Özellikle kadınların el ile kendisini muayene etmesinin yanı sıra, 30 yaşından itibaren yapılan düzenli kontroller hayat kurtarıyor. Meme kontrolleri sıklığı, kişinin genetik yatkınlığına ve olası şikayetlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten uzmanlar ,“Meme kanserine karşı harekete geçin. Düzenli beslenme, aktif spor ve rutin kontroller ile hastalığı önleyin. Meme kanserinden korkmayın, farkında olun.” diyor. Kanser, tüm dünyada ölüme neden olan hastalıklar sıralamasında kalp damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer almaktadır. Kanserler arasında cinsiyet gözetmeksizin en çok ölüme neden olan kanser, akciğeri kanseri; kadınlarda ikinci en sık ölüme neden olan kanser türü ise meme kanseridir. Meme kanseri 40-50 yaş arası kadınlarda ise tüm ölüm nedenleri arasında ilk sırada gelmektedir. Dünyada her yıl 10 milyon kanser olgusunun varlığı bilinmektedir. Bu olguların 1 milyonu (%10) meme kanseridir. Nadir olarak erkeklerde de meme kanseri gelişebilmektedir. Her 100 kadına karşı 1 erkek meme kanseri tanısı almaktadır. Meme kanserinin büyük halk sağlığı sorunudur. ABD'de 1970'lerde kadınların yaşam boyu meme kanserine yakalanma olasılığı 1/13 iken günümüzde 1/8 oranına ilerlemiştir. Bu artış mamografi ve tarama programları sonucunda teşhisin yaygınlaşmasıyla beraber, meme kanseri için mevcut olan risk faktörlerinde artış ile açıklanabilir.
RİSK FAKTÖRLERİ
Değiştirilemez risk faktörleri:
KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜR: Her 100 kadına karşı 1 erkek meme kanseri tanısı almaktadır.
GENÇLERİ SEVMİYOR: Meme kanserinin görülme sıklığı yaşla beraber artış gösterir.
GENETİK MİRAS: Tüm meme kanseri vakalarının %5-10’u genetik geçişlidir. Özellikle BRCA1 ve BRCA 2 genlerinde mutasyonun gösterildiği bireyler risk altındadırlar.
AİLE HİKAYESİ: Tüm meme kanser vakalarının %15-20’sinde aile hikayesi mevcuttur. Birinci derece yakınlarında 40 yaş altında meme kanseri görülmüş olması, birinci ve ikinci derece akrabalarda iki taraflı meme kanseri görülmüş olması, babada meme kanseri olması, 60 yaş altı iki meme kanseri yakını bulunması veya yaşa bakılmaksızın ailede üç meme kanseri öyküsünün olması durumlarında ailesel meme kanserinden bahsedilir.
AYNA ETKİSİ: Meme kanseri tanısı ile tedavi görmüş olan hastaların diğer memesinde kanser görülme riski 3-4 kat artmıştır.
BEYAZ TENLİLER RİSK ALTINDA: Beyaz ırkta meme kanseri riski daha yüksektir.
ANORMAL BİYOPSİ SONUÇLARI: Bazı proliferatif hastalıkların biyopsi ile tespit edilmiş olması, takip açısından önemlidir. Biyopsinin kendisi riski artırmaz.
YOĞUN MEME DOKUSU: Mamografik olarak saptanır, mamografinin duyarlılığınıda azaltır.
RADYOTERAPİ ÖYKÜSÜ:Göğüs bölgesine daha önceden radyoterapi almış olmak.
ERKEN REGL BAŞLANGICI: 12 yaştan önce adet görmeye başlamak, 54 yaşından sonra adetten kesilmek, östrojen hormonuna maruziyet arttığı için risk artışına sebep olmaktadır.
Değiştirilebilir risk faktörleri:
GEÇ ANNE OLMAK:30 yaşından sonra ilk canlı doğumu yapmak, hiç doğum yapmamak ya da emzirememek
HORMON TEDAVİSİ: Menopoz semptomları için verilen tedavileri içermektedir. 5 yıldan uzun kullanımı meme kanseri açısından riski artırır. Her menopoza girilen kadına verilmesi önerilmez.
DOĞUM KONTROL:Riski çok artırmaz, 14 yıldan uzun aralıksız kullanımda riskin arttığı söylenmektedir, ilaçların kesilmesi ile risk normale döner.
ALKOL VE SAĞLIKSIZ BESLENME:Düzenli alkol tüketimi,obezite ve yağlı diyetle beslenmek, vücutta dolaşan östrojen hormonu miktarında artıştan dolayı meme kanseri riskide artmaktadır.Fiziksel aktivite eksikliği de meme kanseri görülme sıklığını arttırır.
ERKEN TEŞHİS İÇİN KENDİNİZ DOKTOR OLUN
Meme kanserine bağlı ölümleri azaltmanın en etkin yöntemi erken tanıdır. Bu amaçla pek çok ülkede tarama çalışmaları yapılmaktadır.Tarama, bir hastalığa yakalanma ihtimali olan ancak o hastalık için herhangi bir bulgu vermeyen popülasyonda, hastalık klinik olarak ortaya çıkmadan önce tanı koyulabilmesi için yapılan çalışmalara verilen isimdir. Meme kanseri taramalarında hastanın kendi kendine muayenesi, doktor tarafından muayene ve mamografi kullanılmaktadır. Bu taramalar sonucunda pek çok uluslararası çalışma meme kanserinden ölümlerin %30-40 azaldığını göstermektedir. Kendi kendini muayene, her kadının kendi memelerini sırası ile muayene etmesidir. Amaç her bir kadının erken yaşlardan başlayarak kendi normal meme dokusunu tanıması ve herhangi bir olağandışı değişikliği erkenden fark ederek sağlık kuruluşlarına başvurunun yapılmasıdır. Dahası kendi memesinin sorumluluğunu almasıdır. Toplumumuzda meme kanserine yakalanan kadınların %60-70'i hastalığı kendileri tespit etmektedir. BÜLTEN