Bu durum, yaz tatilinde evlerini güven altına almak isteyenler için ek teminatlar sunan konut sigortasının tercih edilmesine neden oluyor. Ancak konut sigortası primlerinde yaşanan ciddi artışlar, dikkatleri üzerine çekiyor. Geçen yıla göre primlerin 5 bin 300 liraya kadar yükseldiği belirtiliyor. Bazı banka ve sigorta şirketlerinin ise bilgi vermeden zamlı tarifelerle poliçe yenilediği iddia ediliyor. Tüketicilerin böylesi durumlarda cayma hakkı var mı, yasal mı, Enver Şişeci'nin Haber Global'e verdiği açıklamalardan öğrenelim.
TÜKONFED Sigorta Komisyonu Üyesi Enver Şişeci, konut sigortası ve tüketici hakları konusunda önemli bilgiler paylaştı. DASK'ın zorunlu olduğunu ve sadece depremin neden olduğu riskleri teminat altına aldığını belirten Şişeci, konut sigortasının ise daha geniş bir koruma sağladığını vurguladı. Bu sigortaların enkaz kaldırma, kira geliri kaybı gibi teminatları kapsayabileceğini belirtti.
Konut sigortasının zorunlu olmadığını ancak Türkiye'de her 4 evden birinde bu sigortaya sahip olunduğunu açıklayan Şişeci, bankaların konut kredisi kullanırken sigorta yaptırmayı talep edebileceğini fakat tüketiciye istediği sigorta şirketinden poliçe yaptırma hakkının olduğunu ifade etti.
Sigorta primlerindeki artışların enflasyon ve değerleme kaynaklı olduğunu belirten Şişeci, tüketicilerin farklı sigorta acentelerinden teklif alarak en uygun poliçeyi seçebileceğini söyledi.
Tüketicilerin poliçeden cayma veya iptal etme hakkı olduğunu belirten Şişeci, bankaların kredi ilişkisi olan konutlarda sigortasız kalınmaması için sigorta yaptırmayı isteyebileceğini ancak tüketiciye istediği sigorta şirketinden poliçe yaptırma hakkının olduğunu vurguladı.