Kara kışın ortasında yaşanan sıcak hava, normalde kovanlarda kümelenmesi gereken arıların dışarı çıkmasına neden oluyor. Bu durum, arıların kovanlarını terk etmelerine ve normalde bu dönemde olmaması gereken uçuşlara başlamalarına yol açıyor. Kovanların içindeki arılar, kış aylarında tüketmeleri gereken besinleri harcamaya başlayınca arıcılar bu duruma müdahale etmek zorunda kalıyor.
Arıcılar, kovanlarda kümelenmeyen arıların yiyecek ihtiyacını karşılamak amacıyla Ocak ayının sonlarına doğru kovanları açıp özel olarak hazırlanan arı keki ekliyor. Bu, arıların kış aylarında ihtiyaç duydukları besinleri alabilmeleri için bir çözüm olarak uygulanıyor. Arıcılar, yıllardır bu tür bir durumla karşılaşmadıklarını belirterek, iklim değişikliğinin ve kuraklığın arıcılık faaliyetlerini nasıl etkilediğini gözlemliyorlar.
Erzincan'daki bu olağanüstü durum, çiftçilerin ve doğal yaşamın üzerindeki etkileriyle birlikte, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda toplumun daha fazla farkındalık kazanmasına da neden olabilir.
Yıllardan beri arıcılıkla uğraşan Mustafa Koç, mevsimlerin bu yılki gibi hiçbir zaman olmadığını belirterek, “Erzincan’da ocak ayının sonlarına geldik ortalık kupkuru, dağların tepelerinde tozarak dahi yok. Geçen sene mevsim çok güzeldi, kar yağışı çok iyiydi. Her mevsim kendini yaşattı ve çok bereketli de bir yıl oldu. Ama bu sene bu şekilde devam ederse tarımın bütün kesimlerinde olduğu gibi arıcılıkta da özellikle bizim bölgemizde çok sıkıntılar olacak susuzluk başta olmak üzere” dedi.
Koç, “Arılar şu anda normalde kışlama modunda. Şu anda uyuyor olması, kümelenmiş olması lazım. Donmasını engellemek için ana arıyı aralarına alıp küme halinde olmaları lazım ama arılar çalışıyor. Epeydir, çalışıyor. Hiç kış moduna girmediler. Bu da ister istemez arıları yemleme ihtiyacı doğuruyor. Ama bu şekilde devam ederse yazın da yemleme moduna gireceğiz. Yani bal falan olma ihtimali çok az bu şartlarda. Mevsimin bu şekilde gitmesi arıların bakımını da güçleştiriyor, var olmasını da güçleştirecek” diye konuştu.