Kaleninsesi ← Ana Sayfa
Kültür

Cumhuriyet ile yaşıt pastanenin özel pastası "Mareşal Pasta" tarifi sır gibi saklanıyor

✍️ Haber Merkezi 📅 27 Ekim 2023 12:41 👁️ 408 görüntüleme

Bursa’da 1928 yılında kurulan Ulus Pastanesi, 95 yıldır aralıksız hizmet vermeye devam ediyor. Bursa mutfağına kazandırdığı pek çok lezzete ev sahipliği yapan işletmeyi ailenin üçüncü kuşak üyeleri işletiyor. Neredeyse Cumhuriyet ile yaşıt olan pastanede Bursa’nın ünlü markası Kestane şekeri ilk kez hazırlandı. Patenti alınan Mareşal Pasta’nın tarifi ise aile içinde sır gibi saklanıyor, kimseyle paylaşılmıyor.

7 yaşında annesi Nazmiye hanım ile birlikte Bursa’ya göçen Hacı Rasim Öztat, buradaki ilk yıllarında Nazmiye hanımın evde yaptığı tulumba tatlılarını başında taşıyıp satarak ticaret hayatına atıldı. 1920 yılında Bursa’nın Yunan işgaliyle birlikte Yunan askerleri tatlılarına sık sık el koydu. Oğlunun üzülmesine dayanamayan annesi 9 yaşında bir şekercinin yanına çırak olarak verdi. Kısa sürede işi öğrenen Rasim Öztat, dayısının da desteğiyle 1928 yılında Bursa’nın ilk pastanesi olan Ulus Pastanesi’ni açtı. Kurulduğu günden itibaren 95 yıldır aralıksız hizmet veren pastaneyi şimdilerde ailenin üçüncü kuşak üyesi Akile Öztat işletiyor.

Bursa’nın meşhur kestanelerini tülbentlere sarıp, kazana sıkıca dizip kaynatan Öztat, ürettiği kestane şekerini güzel kutulara koyup hediyelik olarak ilk satışını yaptı. Kestane şekeri beklediğinden çok daha sevilmesiyle dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’e ikram edildi. Ankara’dan Bursa’ya gelen pek çok siyasi dönüşte araçlarının bagajlarını kestane şekeri ile doldurdu. Ayrıca Mudanya’ya gelen Missouri Gemisi’ndeki ABD askerleri, evlerine kestane şekeri ile döndü, böylelikle kestane şekerinin lezzeti okyanus ötesine ulaştı. Hacı Rasim Öztat, Ulus Pastanesi’ni 1975 yılında oğlu Hilalettin Öztat’a devretti. 1983 yılında Monde Sellection yarışmasına katılan Hilalettin Öztat Roma’da Altın Madalya alıp, yaptıkları damla sakızlı lokum ile birinci olunca Türk lokumunu dünya tanıdı.

İlk olarak tülbentlere sarılıp yapılmış

Hacı Rasim Öztat’ın ilk kestane şekerini, kestaneleri annesinin tülbentlerine sarılı bir şekilde şekerle kaynatarak yaptığını söyleyen Akile Öztat, “1928 Yılında rahmetli kayınpederim Hacı Rasim Öztat tarafından açılıyor. Bizde üçüncü kuşak olarak devam ediyoruz. Kestane şekerinin yapılışı tabi ki çok zor, o zamanlarda evlerde tatlı olarak yapılıyormuş. Evlerde yapılanlar kırık olarak, muhallebi kıvamında yapılıyor, kayınpederim ise ben bunu nasıl duble olarak yaparım diye düşünüyor ve uzun uğraşlar sonrasında duble kestane şekerini yapıyor. Herkes kestaneşekerinin tadını beğeniyor ve bunun yoğun talebinden dolayı diğer ürünlere dahi yetişemez hale geliyor. Kestane şekeri o zamanlar evde yapılırken dağılıyor ve muhallebi kıvamında oluyor, kayınpederim uzun uğraşlar sonucunda tülbentlere sarıyor ve kestaneleri, şeker ile kaynatıp kestane şekerini yapıyor” şeklinde konuştu.

