← Ana Sayfa
Ekonomi

Modern Sulama ve Alternatif Ürünler: Çanakkale Tarımında Yeni Dönem

✍️ HABER MERKEZİ 📅 19 Eylül 2025 12:29 👁️ 108 görüntüleme

Çanakkale Tarımında Ekolojik Dönüşüm Derneği Başkanı Ziraat Yüksek Mühendisi Umut Songur, modern sulama projelerinden aronya gibi alternatif ürünlere, deniz suyu arıtma uygulamalarından sürdürülebilir tarım politikalarına kadar tüm ayrıntıları Kaleninsesi’ne anlattı.

Çanakkale, coğrafi konumunun sunduğu avantajlarla Türkiye’nin en zengin tarımsal çeşitliliğe sahip illerinden biri. Marmara ve Ege iklim kuşaklarının kesişim noktasında yer alması sayesinde hem sebze-meyve hem de tahıl üretiminde geniş bir yelpazeye sahip olan bölge, uzun yıllar boyunca bu avantajını istikrarlı bir tarımsal üretime dönüştürmeyi başardı. Ancak son yıllarda küresel iklim değişikliğinin etkileri Çanakkale’de giderek daha belirgin hale geldi.

Çanakkale Tarımında Ekolojik Dönüşüm Derneği Başkanı Ziraat Yüksek Mühendisi Umut Songur, modern sulama projelerinden aronya gibi alternatif ürünlere, deniz suyu arıtma uygulamalarından sürdürülebilir tarım politikalarına kadar tüm ayrıntıları Kaleninsesi’ne anlattı.

Songur yaptığı açıklamalarda; “Özellikle artan sıcaklıklar, azalan yağış miktarı ve mevsimsel döngülerdeki düzensizlikler, bölgenin tarım sektörünü ciddi biçimde tehdit etmeye başladı. Geleneksel su kaynaklarının hızla azalması, çiftçileri yeni sulama tekniklerine yönelmeye zorlarken, ürün deseninde değişim ihtiyacını da gündeme getirdi. Kuraklık riski artık sadece bir uyarı değil, üretim planlamasını ve kırsal ekonomiyi doğrudan etkileyen bir gerçeklik. Bu nedenle Çanakkale’de sürdürülebilir tarım politikaları, hiç olmadığı kadar hayati bir öneme kavuşmuş durumda,” olduğunu belirtti.

Kuraklıkla Mücadelede Sürdürülebilir Tarım Politikaları

Songur, Kaleninsesi Gazetesi’ne yaptığı açıklamada; “Çanakkale, coğrafi konumu sayesinde zengin tarımsal çeşitliliğe sahip bir il. Ancak son yıllarda küresel iklim değişikliğinin etkisiyle özellikle kuraklık riski tarım sektörünü tehdit etmeye başladı. Marmara ve Ege iklim kuşağında yer alması bir avantaj sağlasa da artan sıcaklıklar, azalan yağışlar ve düzensiz mevsimsel döngüler çiftçileri yeni çözümler aramaya itiyor. Bu nedenle Çanakkale’de sürdürülebilir tarım politikaları, hiç olmadığı kadar büyük bir önem kazanmış durumda.” Şeklinde konuştu.

Songur, suyun daha verimli kullanılmasına yönelik projelerin önemine dikkat çekerek, “Lapseki’de yürütülen ‘Damlaya Damlaya Çeltik Olur’ Projesi, bu açıdan örnek gösteriliyor. Beş yılı aşkın süredir devam eden bu proje sayesinde çeltik tarlalarında damla sulama yöntemi yaygınlaştı. Üreticilere sağlanan yüzde 75 hibe desteği, çiftçilerin sisteme daha kolay geçmesini sağlarken, su tüketiminde yüzde 50’nin üzerinde tasarruf elde edildiğini belirtti.

“Modern Sulama Her Üreticiye Ulaşmıyor”

Altınzeybek Göleti ve Biga-Taşoluk Ovası projelerine değinen Songur, “Bu yatırımlar binlerce dekar arazinin modern sulama sistemleriyle buluşmasına imkân verecek gibi gözüküyor. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma ve Sulama Destek Programları, bireysel sulama sistemleri için sağlanan hibelerle çiftçilerin modern teknolojilere yönelmesini teşvik ediyor.” dedi.

Ancak mevcut politikaların sınırlılıklarına işaret eden Songur, “Modern sulama sistemleri her üreticiye aynı ölçüde ulaşmıyor. Hibe desteğine rağmen maliyet, küçük ölçekli üreticiler için hâlâ büyük bir yük. Baraj ve gölet projeleri finansman ve bürokratik süreçler nedeniyle sık sık gecikiyor.” Şeklinde düşüncelerini ifade etti.

“Deniz Suyu Arıtma Tarımda Henüz Uygulanmıyor”

Songur, Biga’daki İÇDAŞ fabrikalarında 2009’dan bu yana faaliyette olan ve, Marmara Denizi’nden alınan suyu ters osmoz yöntemiyle Denis Suyu Arıtma kullanan İÇDAŞ gibi firmalar dışında; üreticiler için “Çanakkale’de doğrudan tarımsal sulama için kullanılan bir deniz suyu arıtma sistemi örneğine rastlamadım. Uygulamalar daha çok içme suyu ve sanayi amaçlı yürütülüyor. Biga’daki İÇDAŞ tesislerinde ters ozmoz yöntemiyle içme-kullanma suyu elde ediliyor ama bu sistemin tarımda kullanıldığına dair bir örnek görmedim. Bozcaada ve Gökçeada’da da öncelik içme suyuna verilmiş.” Şeklinde konuştu.

