Kaleninsesi ← Ana Sayfa
Kültür

Hıdırellez Bayramı Nedir, Neden Kutlanılır ?

✍️ Haber Merkezi 📅 06 Mayıs 2023 13:55 👁️ 88 görüntüleme

Her yıl baharın gelişini müjdelediği düşünülen ve 6 Mayıs'ta kutlanan Hıdırellez Bayramı'nın nereden geldiğini, ne anlam taşıdığını sizler için inceledik.

Hıdırellez adı nereden gelir ?

Hıdırellez isminin nasıl oluştuğu ve nereden geldiğine yönelik farklı bilimsel çalışmalar mevcut fakat bunlardan en çok kabul gören; Hızır ve İlyas peygamberlerin isimlerinin birleşmesinden oluştuğu görüşüdür. İki peygamberin 6 mayısta bir araya gelmeleriyle bu günün adı da 'Hıdırilyaz' ve 'Hıdırellez' olarak halk diline yerleşmiştir. 

Adlandırmayla ilgili diğer görüş ise 'Hıdır' isimli bir erkek ve 'Ellez' isimli bir kadının uzun zaman kavuşamayıp 6 Mayıs'ta kavuşması ve kavuştukları çimenlik alanda ölmüş olmalarından dolayı o bölgede başlayan ve 'Hıdırellez' olarak kabul edilerek o günden itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Bu iki görüşün de bilimsel bir kaydı olmadığı ve efsanelere dayandığını belirtmekte fayda var. 

Hıdırellez'in Türk kültüründeki yeri

Türk kültüründe çok geniş ve derin izleri olan Hıdırellez Bayramı Anadolu ve Ortaasya'da her yıl 5-6 Mayıs tarihlerinde baharın gelişini kutlamak için gerçekleştirilen bu etkinlik; özünde insanların bir araya gelmesi, geleneklerin yeni nesillere aktarılması, birlik ve beraberlik duygusunun güçlendirilmesi ve yeni yılın bereketli geçmesi gibi amaçlar taşır. 

Baharın gelişinin yeni bir yıl olarak kabul edildiği bu günlerde kurban kesimi mezarlık ziyareti gibi etkinliklerin yapıldığı bilinmektedir. Bu durum da Türk'lerin Hıdırellez bayramına ne kadar önem verdiğini açık bir şekilde gösteriyor.

Çok geniş bir kutlama alanına sahip olan Hıdırellez bayramı ülkemizin her yerinde gruplar aracılığıyla veya bireysel olarak kutlanmasının yanı sıra; Aydın, Antalya, Bolu, Balıkesir, Çanakkale, Sinop, İzmir, Tokat, Zonguldak gibi Türkmen nüfusun çoğunlukta olduğu yerlerde gelenek tüm yönleriyle yaşatılarak Hıdırellez Bayramı adıyla aslına uygun olarak sürdürülmeye devam ediliyor. Hıdırellez bayramı sadece müslüman coğrafyada değil Hristiyan Gagavuzlarda ve Makedonlarda da aslına uygun biçimde kutlanmaktadır. 

Ülkemizin ve Türk coğrafyasının hemen her kasabasında farklı ve zengin etkinliklerle kutlanan Hıdırellez bayramında genel olarak bu bayramı kutlayan hemen herkesin; hastalıklarına çare, sosyal dilekler, mutluluk, kısmet gibi istekleri bu bayrama verilen değer doğrultusunda kabul olacağına inanılarak dilenir. 

