“Semt Pazarlarımızı Zincir Market Anlayışına Teslim Etmeyeceğiz”
Mahalle kültürü, güven ve doğrudan temasın sembolü olan semt pazarlarının dijital ödeme sistemlerine zorla entegre edilmesinin, halkı zincir marketlerin kısıtlayıcı düzenine mahkûm etmek anlamına geldiğini vurgulayan Gürbüz, şunları söyledi: “POS cihazı zorunluluğu, sadece teknolojik bir uygulama değil, toplumsal hafızamıza da müdahaledir. Pazardan biber almak isteyen bir annenin eline POS fişi tutuşturmak, onu bankacılık sistemine bağımlı hale getirmek kabul edilemez. Herkesin dijital cüzdanı, kartı ya da banka hesabı olmayabilir. Bu, halkı borçlandırmak, takip altına almak ve kontrol etmek isteyen bir sistemin parçasıdır.”
“Kartın Yoksa Alışveriş de Yok” Dönemine Mi Giriyoruz?
POS cihazlarının komisyonlu satış ve taksitli alışveriş gibi zincir market alışkanlıklarını semt pazarlarına taşımaya çalıştığını dile getiren Gürbüz, “Yıllardır cebindeki son bozuk parayla pazardan taze sebze-meyve alan vatandaşlarımız, artık ‘nakit yoksa alışveriş de yok’ dayatmasıyla karşı karşıya bırakılıyor. Bu durum sosyal adaleti ve ticaret özgürlüğünü tehdit ediyor. Sadece esnafın değil, tüketicinin de cebine, iradesine ve tercihine müdahaledir” dedi.
“Şimdi Değilse Ne Zaman?”
CHP olarak semt pazarlarının geleneksel yapısının korunması ve her yurttaşın nakit veya dijital ödeme tercihlerine saygı gösterilmesi gerektiğini savunduklarını ifade eden Gürbüz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Sistemin eli artık semt pazarlarına kadar uzandıysa, ‘dur’ demenin zamanı gelmiştir. Er ya da geç değil, tam şimdi! Bu ülkenin vatandaşları pazardan alışveriş yaparken özgür olmalıdır, bankaların, cihazların ve dijital kimliklerin gölgesinde değil.”