“Sürdürülebilir Tarım için teknolojiden faydalınlmalı!

Sebze üretiminde ise Çanakkale’nin Türkiye’de ilk sıralarda yer aldığı biber ve domates öne çıkıyor. Hem sofralık hem de salçalık biber üretimi, modern sulama sistemleriyle birleştiğinde verimliliği artırıyor ve su tasarrufu sağlıyor. Domates üretimi de bölge ekonomisinin en güçlü kalemlerinden biri olmaya devam ediyor. Bunun yanı sıra seracılıkta kullanılan damla sulama ve basınçlı sistemler sayesinde domates, biber ve salatalık gibi ürünler daha verimli şekilde yetiştiriliyor. Bu durum, sebze üretiminde sürdürülebilirliği destekleyen en önemli adımlardan biri.

“Damlaya Damlaya Çeltik Olur Projesi %50 su tasarrufu sağladı”

Çeltik üretiminde damla sulamanın önemine dikkat çeken Songur, “Çeltik suyu en fazla isteyen bitkilerden biri olduğu için kuraklık dönemlerinde ciddi bir sorun ortaya çıkıyor. Damla sulama sayesinde suyun yüzde 50’ye varan oranda daha tasarruflu kullanılması sağlanıyor. Çanakkale’de yürütülen proje çiftçilere verilen hibe destekleriyle bu yöntemi giderek yaygınlaştırıyor. Uzun vadede düşünüldüğünde hem su kaynaklarının korunması hem de çeltik üretiminin devamlılığı için damla sulama kaçınılmaz. Aksi takdirde çeltik üretimi çok zor.” belirtti.

Ekolojik tarımda son yıllarda yeni popüler olan Aronya gibi meyveler Çanakkale tarımında öncü olmaya aday mı?

“Aronya ve Alternatif Ürünler Bölgeye Katma Değer Sağlayacak”

“Yüksek antioksidan içeriğiyle ‘süper meyve’ olarak bilinen aronya, Çanakkale’nin iklim ve toprak yapısına çok uygun. Altıkulaç, Reşadiye ve Hamdibey gibi köylerde aronya bahçeleri kurulmuş durumda. Doğru destekler ve üretici birlikleriyle bu meyve bölgeye ciddi bir katma değer kazandırabilir.”

“Zeytin, Badem ve Üzüm Sürdürülebilirlikte Öne Çıkıyor”

Songur, iş gücü, maliyet ve su tasarrufu açısından sürdürülebilir ürünleri şöyle sıraladı: “Çanakkale’de zeytin, badem ve üzüm gibi çok yıllık bitkiler en güçlü adaylar. Lavanta, adaçayı ve aronya gibi alternatif ürünler de az suya ihtiyaç duyuyor ve organik tarıma uygun. Kuru tarım ürünlerinde nohut ve arpa, sebze üretiminde ise domates ve biber bölgenin geleceğinde öncü olacak ürünler.” aktardı.

Bütüncül Yaklaşım Şart

Songur, konuşmasının sonunda; “Sonuç olarak, sürdürülebilir ürün seçimi yalnızca ekonomik kazançla sınırlı düşünülmemeli. İklim koşullarına uyum, su verimliliği, toprak sağlığı ve çiftçinin iş yükü de dikkate alınmalı. Bu çok yönlü bakışla Çanakkale’de zeytin, badem ve üzüm gibi geleneksel ürünlerin yanı sıra aronya, lavanta, nohut, arpa ve özellikle domates ile biber üretimi, tarımın geleceğinde öncü rol oynamaya aday görünüyor.” Dedi.

İlgili Haberler

Çanakkale’de ev almak isteyenleri ilgilendiriyor: Temmuz rakamları açıklandı
13.08.2026
Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci'den "Ek Zam" Çağrısı
13.08.2026
Çanakkale’de temmuz ayında 1.015 konut satıldı
13.08.2026
Çanakkale kişi başına ihracatta 314 dolarda kaldı
13.08.2026
Turgay Kılıç ve Heyeti Çan ve Yenice ziyaretinde
13.08.2026
Biga'da Salça Kazanları Kaynıyor, Üretici Hesap Yapıyor
13.08.2026
Bakan Ersoy hizmet sektörü temsilcilerini kabul etti
13.08.2026
Kuzey Ege Zeytinyağı Lisanslı Depoculuk Projesi için imzalar atıldı
12.08.2026
Kocadere’de dalından sofraya şeftali yolculuğu başladı!
12.08.2026
Çanakkale Havalimanı'nı temmuz ayında 9 bin 952 yolcu tercih etti.
12.08.2026
Turgay Kılıç açıkladı: ÇTSO üyeliğini kazandıran iş ağına dönüştürecek proje
11.08.2026
Troya Festivali’nde El Emeği Ürünler Halk Bahçesi’nde Görücüye Çıktı
11.08.2026
Kaz Dağları’nın lezzeti Bayramiç Beyazı’nda 10 bin tonluk rekolte beklentisi!
11.08.2026
“Yörük Eliyle, Yörük Gönlüyle” 18 Mart Camii'nde çocukları sevindirdi
10.08.2026
Mehmet Budak: "Borç Kıskacındaki Esnaf Çözüm Bekliyor"
09.08.2026
Turgay Kılıç’tan ÇTSO üyelerine finansman desteği: “Doğru bilgiyle buluşturacağız”
08.08.2026