Muharrem Erkek konuşmasında: “Artık takiyye yapmaktan vazgeçtiler ve aklındakileri söylemeye başladılar. Biliyorsunuz, şu an Cumhurbaşkanı olan kişi zamanında ‘Eğer benim emir komuta merkezim papaz elbisesi giyeceksin diyorsa giyerim.’ demişti. Artık papaz kıyafeti giymeye dahi gerek duymuyorlar. Bu sözler yenilir yutulur türden değil. Hedefleri artık Cumhuriyeti yıkmak. Cumhuriyeti yıkıp, yerine rantlarını yürüteceği, tecavüzcülere, soygunculara ses çıkarılmayan sözde dini bir yapı kurmaktır. Kahraman merak etmesin, bu ülkenin teminatı biziz. Laikliğin teminatı CHP’dir. Bugün yurttaşlarımız rahatlıkla ibadetlerini yerine getiriyorsa nedeni laikliktir. Bugün Suudi Arabistan, Katar olmadıysak, kadınlarımız istediğimiz düzeyde eşitliğe sahip olamasa da tüm eksikliklerine rağmen Ortadoğu coğrafyasından görece daha iyi durumdalarsa nedeni laikliktir. Meclis Başkanı’nın bunlarla mı sorunu var? Meclis Başkanı’nın kendi sözü mü, yoksa sahibinin sesi mi bilemiyoruz. Malum, açıklamayı yapmadan bir gün önce Cumhurbaşkanı ile baş başa görüştüler. Zamanında Erdoğan ‘hem laik hem Müslüman olunmaz, ya laik ya da Müslüman olunur’ demişti. Bu zihniyetin düşünceleri mi bunlar? Laiklik bu ülkede toplumsal barıştır. Bunun altına dinamit koymak, Meclis Başkanı’nın haddine değildir. Karşı devrimci, anti-laik, Anayasa suçu işleyen bu sözler için Cumhuriyet Savcılarının görev yapması gerekmektedir. Meclis Başkanlığı koltuğu bizim için artık boştur. Laiklik karşıtı görüşleri bu görüşleri tanımıyoruz, saygı da duymuyoruz” dedi.
Bülent Öz ise açıklamasında;” Meclis Başkanı, Laiklik yeni anayasada olmamalı demiş. Başkanlıktan sıkılmış olsa gerek ki, istifa gerekçesini erken açıklamış Meclis Başkan'ı… Meclis Başkanı bu ifadeleri ile Anayasa ihlali yaptığının farkındadır sanırım. Ne acıdır ki, Anayasa'ya bağlılık yemini etmiş Cumhurbaşkanı başta olmak üzere, Meclis Başkan'ı ve iktidar kanadından seçilmiş kişiler Anayasa’ya aykırı söz ve eylemlerde bulunmaktan geri duymuyorlar. Her fırsatta Laik Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı olduklarını beyan ediyorlar. İfade etmeliyim ki, totaliter, faşist Ortadoğu ülkelerinden feyz alanlar Türk Milleti’ne gelecek sunamaz. Laiklik ilkesi Ortadoğu’da yaşanan mezhep temelli vahşi boğazlaşmanın ülkemize sirayet etmesini önleyen en temel ilkelerin başında gelmektedir. Oysa Laik Türkiye Cumhuriyetin kurulmasıyla Türkiye; Ortadoğu Ülkelerinin Önderi ve takip edileni olmuştu. Laiklik, Sadece Devlet ve Din işlerinin birbirinden ayrılması değildir. Laiklik, Din ve vicdan özgürlüğünün teminatıdır. Dini İnançların, çeşitli etnik kökene sahip insanların kardeşçe, birbirlerine saygı içerisinde yaşamalarını sağlayan unsurdur. Laiklik bir de niçin gereklidir biliyor musunuz? Yine Kanunlarımızca yasak olan yurtlarda sapık zihniyetli din tüccarlarından, masum yavrularımızı korumak için gereklidir laiklik. Laikliği kaldırmaya gücünüz yetmeyecektir. Karşı Devrimciler İşgal Ettikleri Makamlardan Ulus Devlete Ateş Ediyorlar ama geldikleri gibi gidecekler. “Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar ülkesi olamaz. En doğru, en gerçek tarikat uygarlık tarikatıdır” dedi. BÜLTEN