Yılmaz, “Bu insanlar neden öldü?” sorusunu yönelterek, yangın güvenliğinin hâlâ bir evrak tamamlama süreci veya maliyet kalemi olarak görüldüğünü belirtti. Açıklamasında; “Cevabı aslında karmaşık değil. Çünkü biz hâlâ yangın güvenliğini “itfaiyenin işi”, “evrak tamamlama süreci” ya da “maliyet kalemi” olarak görüyoruz,” dedi. Yangın güvenliğinin bir kişinin değil, bir sistemin sorumluluğu olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Gerçek uzmanlık kâğıtla ölçülmez. Yangını sahadan tanımak gerekir. Yangınla mücadele tecrübeyle, disiplinle, hatta bazen canla öğrenilir.” ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 30 yıl Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda, 18 yıl da özel sektörde yangın güvenliği üzerine çalıştığını belirten Yılmaz, yangın güvenliğinin iş güvenliğinin bir alt başlığı değil, insan hayatının sigortası olduğunu dile getirdi.
Türkiye’de yönetmelikler, denetimler ve belgeler olmasına rağmen kurumlar arasında koordinasyon eksikliği yaşandığını ifade eden Yılmaz, “Bir iş güvenliği uzmanı, bir mühendis, bir belediye görevlisi ve bir itfaiyeci aynı dili konuşamıyor. Bu iletişimsizlik, otellerde, fabrikalarda, okullarda sessizce büyüyen bir tehlikeye dönüşüyor.” dedi.
Yılmaz, paylaşımında ayrıca düşük maliyetli projelerde eksik sistemlerin kurulmasına, yanlış malzeme ve onayların verilmesine de dikkat çekerek, “Yangın güvenliği ticaret değil, vicdan işidir. Gerçek güvenlik mevzuatta değil, insanda başlar.” ifadelerini kullandı. Açıklamasında; Yangın güvenliği, iş güvenliğinin bir alt başlığı değil; insan hayatının sigortasıdır. Bir Ülke Gerçeği Her Şey Var fakat Koordinasyon Yok Yönetmelikler var, denetimler var, belgeler var… Ama koordinasyon yok.
Bir iş güvenliği uzmanı, bir mühendis, bir belediye görevlisi ve bir itfaiyeci aynı dili konuşamıyor.
Sistemin eksik halkası bu iletişim. Ve bu iletişimsizlik, bir otelin odasında, bir fabrikanın deposunda ya da bir okulun kazan dairesinde, sessizce büyüyen bir tehlikeye dönüşüyor. Yangın Güvenliği Bir Vicdan Meselesidir Bugün “ucuz proje” adı altında eksik sistemler kuruluyor, yanlış malzeme seçiliyor, yanlış onaylar veriliyor. Çünkü kâr, canın önüne geçmiş durumda,” ifadelerine yer verdi.
Yangın güvenliği sisteminin yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan Güngör Yılmaz, “Eğitimli, deneyimli, sahayı bilen insanları bu sürecin merkezine koymadan ilerleme mümkün değil. Gerçek uzmanların sesi duyulmadıkça mevzuatlar sadece kâğıt üstünde kalacak.” dedi.
Yılmaz, paylaşımını “Bolu Grand Otel yangınında kaybettiklerimizi geri getiremeyiz ama bir daha olmaması için gerekeni yapmak hepimizin sorumluluğu. Küçük bir kıvılcım bazen bir binayı değil, bir hayatı söndürür. Bu yüzden önce vicdan, sonra sistem, sonra yönetmelik,” sözleriyle tamamladı.