← Ana Sayfa
Siyaset

ERKEK: “DEMOKRASİ, ÖZGÜRLÜKLER, HUKUK ASKIYA ALINMIŞ DURUMDA”

✍️ Haber Merkezi 📅 10 Mart 2017 18:33 👁️ 0 görüntüleme

Meclis Genel Kurulunda yargının siyasallaşması ve güncel konularda Partisi grubu adına söz aldı. Ayvacık’ta meydana gelen de...

MUHARREM ERKEK (Çanakkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Halkların

Demokratik Partisi Grubu önerisi üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi saygıyla

selamlıyorum. Çanakkale Milletvekili olarak öncelikle Ayvacık ilçemizdeki deprem bölgesindeki

mağduriyetlerle ilgili tespitlerimi hem yüce Meclisle hem kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.

Öncelikle, yaraların sarılması konusunda özveriyle çalışan Çanakkale Valiliğimize, AFAD’a,

Kızılay’a, belediyelerimize, sivil toplum örgütlerine, gönüllü olarak çaba gösteren tüm

hemşehrilerime çok teşekkür ediyorum. Ayvacık ilçemiz üç aydır maalesef sarsıntılarla geçiriyor gecesini gündüzünü ve bölge insanının

psikolojisi son derece olumsuz etkilendi doğal olarak; çocuklar geceleri uyuyamıyorlar, evleri

sağlam olan insanlar dahi geceyi evlerinde geçiremiyorlar.

Yakın zamanda, Küçükkuyu’da da, Ayvacık ilçemizin Küçükkuyu beldesinde de bir sel felaketi

yaşandı. O nedenle, Ayvacık ilçemizin, ilçe esnafının sorunlarının giderilmesi için ivedi

tedbirler alınması zorunluluk arz ediyor. Ayrıca, Bakanlar Kurulunun aldığı genel hayatı

etkililik kararı olumlu da olsa, yeterli değil. Bölge insanının, evleri yıkılan, evleri ağır hasar

gören bölge insanının temel sorunu evlerinin yapımı konusu. Sosyal devlet ilkesi gereğince

Hükûmete düşen, ciddi mağduriyete sürüklenmiş bu insanların evlerini hiçbir talep olmadan

devletin yaptırması; ki devletin buna gücü olduğunu biliyoruz, yeter ki bu konuda Hükûmet

gerekli siyasi iradeyi göstersin.

Duyduk ki orada evleri yıkılan ve evleri ağır hasarlı olan vatandaşlardan belli bir miktar para

talep edilmiş, uzun vadeli geri ödemeli şeklinde. Bu son derece yanlış, devlet bu evleri mutlaka

yaptırmalı. Ayrıca, tespit edilen ailelere yapılacak 3.500’er lira yardımlar bir kısım aileye

yapılmış, büyük çoğunluk da ivedilikle bu yardımların yapılmasını, hakkaniyet ilkesi gereğince

bekliyorlar.

Evet, değerli milletvekilleri, olağanüstü hâl dönemindeyiz. Demokrasi, özgürlükler, hukuk

askıya alınmış durumda ve maalesef, “Bu millete olağanüstü hâlde bir referandum

yaşatmayacağız.” diyen Sayın Başbakan açıklamış ki -herhâlde talimat öyle geldi- OHAL üç

ay daha uzayacakmış.

Bu OHAL sürecinde ciddi mağduriyetlere sürüklenen, aileleriyle birlikte, giderilmesi imkânsız

mağduriyetlere sürüklenen aileler var, akademisyenler var, öğretmenler var. Bakın, Ankara’da

yüz yirmi bir gündür Yüksel Caddesi’nde akademisyenler ve öğretmenler -kanun hükmünde

kararnamelerle ihraç edilen kişiler bunlar- oturma eylemi yapıyorlar ve sürekli gözaltılarla karşı

karşıya kalıyorlar. Malatya’da aynı şekilde; Malatya’da elli iki gün oturma eylemi, elli iki gün

gözaltı uygulaması. Aydın’da 17 gözaltı, Bodrum’da bir kişi her gün gözaltına alınıyor;

herhâlde, Kabahatler Kanunu’na göre para cezası kesiliyor. Ki bunlar parklarda, meydanlarda

kamu düzenini hiçbir şekilde olumsuz etkilemeden oturma eylemlerini anayasal haklarına

dayanarak yapıyorlar fakat OHAL sürecinde bir hukuksuzlukla karşı karşıya kalıyorlar.

