Açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Osman Okyay; “Yeni dönemin bu ilk Meclisinin odamıza, kentimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu ay, vakar içinde geçen bir seçim gerçekleştirdik. Meslek komitelerine, Meclis’e, Yönetim Kurulu’na ve diğer temsil organlarına seçilen arkadaşlarımızı tebrik ediyor, başarılar diliyorum. Gelecek, toplumların her hücresini değiştirici ve dönüştürücü bir etkiyle geliyor. Dünya, 1990’lı yıllardan itibaren bütün fırsat ve sorunlarıyla birlikte hızla küreselleşti. 1997 yılında küreselleşmeyi merkez alan Davos zirvesinin ana teması “Birbirine bağlı bir toplum yaratmaktı.” Bugün toplumlar sadece birbirine bağlı olmakla kalmıyor; artık yapay zekânın, büyük verinin ve robotların dünyasında yaşıyoruz. Üretim ve tüketim alışkanlıklarını hızla değiştirip dönüştüren bu yeni dalga, dünyada eğitimden liderliğe kadar her alanda yeni paradigmalar yaratıyor. Teknoloji üretenler ve onu satın alanlar arasındaki fark giderek derinleşiyor. Öngörülmesi mümkün olmayan, sadece değişimi üretenlerin ve adapte olanların yönetebildiği kaotik bir dönemin içindeyiz.Böyle bir dönemde hedeflerimizden sapmak istemiyorsak oyun kuruculardan biri olmak zorundayız.Bu anlamda Cumhurbaşkanlığı sistem değişikliğinin, ülkenin katma değerini ve hızını top yekûn artıracak bir verimlilikte gerçekleşmesinin çok kritik önemi var.Bunun dışında savunma ve havacılık başta olmak üzere geleceğin kritik sektörlerinde kendi tasarım ve üretim kabiliyetine ulaşmış bir ülke haline gelmemiz lazım.Bunu yaparken önkoşul olarak, insan kaynağımızın yetkinliklerini, yabancıların kısaca STEM dediği bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik odaklı bir eğitim sistemiyle çağın ötesine taşıyabilmeyi başarmalıyız.Çünkü teknoloji, günümüzün ve yakın geleceğin en büyük oyun değiştiricisi olmaya devam edecek ve bizim hem teknoloji üretebilen bir insan kaynağına ve üretim sistemine, hem de teknolojiyi kendine çekecek bir yatırım iklimine ihtiyacımız var.Böyle bir küresel konjonktürde artık sadece makro rekabet değil, kentler arasında mikro rekabet de büyük önem kazanmış bulunuyor.Bu kürsüden sık sık, Çanakkale’nin rekabet gücünü yükseltmesi gerektiğini dile getiriyorum.Bir kentin gelişmişliğini, dolayısıyla yaşam memnuniyetini ve rekabet gücünü belirleyen çeşitli etkenler var.Eğitim, altyapı, çalışma hayatı, sağlık, servet birikimi, güvenlik, sivil hayat katılımı, çevre ve sosyal hayat gibi başlıkları bu kabilden saymak mümkün.Çanakkale TÜİK’e göre bugün iller arası rekabet endeksinde 24’üncü sırada. Saydığım göstergelerin pek çoğunda bu sıralamadan daha geri durumdayız. Ancak bence gelişmenin temel dinamiği olan eğitimde ülke genelinde yerimiz 8’incilik.Esasen bu tablo bize, yani bu Meclis’te oturan sivil toplum gönüllüsü girişimcilere, önümüzdeki dört yılın ev ödevini veriyor. Bir yandan eğitimde daha da derinleşirken, sermaye çekme başta olmak üzere, geride bulunduğumuz rekabet alanlarında kentimizi güçlendirmeliyiz. Unutmayın ki dünyanın en değerli topraklarının üzerinde oturuyoruz ve bunun hakkını vermemiz lazım. Hepimize iyi bir dönem diliyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun.”ifadelerine yer verdi.
“İlimiz sosyal ve kültürel yapısına uygun yaşamak isteyen veya vaktinin bir kısmını Çanakkale’mizde geçirmek isteyen dünya vatandaşlarının ilimizden mülk almalarına izin verilmesini istiyoruz”
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu adına Nisan ayı olağan Meclis konuşmasını yapan Yönetim Kurulu Başkanı T. Selçuk Semizoğlu; “ÇTSO olarak Çanakkale’de yaşayan, iş yapan evine ekmek götürmeye çalışan yaklaşık 7000 üyemizin temsilcileriyiz. Bu seçim süresince odamıza gelecek siyasi parti temsilcileri ve adaylardan projelerimiz için yazılı ve sözlü destek sözü almalıyız. Ticaret sitesi projemiz ilimiz için olmazsa olmazdır. Her siyasi ve bürokratın yıllardır olumlu baktıklarını ve destek olacaklarını söylemelerine rağmen somut bir yol kat edemedik. Bu projeyi adayların projeleri arasına almalarını sağlamamız gerekiyor. Yine başka bir isteğimiz, ilimizin lokomotif sektörlerinden inşaat sektörü için. 2006 yılında yürürlüğe giren kanunla yabancıya mülk satışı ilimizin birçok bölgesinde yasaklanmıştır. 2006 yılında yürürlüğe giren kanunla ilimiz dışında yasaklanan il ve bölgelerin birçoğunun yasağı kaldırılmış veya gevşetilmiş ise de Çanakkale için pozitif bir gevşeme olmamıştır. Biz bunu bu meclis ve bu yönetim ile sağlayabiliriz. Yeter ki birlik olduğumuzu, pozitif düşündüğümüzü ve kararlı olduğumuzu kanıtlayalım. Arkadaşlar biz binlerce dönüm vatan toprağını üç beş kuruşa satalım demiyoruz. Biz ilimiz sosyal ve kültürel yapısına uygun yaşamak isteyen veya vaktinin bir kısmını Çanakkale’mizde geçirmek isteyen dünya vatandaşlarının ilimizden mülk almalarına izin verilmesini istiyoruz. Eğer bir şirket gelip Çanakkale hudutları dahilinde bir işyeri veya fabrika kuracaksa kurallar dahilinde kurabilmelidir. Bu tesis Çanakkale’de iş arayan vatandaşımıza iş olanağı sağlar. Bu tesis Çanakkale küçük sanayisine iş olanağı sağlar vs. vs. biz buna neden karşı çıkalım, bizim bunu ısrarla desteklememiz ve olması için çaba sarf etmemiz gerektiği inancındayım.” dedi. MESUT HARPUT