T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı ve DOSİMM tarafından yetkisi olan Türkiye'nin tek online müze mağazası olan Müzedenal, Troya Müzesi’ni Haftanın müzesi seçti.
Müzedenal Sosyal Medya Hesabından, “2020 yılı Avrupa Yılın Müzesi Özel Ödülü’nü kazanan Troya Müzesi, hem Truva kenti eserlerine hem de Marmara bölgesinde bulunan diğer antik kentlerdeki tarihi eserlere ev sahipliği yapıyor. Ziyaretçiler müzeyi gezerken 7 başlığa bölünmüş bir hikayeyi takip ederler: Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya Savaşı, Antik Dönemde Troas ve İlion, Doğu Roma ve Osmanlı Dönemi, Arkeoloji Tarihçesi, Troya’nın İzleri... İnteraktif öğelerin de bulunduğu ziyaretçi dostu bu ödüllü müzeyi gezmek için tatil planlarınıza Çanakkale’yi de eklemeyi unutmayın” paylaşımında bulunarak duyurdu.
‘Troya Müzesi Görülmesi Gereken Üç Eser’ başlığı ile Truva Kralı Priamos’un kızı Polyksena’nın kurban edilmesini anlatan Milattan Önce 500 yılına ait olan lahit, Dardanos Aphrodit’i olarak anılan Milattan Önce 4’üncü yüzyılın ünlü heykeltıraşlarından Praksiteles’e ait Knidos Aphroditesi’nin yerel olarak üretilmiş kopyası ve 2005 yılında Parion antik kenti Nekropol alanı kazılarında mezardan çıkan cm yüksekliğindeki bronz amfora yer aldı.
Zengin betimlemeleri ve figürleriyle;
POLYKSENA LAHDİ
Polyksena Lahdi, 1994 yılında Çanakkale Müzesi'nin, Gümüşçay ovasındaki tümülüste yaptığı kurtarma kazıları sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Prokonnesos mermerinden yapılmış olan lahdin, dört yüzü de kabartmalarla bezenmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığına göre, 1994’te gün ışığına çıkarılan ve Troas’ta Pers hâkimiyetini (ve Troya Savaşı’nın gelişen olaylarını) temsil eden Polyksena Lahdi, Biga Arkaik Dönem MÖ 6’ıncı yüzyıl yani Milattan Önce 520-500 tarihlenir.
Polyksena Lahdi, Çanakkale merkeze 110 kilometre uzaklıkta, Biga İlçesi, Gümüşçay Beldesi’nde, Kızöldün Tümülüsü’nde, 1994 yılında bir kaçak kazı ihbarı üzerine yapılan kurtarma kazısında bulunmuştur. MÖ 6’ıncı yüzyıla ait olup Anadolu’da, bugüne kadar bulunan figürsel anlatımlı lahitlerin en erken örneğidir. Uzun kenarlarından birinde, Troia Kralı Priamos ile kraliçe Hekabe’nin küçük kızları olan Polyksena’nın kurban edilmesi olayı betimlenmiştir. Bu nedenle eser, Polyksena Lahdi olarak anılmaktadır. Aynı kenarın kapak kısmında açılan bir delik, lahdin antik dönemde bir soygun geçirdiğine işaret etmektedir.
İLK DEFA BİR ESER ÜZERİNDE ÇEŞİTLİ KONULARA YER VERİLDİ
Polyksena lahdinden önce Yunan kültürünün hakim olduğu Anadolu’da, lahitlerde ve tapınakların cephelerindeki kabartmalarda Yunan mitolojisinden sahneler işlenirken, Pers hakimiyeti ile sosyal olayları içeren düğün, başka bir olay için süslenme ya da bir ölünün arkasından ağlama törenlerini anlatan sahneler işlenmektedir. Ayrıca Polyksena’nın kurban edilişinin bir mezar kabartması olarak işlenmesi, Anadolu halkının Milattan Önce 6’ıncı yüzyıl sonundaki düşünce yapısını ortaya koymakta, Troia Savaşlarının halk üzerindeki etkisini ve halkın kendisini Troia’lı olarak benimsediğini göstermektedir. Polyksena lahdinde bütün yüzlerdeki konular birbirleriyle bağlantılı olarak işlenmiş, ilk defa bir eser üzerinde birden fazla konuya yer verilmiş ve aynı zamanda lahit üzerinde 37 insan figürüne yer verilerek oldukça zengin bir betimleme oluşturulmuştur.
Antik dönemde en çok kopyası üretilen heykel;
DARDANOS APHRODİTE HEYKELİ
1959 yılında İstanbul Arkeoloji Müzesi tarafından Dardanos Tümülüsü’nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında, mezar odasında bulunan eserlerin en önemlisidir. Mezar bir aile mezarı olup 5’inci yüzyıldan1’inci yüzyıl sonuna kadar kullanım görmüştür. Kireçtaşından yapılmış üç ölü yatağı bulunan ana mezar odasında bronz ve gümüş kaplar, altın küpe ve diademler, terrakotta (pişmiş toprak) heykelcikler, mücevherler, kandiller, tekstil ve ahşap eşyalar bulunmuştur. Beyaz boyalı ve altın yaldız bezeli, 31,5 santimetre boyundaki terrakotta Aphrodite heykeli buluntular arasındaki en dikkat çekici eserdir. Literatürde Dardanos Aphroditesi olarak anılan heykel, MÖ 4’üncü yüzyılın ünlü heykeltıraşlarından Praksiteles’e ait Knidos Aphroditesi’nin yerel olarak üretilmiş bir kopyasıdır. Orijinali bulunamamış olan Knidos Aphroditesi, antik dönemde kopyası en çok yapılan heykellerden birisidir. Dardanos Aphroditesi diğer kopyalardan farklı olarak, kolunda ve bacağında Asklepios’un simgesi olan yılan biçimli pazubent taşımaktadır.
Kuzey Ege’nin Parlayan Yıldızı Parion’dan;
BRONZ AMPHORA
2005 yılı Parion Antik Kenti kazılarında Kentin Güney Nekropolünde bulunmuştur. 34 cm yüksekliğindeki Amphoranın gövdesindeki ana sahnede Dionysos’un dinsel seremonisi içinde kendinden geçmiş şekilde dans eden Satyr ve Menad figürleri işlenmiştir. Figürlerin ellerinde Thyrsos ve meşaleler, sırtlarında arkaya doğru savrulmuş panter postu bulunmaktadır. Aplik olarak yerleştirilmiştir her iki kulbun altında çok iyi işçiliğe sahip Eros figürleri bulunmaktadır. Kaidesi İonik Kyma ile süslenmiş ve üçgen ayrıntılar içinde gümüş kullanılmıştır.
Damla YELTEKİN