Çok daha çarpıcı bir bilgi: Bir akademisyen ile bir öğretmen 11 Mart 2017 Cumartesi günü geri

dönüşümsüz ve süresiz olarak açlık grevi kararı aldılar; evet, Nuriye Gülmen adında genç bir

akademisyen ve Semih Özakça adında genç bir öğretmen. Özellikle, iktidar grubunun grup

yönetiminin takdirlerine bunu arz etmek istiyorum. evet, iki genç insan 11 Mart Cumartesi günü

süresiz ve geri dönüşümsüz açlık grevine başlayacak. Belki de yaşamlarını yitirecekler, belki

de hayatları boyunca çok ağır sağlık sorunlarına maruz kalacaklar. Bu konuda mutlaka gerekli

adımlar atılmalı. Bakın, değerli milletvekilleri, son bir ayda 2 akademisyen, 1 doktor intihar etti, son bir ayda 3

kişi yaşamını yitirdi. Yine, son bir ay içerisinde Malatya’da SES, Sağlık Emekçileri Sendikası

eski şube başkanı bir anestezi uzmanı 43 yaşında kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Nasıl yitirdi

biliyor musunuz? İŞKUR’a gidiyor, İŞKUR’dan iş görüşmesi sonucu olumsuz cevap alınca,

İŞKUR’dan çıktıktan sonra kalp krizi geçirip ölüyor. 43 yaşında ve 2 çocuk sahibi. Bu da

KHK’yla ihraç edilmiş bir doktor. Bunlar mutlaka bizim umurumuzda olmalı, bizim

önceliğimizde olmalı. Bunları yakından takip etmek zorundayız, ilgilenmek zorundayız.

KESK’e bağlı sendikalardan bugüne kadar toplam 3.100 kişi ihraç edildi. Bunlar

öğretmenlerimiz, doktorlarımız, akademisyenlerimiz, mimarlarımız, bu ülkenin yetiştirdiği

insanlar ve bunların hiçbiri FETÖ’cü değil, bunların hiçbirinin de terörle bağlantılı olduğuna

kesinlikle inanmıyoruz.

İbrahim Kaboğlu niçin ihraç edildi? Cumhuriyet gazetesinin yöneticileri ve gazetecileri niçin

cezaevinde? Ahmet Şık niçin cezaevinde? 5 bine yakın akademisyen niçin üniversitelerinden

uzaklaştırıldı? Maalesef, OHAL sürecinin bize yaşattığı hukuksuzluklarla, keyfî uygulamalarla

karşı karşıyayız.

Bakın, yargı siyasallaşırsa, yargı bağımsız ve güçlü değilse anayasanız, yasalarınız dünyanın

en mükemmel hükümlerini de içerse temel hak ve özgürlükler, demokrasi güvence altında

değildir.

Yine, suistimalci bir Anayasa değişikliğiyle milletimizi karşı karşıya bıraktınız. Suistimalci

Anayasa değişikliğine en güzel örnek 12 Eylül 2010 referandumunda yaşandı. 26 maddenin 2

maddesi Anayasa Mahkemesi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapıları ve üye

sayılarıyla ilgili değişiklikler yargıyı siyasallaştırma ve ele geçirme operasyonuydu. Sayın

Başbakan bile yıllar sonra “12 Eylül 2010 referandumundan sonra sinsice yargıyı kendi emelleri

doğrultusunda kullandılar.” diyerek bunu itiraf etti. Peki, şimdi ne yapıyoruz? Şimdi, millete

sunulan Anayasa değişikliğinde 16 Nisanda “evet” çıkarsa –ki, biz “hayır” çıkacağına yürekten

inanıyoruz, milletimiz buna “Dur.” diyecektir- ve bu paket yürürlüğe girerse 3 Kasım 2019’u

beklemeden ya da bir erken seçimi beklemeden Hâkimler Savcılar Kurulu, yeni adıyla, otuz

gün içerisinde sıfırdan yenilenecek. Üye sayısı 13’e indirildi, Adalet Bakanı ve Müsteşar direkt

Cumhurbaşkanı tarafından atanacak, kalan 11 üyenin 4’ü yine Cumhurbaşkanınca tek imzayla

atanacak yani 6 üye, kalan 7 üyeyi de bu Meclisin Adalet ve Anayasa Karma Komisyonu

belirleyecek adayların yani yine bir kişinin talimatıyla onun partisinin çoğunluğu tarafından.

