Basın açıklamasında, üç aydır herhangi bir somut teklifin sunulmamasına tepki gösterilirken, hükümetin sunduğu son teklifin “lütuf gibi” gösterildiği ifade edildi. Sendika, bu teklifin işçilerin emeğini hiçe saydığını belirterek, “Ne siz teklifi vermiş olun, ne de biz duymuş olalım” ifadeleriyle tepkisini ortaya koydu.
Açıklamada ekonomik şartların ağırlığına da dikkat çekilerek, “Maaşlarımızla bir haftayı bile çıkaramıyoruz. Kiralar uçtu, faturalar gelirken ellerimiz titriyor. Çocuklarımızın beslenmesini, kırtasiye giderlerini karşılayamıyoruz” denildi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’na da çağrıda bulunulan açıklamada, bakanlığın emekçilerin sesine kulak tıkadığı belirtilerek, “Bu mesele sadece kamu işçisinin değil, tüm halkın meselesidir. Sosyal barışa zarar verecek bu belirsizlik sona ermeli” uyarısında bulunuldu.
“Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz!”
TEZ KOOP-İŞ Sendikası, işçilerin artık sabrının kalmadığını vurgulayarak, hükümetin sosyal devlet anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini ifade etti. “Onurlu bir yaşam, adil bir ücret, güvenceli bir gelecek istiyoruz. Bugün hastane önündeyiz, yarın alanlardayız. Bu işin sonu greve kadar gider” denildi.
Basın açıklamasında şu mesajlar öne çıktı: Hükümet bir an önce adil ve kabul edilebilir bir çözüm sunmalı. Toplu sözleşme süreci sosyal diyalog temelinde yürütülmeli. Kamu işçileri daha fazla oyalamaya ve belirsizliğe tahammül edemiyor. Sendika, mücadeleyi büyüterek sürdüreceğini ifade ederken, kamuoyunu da emekten yana dayanışmaya davet etti.