← Ana Sayfa
Kültür

Gelibolu'da Osmanlı'nın İlk Garnizonu: Azaplar ve Erken Dönem Denizci Birlikleri

✍️ Tuğde Yıldırım 📅 04 Ekim 2025 16:57 👁️ 24 görüntüleme

1421-1422 yıllarında Gelibolu’da kurulan ilk Osmanlı garnizonu, Osmanlı'nın askeri teşkilatlanmasında önemli bir dönüm noktası oldu. Azaplar, denizci birlikler ve Balkan kökenli askerlerle şekillenen bu yapı, Osmanlı’nın sınır savunmasında ve deniz gücünde temel rol oynadı.

Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk denizci garnizonu 1421-1422 yıllarında Gelibolu’da kuruldu. Kısa ömürlü olmasına rağmen bu ilk askeri yapılanma, Osmanlı’nın hem deniz hem kara gücünün temellerini oluşturdu. Saken Beisenuly’nin çalışmaları ışığında ortaya çıkan bilgilere göre, bu ilk garnizonun temelini “hafif silahlı gazmüller” ve Azaplar oluşturuyordu.

Azaplar, yani “bekâr” anlamına gelen gönüllü askerler, Anadolu Türkleri arasından seçiliyor ve yalnızca seferlerde maaş alıyorlardı. XIV. yüzyıldan itibaren birçok Türk beyliğinde denizci birlikler olarak da görev alan Azaplar, zamanla Osmanlı ordusunun güçlü yapılarından biri hâline geldi. Yay, kısa kılıç ve çeşitli ok türleriyle donatılan bu askerler, Bizanslı kaynaklara göre Gelibolu’da ilk Osmanlı garnizonunun belkemiğiydi.

Sempozyumlarda ve akademik çalışmalarda sıkça ele alınan bu dönemde, Yaya ve Piyade birlikleri de önemli rol oynadı. Genellikle 30 kişilik birlikler hâlinde organize edilen bu askerlerin bazıları aktif savaşırken, diğerleri lojistik destek sağladı. Yaya askerleri Balkanlar'da toprak tahsisiyle görevlendirilmiş Türkler arasında oluşturulmuştu.

Beisenuly’nin aktardığına göre, Gelibolu’daki Osmanlı garnizonu yalnızca Türklerden değil; Yunan, Sırp, Bulgar ve Eflak kökenli Müslüman askerlerden de oluşuyordu. 1474 yılına ait Osmanlı kaynaklarında, Gelibolu’da Yunanca konuşan iki Müslüman birimden söz edilirken, bu birliklerin birinin kürekçilerden, diğerinin ise Zenberekçi okçulardan oluştuğu belirtiliyor. Ayrıca, denizlerde görev yapan Azap takımlarının da varlığına dikkat çekiliyor.

Azaplar, sadece kara savaşlarında değil, aynı zamanda kalelerin güvenliğinden gemi savunmasına kadar pek çok görevde yer aldı. XVI. yüzyıldan itibaren kale (lahana azabı) ve deniz (deniz azabı) birimleri olarak ayrıldılar. Her 20-30 yerleşim yerinden bir asker çıkarılarak, sınır güvenliğini sağlamak üzere Azap birliklerine katılım zorunlu hâle getirildi.

Öte yandan, Balkanlar’dan gelen askerî destek birimleri de Osmanlı’nın askerî teşkilatında önemli bir yer edindi. Genellikle ağır süvari olarak görev yapan bu askerler arasında piyadeler de vardı. Bulgaristan’da at bakımı gibi görevleri de üstlenen bu birlikler, zamanla Osmanlı ordusunun yardımcı kuvvetleri arasında yer aldı.

İlgili Haberler

Sundance Prömiyerli "Davet" Geliyor
12.08.2026
Troya Atı’nın sırrı 2 bin 700 yıllık vazoda ortaya çıktı! İşte bilinen en eski tasviri
11.08.2026
63. Uluslararası Troya Festivali’nde Selin Geçit rüzgârı
11.08.2026
Doğaya Sanat Programı Kazdağları'nda Başladı
11.08.2026
“Gözkırpankız” Neden Silindi? Cemil Onay Yıllar Sonra Açıkladı
10.08.2026
“Kaz Dağları’nın Fısıltısı Kuş Düşleri” Sergisi sanatseverlerle buluşuyor
10.08.2026
6. Bozcaada Kültür, Sanat ve Bağbozumu Festivali’nde Çan Kahot rüzgârı esecek
10.08.2026
Gümüşçay Panayırı yoğun ilgiyle sona erdi
10.08.2026
Troya’da tarihin izleri ortaya çıkıyor; 2 Bin Yıllık Roma Caddesi'nde kazı çalışması!
10.08.2026
Miz Volume XII Grup Sergisi Galeri/Miz'de
10.08.2026
700 yıllık fetih ruhu marşlarla yaşatılıyor
10.08.2026
Fevzipaşa’da Akşam Pazarı Büyük İlgi Gördü
09.08.2026
63. Uluslararası Troya Festivali programları dolu dolu geliyor
09.08.2026
Gümüşçay’a renk katan panayır!
09.08.2026
Bozcaada’da sinema keyfi!
09.08.2026
Gökçeada’da 30 Ağustos coşkusu: Ufuk Beydemir sahne alacak
09.08.2026