Ezine, Çanakkale’nin en güzide ilçeleri arasında yer alır. Ezine peyniri ile tanınan ilçede görülmesi gereken birçok doğal güzelliğin ve manzara noktasının yanı sıra tarihi yerler de mevcuttur. Bu tarihi yerlerden bazılarının kökeni antik dönemlere dayanır. Roma ve Osmanlı gibi imparatorlukların izleri de görülebilir. İşte Ezine’ni tarihi yerleri…
Aleksandria Troas Antik Kenti
Aleksandria Troas Antik Kenti, Ezine ilçe merkezinden 21 km uzakta Dalyan Köyü sınırları içerisindedir. Antik kente gitmek isteyen kişiler Dalyan Köyü minibüslerini kullanarak bölgeye ulaşım sağlayabilir. Kentin milattan önce 4.yüzyılda Antigonos tarafından kurulduğu bilinir. Çevredeki diğer antik kentlerde yaşayan insanlar bir araya gelerek burada yaşamlarını sürdürmüştür. Anadolu’daki en büyük antik kentlerden biridir. Kentin kalıntılarının bir kısmı günümüze kadar ayakta kalmıştır.
Neandria Antik Kenti
İlçe merkezinden ortalama 13 km uzakta Yahyaçavuş Köyü sınırları içerisinde kalan bir antik kenttir. Antik kente gitmek için Yahyaçavuş Köyü minibüsleri kullanılabilir. Neandria Antik Kenti, Çığrı Dağı üzerinde kuruludur. Aledandria Troas’ın bölgeden ayrılması sonucu kent dağılmıştır. Kentteki birçok eser günümüze ulaşmıştır.
Abdurrahman Camii
İlçe merkezinde yer aldığı için Abdurrahman Camii’nde yürüyerek kolaylıkla gidilebilir. Bulunduğu bölgede inşa edilen ilk camilerden biridir. Bölge Osmanlı topraklarına katıldıktan sonra 1382 yılında inşa edilmiştir. Şu anda hala ibadete açıktır.
Taş Mektep
Bir dönem belediye binası olarak da kullanılan Taş Mektep, ilçe merkezinde Ezine çayının kenarındadır. Abdülhamit Han döneminde 1896 yılında inşa edilmiştir. Çatısı için kiremit, duvarları içinse kesme granit taşlar kullanılmıştır. Günümüze kadar ulaşan iki katlı bir yapıdır. Ziyarete kapalı olduğu için yalnızca dışarıdan gözlenmesi mümkündür.
Yedi Taşlar
Koçali Köyü sınırları içerisinde kalan Yedi Taşlar, Ezine’deki dikkat çeken tarihi yerlerden biridir. Eski bir taş ocağıdır. Tarih boyunca buradan birçok ülkeye taş sevkiyatı gerçekleştirilmiştir. Roma döneminde çeşitli yapılarda kullanılmak üzere sütun üretimi de yapılmıştır. Üretilen sütunların sevkiyatı için o dönemde genellikle denizyolu kullanımı tercih edilmiştir. Bölgedeki taşlar farklı kalıplara sahiptir. Bu taşların ağırlıkları genelde 50 ila 60 ton civarındadır.