Atatürk’ün sofrasından, Amerika’ya uzanan lezzet

“Ankara’ya Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e kestane şekeri bizim pastanemizden gidiyormuş ve tadını çok beğeniyormuş. 1941 yılında Mudanya’ya Amerikan gemisi geliyor ve alabildikleri kadar kestane şekeri alıyorlar. O yıllarda meclisten bir sürü siyah araç geliyormuş ve tüm araçları doldurup gidiyorlarmış”

Tarifi aile sırrı olarak saklanıyor

Ulus Pastanesi’nin kendi ürettiği ve patentini aldığı Mareşal Pasta tarifinin, aile içinde saklandığını ve hiçbir şekilde aile dışındaki kimseyle paylaşılmadığını aktaran Öztat, “Mareşal pastamız ise özel ve lezzetli bir pastamızdır, krema ve kabartma tozu yoktur. Kayınpederim Hacı Rasim bey diyor ki, ben öyle bir pasta yapacağım ki yiyenler bunun tadını unutamayacak. Hayalini başarıp pastayı yapıyor kat kat olarak ve ismini Mareşal koyuyor. Bazı meslektaşlarımız bu pastayı yapmaya çalışıyorlar ama yaptıkları pastanın Mareşal pasta ile uzaktan yakından alakası yok. Onların yaptıkları klasik yaş pasta kıvamında. Pastanın tarifi Ulus ailesinin sırrı ve bugüne kadar hiç kimseye tarifini vermedik” dedi.

Türk lokumu dünyaya tanıtıldı

Yaptıkları damla sakızlı lokum ile Monde Sellection yarışmasında altın madalya kazandıklarını ve dünyanın Türk lokumu ile tanıştıklarını belirten Öztat, “Vatanımızda, Osmanlı’dan kalma Türk lokumu meşhur fakat eşim rahmetli 1983 yılında Hilalettin Öztat Fransa’da bir yarışmaya katıldı ve birinciliği aldı. Bu madalyayı aldıktan sonra yaptığı lokumu Bursa’da herkes tattı” diye konuştu.

İlgili Haberler

Sundance Prömiyerli "Davet" Geliyor
12.08.2026
Troya Atı’nın sırrı 2 bin 700 yıllık vazoda ortaya çıktı! İşte bilinen en eski tasviri
11.08.2026
63. Uluslararası Troya Festivali’nde Selin Geçit rüzgârı
11.08.2026
Doğaya Sanat Programı Kazdağları'nda Başladı
11.08.2026
“Gözkırpankız” Neden Silindi? Cemil Onay Yıllar Sonra Açıkladı
10.08.2026
“Kaz Dağları’nın Fısıltısı Kuş Düşleri” Sergisi sanatseverlerle buluşuyor
10.08.2026
6. Bozcaada Kültür, Sanat ve Bağbozumu Festivali’nde Çan Kahot rüzgârı esecek
10.08.2026
Gümüşçay Panayırı yoğun ilgiyle sona erdi
10.08.2026
Troya’da tarihin izleri ortaya çıkıyor; 2 Bin Yıllık Roma Caddesi'nde kazı çalışması!
10.08.2026
Miz Volume XII Grup Sergisi Galeri/Miz'de
10.08.2026
700 yıllık fetih ruhu marşlarla yaşatılıyor
10.08.2026
Fevzipaşa’da Akşam Pazarı Büyük İlgi Gördü
09.08.2026
63. Uluslararası Troya Festivali programları dolu dolu geliyor
09.08.2026
Gümüşçay’a renk katan panayır!
09.08.2026
Bozcaada’da sinema keyfi!
09.08.2026
Gökçeada’da 30 Ağustos coşkusu: Ufuk Beydemir sahne alacak
09.08.2026