi tedavi uygulanabilir. İlaç tedavisi beyinde azalmış olan dopaminerjik geçişi artırmaya yöneliktir. Yani Parkinson ilacı, dopamini artırmaya yöneliktir. Bu amaçla, beyinde dopamin miktarını artıran ilaçlar tedavide kullanılır. Ancak Parkinson ilaçlarının uzun süre veya yüksek dozlarda kullanımı ile hastalarda kısa süreli aşırı hareketlilik şeklinde dalgalanmalar, tam yanıtsızlık (off periyodu) ya da istemsiz hareketler (diskinezi) görülebilir. Bu ilaçları kullanan hastalarda ortalama yüzde 5-7 arasında ortaya çıkabilen bu durumları geciktirmek için rahatsızlığın başlangıcında hastaya yanıtın alınabildiği en düşük doz verilmelidir. Hasta 65 yaşın altındaysa ve bunama yoksa, tedaviye dopamin etkisini taklit eden ‘dopamin agonisitleri' ile de başlanabilir veya tedaviye ek olarak kullanılabilir. Titreme, bunama, depresyon, uyku bozukluğu şikâyetleri görülürse bu şikâyetler için başka bir tedavi stratejileri planlanabilir. Hastaların üçte biri ilaç tedavisi ile uzun yıllar iyi cevap alınan ve yaşamlarında önemli bir kısıtlama olmadan yaşayabilen kişilerdir. Kalan grubun bir kısmında ilaca cevap kısıtlıdır. Doz arttırıldıkça yan etkiler, zamanla da ilaca cevapsızlık görülebilir" şeklinde kullandı.

"İlaç tedavisine yanıt alınmazsa cerrahi tedavi tercih edilebilir"
İlaç tedavisinden fayda görmeyen hastalarda cerrahi tedaviye başvurabileceklerine dikkat çeken Dolu, şunları söyledi:
"Özellikle son 15-20 yıldır ilaç tedavisine cevap vermeyen hastalarda, cerrahi seçenek önerilir. Amaç beyinde hareketimizle ilgili merkezlerde azalan elektriksel uyarının cilt altına yerleştirilen bir kaç santimlik jeneratör aracılığı ile oluşturulmasıdır. Kalp pili benzeri bir mantık ile düşünülebilir. Uygulamanın tıbbı adı, derin beyin stimülasyonudur."

İlgili Haberler

Kaymakam Kayabaşı’ndan hastane ziyareti!
13.08.2026
Erenoğlu’ndan ÇOMÜ Hastanesi Mesajı: “Daha İyi Olması İçin Çalışıyoruz”
10.08.2026
ÇOMÜ'lü akademisyenin Yerli üretim "BOTOKS Etkili" Kremi eczanelerde
09.08.2026
Ezine İlçe Sağlık Müdürlüğünden Köylerde KKKA ve Sıtma Bilgilendirme Seferberliği
08.08.2026
Eceabat Devlet Hastanesi’nden annelere önemli emzirme mesajı
08.08.2026
Yenice Devlet Hastanesinde Toplantı
08.08.2026
Çanakkale'de Dünya Emzirme Haftası'na farkındalık etkinliği
07.08.2026
Yazın serinlerken diş sağlığınızı tehlikeye atmayın
07.08.2026
ÇOMÜ Hastanesi’nde farkındalık standı!
06.08.2026
Beyin tümörü ameliyatlarında ÇOMÜ imzası!
06.08.2026
ÇOMÜ Hastanesi'nde laparoskopik yöntemle başarılı ameliyat!
06.08.2026
Yazın serinlerken diş sağlığınızı tehlikeye atmayın
06.08.2026
Çan Devlet Hastanesi'nde Dünya Emzirme Haftası İçin Farkındalık Standı Kuruldu
05.08.2026
Denizaltı değil, şifa kapsülü
05.08.2026
Biga Devlet Hastanesi'nde ilaç güvenliği masaya yatırıldı
04.08.2026
Bozcaada Belediyesi'nden 65 yaş üstüne evde sağlık takibi
03.08.2026