Günümüzde özellikle Fortnite, Roblox, Minecraft ve Call of Duty gibi oyunların gençler arasında popüler olduğunu ve bu oyunların rekabetçi yapıları, strateji gereksinimleri ve sürekli güncellenen içerikleriyle gençlerin ilgisini çektiğini vurguladı.
Dijital oyunların erişilebilirliği sayesinde bağımlılık riskinin arttığını ifade eden Erdem, bu oyunların uzun süreli ve aşırı kullanımının, gençlerin sosyal, akademik ve duygusal yaşamını olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Oyun bağımlılığının, kontrol kaybı, önceliklerin değişmesi ve olumsuz sonuçlara rağmen oyun oynama davranışının devam etmesi gibi belirtilerle kendini gösterdiğini belirten Erdem, oyun bağımlılığının yalnızca bir teknoloji sorunu olmadığını, aynı zamanda bireyin karşılanmamış psikolojik ihtiyaçlarını yansıttığını ifade etti.
Bazı gençlerin oyunlarda başarı ve ödül elde ederek özgüvenlerini artırdığını, bazılarının ise stresli durumlarla başa çıkmak için oyunları bir kaçış yolu olarak kullandığını anlatan Erdem, bu durumun uzun vadede ciddi sorunlara yol açabileceğini uyardı. Oyun bağımlılığının gençlerin akademik başarılarını etkileyebileceğini, ayrıca sosyal becerilerin gelişimini olumsuz yönde etkileyebileceğini belirtti.
Ailelere, çocuklarının oyun alışkanlıklarını sağlıklı bir şekilde yönetmelerine yardımcı olmanın önemini hatırlatan Erdem, gençlerin oyun sürelerini dengeli bir şekilde planlamalarına destek olunması gerektiğini söyledi. Spor, sanat ve grup etkinlikleri gibi alternatif sosyal aktiviteler sunmanın bu konuda etkili bir çözüm olabileceğini ifade etti. Ayrıca, ebeveynlerin çocuklarının oynadığı oyunlar hakkında bilgi sahibi olması ve bu konuda iletişim kurarak aile içi bağları güçlendirmesi gerektiğinin altını çizdi.
Erdem, oyun bağımlılığı ciddi bir seviyeye ulaştığında profesyonel yardım alınmasının önemini vurguladı. Son olarak, dijital oyunların doğru kullanıldığında gençlerin sosyalleşmesine ve problem çözme becerilerinin gelişmesine katkıda bulunabileceğini belirten Psikolog Duru Erdem, sağlıklı sınırlar koymanın ve dijital dünyayla gerçek yaşam arasında bir denge oluşturmanın, hem gençlerin gelişimi hem de ailelerin huzuru için kritik olduğunu söyledi.