Kutlamalar ve dileklerin çeşitlilik gösterdiği bu bayramda ülkemizde de farklı kutlamalar gerçekleşmektedir. Örneğin; Ağrı-Iğdır yöresinde gül ağacının dibine testi konulup içine alyans atılırken, yine aynı bölgede tuzlu ekmek yapıp kuşlara yedirilmesi ve ekmeği yiyen kuşların uçuş istikametinden kısmet bekleme ve bir parçasını yiyip uyuma, Alanya'da sabah ezanı kırk dalgadan su alınıp bu su ile yıkanma, Afyon'da yine sabah ezanı yere taştan küçük bir ev yapılarak o sene içinde ev sahibi olmayı bekleme, Ankara'da biber kabağını Hıdırellez günü kısmeti kapalı kızın başının üstünde açarak kısmetinin açılacağına inanılması, Balıkesir ve Çanakkale yörelerinde yine sabah ezanı güneşin vurmadığı suda yıkanmak eve dönüşte güzel ve mümkünse mor çiçekler toplayarak onlarla evin kapısını süslemek, yine Çanakkale yöresinde sabah erken uyanıp çimlere ayak basmak; köprüden geçmek gibi yaygın davranışlar günümüzde de sürdürülmektedir. 

Ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine hemen her şehrinde birbirine benzeyen bu uygulamaları görmek mümkündür. Bu uygulamalarda maksat geleneğin yaşatılması ve birlik duygusunu kuvvetlendirmektir. Geçmişte bazılarını örneklendirdiğimiz geleneklerden beklenti yüksek olsa da günümüzde bu durumumun sembolik hale geldiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Bu uygulamaların ve inanışların temelleri ayrı bir araştırma konusu olmakla birlikte bir mevsimden başka bir mevsime geçiş aşamasında dünyanın bile enerjisinin değiştiğini, insanların da bu enerjiyi farkedip doğadan ve inandıkları kutsal değerlerden bir şeyler beklemeleri yersiz olmaz. Aksine en başta değindiğimiz gibi toplumsal bir bilinç ve hafıza oluşturması açısından bu tarz etkinlikler ve bu günlere verilen önemin kıymeti gelenek aktarımı ve yaşatılması açısından önemlidir. 

Ateşten atlama

Hıdırellezde en sık yapılan hatta bayramla sembolleşen uygulamalardan biri olan ateşten atlama etkinliği için bilimsel kaynaklar baharın gelişiyle yeni bir döneme girildiğini ve bu yeni döneme kutlamalarla girecek olan insanların kötülüklerden arınmak için ateşi kullandıklarını, ateş aracılığıyla arınarak hafiflediklerini ifade ediyor. 

İlgili Haberler

Sundance Prömiyerli "Davet" Geliyor
12.08.2026
Troya Atı’nın sırrı 2 bin 700 yıllık vazoda ortaya çıktı! İşte bilinen en eski tasviri
11.08.2026
63. Uluslararası Troya Festivali’nde Selin Geçit rüzgârı
11.08.2026
Doğaya Sanat Programı Kazdağları'nda Başladı
11.08.2026
“Gözkırpankız” Neden Silindi? Cemil Onay Yıllar Sonra Açıkladı
10.08.2026
“Kaz Dağları’nın Fısıltısı Kuş Düşleri” Sergisi sanatseverlerle buluşuyor
10.08.2026
6. Bozcaada Kültür, Sanat ve Bağbozumu Festivali’nde Çan Kahot rüzgârı esecek
10.08.2026
Gümüşçay Panayırı yoğun ilgiyle sona erdi
10.08.2026
Troya’da tarihin izleri ortaya çıkıyor; 2 Bin Yıllık Roma Caddesi'nde kazı çalışması!
10.08.2026
Miz Volume XII Grup Sergisi Galeri/Miz'de
10.08.2026
700 yıllık fetih ruhu marşlarla yaşatılıyor
10.08.2026
Fevzipaşa’da Akşam Pazarı Büyük İlgi Gördü
09.08.2026
63. Uluslararası Troya Festivali programları dolu dolu geliyor
09.08.2026
Gümüşçay’a renk katan panayır!
09.08.2026
Bozcaada’da sinema keyfi!
09.08.2026
Gökçeada’da 30 Ağustos coşkusu: Ufuk Beydemir sahne alacak
09.08.2026