Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir milletin varlığını sürdürebilmesi ve geleceğine güvenle bakabilmesi, yetiştirdiği nesillerin donanımına bağlıdır. Batı ülkeleri başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde toplumların geleceklerinden duydukları endişenin en önemli sebebi, yeni nesillerin adeta avuçlarından kayıp gittiğini görmeleridir. Biz de kendi evlatlarımızı teknolojiyle birlikte hızla bünyemizi saran yeni iletişim mecralarının sinsi, yıkıcı ve olumsuz etkilerine karşı korumak zorundayız. Son dönemde özellikle yabancı sosyal medya platformlarının kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte ahlaki açıdan ciddi bir erozyon, hatta yozlaşma yaşandığını görüyoruz. Yine bu platformlar vasıtasıyla milli bünyemizi tahrif ve tahrip eden sapkın akımların toplumumuza sirayet etmeye başladığına şahit oluyoruz” dedi.
“İNTERNET İNSANLARI HAPSETTİ”
“Bunlarla mücadele konusunda en büyük görev, İlim Yayma Cemiyeti ve Vakfı gibi dava sahibi, dert sahibi, medeniyet şuuru sahibi müesseselerimize düşüyor. Tabii bunun için önce yine Sabahattin Zaim hocamızdan ilhamla bugüne nasıl geldiğimize bir bakmamız gerekiyor. Bilindiği gibi geçtiğimiz asırda üç önemli gelişme insanların hayatlarında köklü değişikliklere yol açtı. Bunlardan biri otomobildir. İnsanları, insanlığı sokağa çıkardı. İkincisi televizyondur, insanları tekrar eve kapattı. Üçüncüsü internettir, insanları dijital bir dünyaya hapsetti. Halbuki binlerce yıldan beri toplumları ayakta tutan iki önemli unsur vardır. Birincisi insan yetiştirmektir, ikincisi ise üretimdir. İnsan ailede yetişir. Üretim ise iktisadi işletmede yapılır. Eğer ailede güzel insan yetiştirilirse işletmede de helal rızık üretimi olur. Helal rızık da insanları refaha kavuşturur. Saadeti ailesinde, refahı da işletmesinde aramayan toplumlar, bozulmaya ve nihayetinde yıkılıp gitmeye mahkumdur.”