Biz hiçbir kişinin, hiçbir grubun eline geçmesini doğru bulmuyoruz yargının. Bu nedenle dahi

milletimiz mutlaka ve mutlaka bu referandumda “hayır” diyecektir çünkü yargının otuz gün

içerisinde bir kişinin eline geçmesi kesinlikle doğru değildir.

Bakın, 2010 yılında, 2014 yılında HSYK yenilendi, bu paket yürürlüğe girerse üçüncü kez

yenilenecek. HSYK, Yargıtay, Danıştay ve Anayasa Mahkemesinin yapılarıyla bu kadar sık

oynanması maalesef yargıyı ele geçirme çabalarının ve yargıda siyasallaşmanın tipik örnekleri.

Eğer yürütmeyi tek başlı yapmak istiyorsanız değerli milletvekilleri, o zaman yürütmenin

yasama ve yargı organları üzerinde hiçbir etkisinin olmaması zorunluluk arz eder ama bu

pakette maalesef partili Cumhurbaşkanlığı uygulamasıyla yasama organı özerinde ciddi bir

etkisi olacak yürütmenin ve atamalarla da yargı üzerinde. Kuvvetler ayrılığının olmadığı

toplumlarda anayasalar yoktur. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi kuvvetler birliğini öngören

bir tek adam rejimidir. Kötü niyetle yapılan düzenlemeler hiçbir zaman kalıcı olamaz değerli

milletvekilleri, bir gün gelir yıkılmaya mahkûmdur ama milletimiz bunun bedelini ağır

ödeyebilir.

Bugün yargı ciddi oranda siyasallaşmış durumda, maalesef iktidar tarafından bu gerçekleştirildi

ve 15 Temmuz darbe girişiminin temelinde maalesef 2010 referandumu yatmaktadır, iktidarla

FETÖ’nün geçmişteki iş birliği ve sonraki çatışmaları yatmaktadır. Bugün adalet tanrıçası

Themis maalesef ülkemizde adalet terazini artık tutmuyor, adalet terazisi birilerinin elinde, bu

nedenle biz adalet için 16 Nisanda “hayır” diyeceğiz diyorum.

Teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum“ dedi.

İlgili Haberler

DEM Parti İmralı heyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşecek
14.08.2026
Eceabat Belediye Başkanı Saim Zileli AK Parti’ye geçiyor
13.08.2026
Çanakkale Esnaf ve Sanatkârlar Birliği’nde önemli ziyaret
13.08.2026
Putin'den Japonya'nın hak iddia ettiği Kuril adalarına ilk ziyaret
13.08.2026
Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Kimse dokunulmaz değildir"
13.08.2026
AK Parti TBMM Grup Başkanı Güler: " Bu yasa gerçek manada bir Türkiye modelidir
11.08.2026
Yeniden Refah Partisi Çanakkale İl Başkanı Mehmet Yüzbaşı’ndan Anafartalar Zaferi Mesajı
10.08.2026
MHP’de Biga Hasan Karabiber’e emanet
10.08.2026
Gökçeada’da MHP’nin Başkanı belli oldu!
09.08.2026
Adalet Bakanı Gürlek, Uğur Mumcu’nun ailesi ile bir araya geldi
07.08.2026
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifin detaylarını kamuoyuyla paylaştı
05.08.2026
Turan; "Çare 2002 ruhudur, çözüm 2002 anlayışıdır"
05.08.2026
Bursa'da CHP'li belediye başkanı kalmadı
04.08.2026
MHP Bayramiç İlçe Kongresi'nde görev Mustafa Kılıç'ın
04.08.2026
Bakan Çiftçi: "(Toplum Yararına Programları) 81 ilimizin valiliklerine toplam 30 bin kontenjan tahsis edilecek"
04.08.2026
MHP’de Bozcaada Mustafa Uysal’a emanet!
03.08.2026