Kalenin Sesi Gazetesine konuşan Çelik, okul çağındaki ve ergenlik dönemindeki çocuklarda görülen omurga ve duruş bozukluklarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Okul çağındaki çocuklar için ağır çanta koşullarının iyileştirilmesi, okul aile işbirliğinin okuldaki eğitimcilerin aile işbirliğinin sağlanması. Çocuklarının gelecekte omurga problemlerinin yaşamaması adına çok kıymetlidir.”
Çelik, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Biz her şeyi gençliğe bırakacağız. Gençliğin ümidi, ışıklı çiçekleri onlardır. Bütün Ümidim Gençliktedir.” sözlerini hatırlatarak, çocukların ve gençlerin omurga sağlığının Türk fizyoterapistlerine emanet olduğunu vurguladı.
Açıklamasında, “Onların sağlam ve sağlıklı olması geleceğe daha umutla ve güçlü hazırlanmaları için çok önemlidir,” dedi.
Fizyoterapist Çelik, koruyucu fizyoterapinin önemine değinerek, “Bu anlamda okul çağı çocuklarımızın postür ve omurga sağlığı bilgilendirmesi, aile ve okul-eğitimci- iş birliğini organize etmesi çok kıymetlidir. Çünkü Ağaç yaşken eğilir.” sözleriyle çocuklarda omurga sağlığının ciddiyetine dikkat çekti.
Yanlış veya asimetrik çanta kullanımının çocuklarda vücut postürü bozukluklarına ve biyomekanik strese bağlı şikâyetlere yol açtığını belirten Çelik, okul ergonomisinin önemine vurgu yaptı.
“Okul çağındaki çocuklarda okul sağlığı ve okuldaki pozisyonu sıra yüksekliği, çanta kullanımı, çocuklarımızın gelecekteki omurga problemlerini çok fazla etkiliyor. Ağrılarını çok fazla etkiliyor. Bu yüzden 1857 yılında Ergonomi terimi kullanılmış.” dedi.
Ergonominin insan yaşamını kolaylaştıran bir bilim dalı olduğunu aktaran Çelik, ağır çanta, yanlış sıra dizaynı ve uygun olmayan çanta taşıma tekniklerinin, çocuklarda kronikleşebilecek birçok probleme neden olduğunu ifade etti.
Çelik, “Kötü vücut postürü, kollarında karıncalanma ya da uyuşma, baş ağrısı veya halsizlik, kronik hale gelen bel ağrısı, boyun ve omuzlarda ağrı, kas spazmı, kızarıklık ve bası izleri gibi sorunlar görülebilir,” dedi.
Omurganın gelişimini tamamlamadan önce ergonomik koşullara dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, “Eğitim hayatının ağrı nedeniyle aksamaması için koruyucu fizyoterapiyi hayatımıza katmamız bizim için gelecek yıllardaki engelliğin veya herhangi bir sağlık problemi nedeniyle eğitimin aksamasının önüne geçmektedir.” ifadelerini kullandı.
Çocuklarda ağır çantanın oluşturduğu mekanik problemler karşısında yapılması gerekenlere değinen Çelik, “İlgili hekiminize mutlaka danışmalısınız, ilgili hekimden sonra hekiminizin önerisi ile bir fizyoterapisti ile çalışabilirsiniz,” diyerek doğru yönlendirme ihtiyacının altını çizdi.
Özellikle çanta ağırlığının çocuğun kilosuna uygun olması gerektiğini vurgulayan Çelik, “Bu dönemde çanta öğrencilerin vücut ağırlığının yüzde 10’la 15’ini geçmeyecek şekilde doldurulmalıdır. 25 kilogram bir öğrencinin çantası 2,5’la 3,5 kilogram aralığında olmalıdır.” örneğiyle konuyu somutlaştırdı.
Çantanının iç düzeni ve okul-aile işbirliğine ilişkin olarak ise şu ifadeleri kullandı: “Okullardaki dolaplar hayat kurtarabilir. Öğrencinin yük taşıma süresini azaltır. Malzemeler çanta içine uygun şekilde yerleştirilmelidir. Ağır malzemeler sırt bölgesine yakın olmalıdır. Çok bölmeli çantalar daha fazla eşya taşıma algısı oluşturabilir. Bu algı yanılgısı düşünülmemelidir.”
Sırt çantalarının doğru kullanımına dair önerilerini de paylaşan Çelik, “Çanta sırta yerleştirilirken iki kayışı da kullanılmalıdır. Çantanın tek omuzda taşınması omurganın eğilmesine ve ağrılara neden olabilir. Kayışlar vücuda tam oturmalıdır. Çantanın alt kısmı bel seviyesinin 10 cm altını geçmemelidir.” dedi.
Ebeveynlerin düzenli kontrol yapması gerektiğini belirten Çelik, “Çantalar ebeveynler tarafından düzenli olarak kontrol edilmeli ve gereksiz eşyalar ayıklanmalıdır. Öğrenci doğru çanta kullanımı konusunda eğitilmelidir.” diyerek sözlerini tamamladı.