TBMM Genel Kurulu’nda teklifin 24’üncü maddesi üzerine söz alan Güneşhan, Türkiye’nin doğal zenginlikleri açısından dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu belirterek ülkenin üç farklı biyocoğrafi bölgenin kesişim noktasında bulunduğunu ve yaklaşık 12 bin bitki türüne ev sahipliği yaptığını ifade etti. Bu türlerin yaklaşık yüzde 30’unun yalnızca Türkiye’ye özgü olduğuna dikkat çeken Güneşhan, bu durumun Türkiye’ye büyük bir sorumluluk yüklediğini dile getirdi.
“Kaçak avcılığa caydırıcılık azalıyor”
Güneşhan, teklifin 24’üncü maddesiyle Kara Avcılığı Kanunu’nun 29’uncu maddesinde yapılan değişikliklerin kaçak ve yasa dışı avcılıkla mücadelede caydırıcılığı zayıflatacağını savundu. Mevcut düzenlemede, av kurallarını ihlal eden veya yasak yöntemlerle avlanan kişilerin belgelerinin süresiz olarak iptal edildiğini hatırlatan Güneşhan, yeni teklifle bu yaptırımın iki yıl ile sınırlandırıldığını belirtti.
Zehirli yem kullanma, tuzak kurma, ışık veya manyetik dalgalarla avlanma gibi yöntemlerle yasa dışı avcılık yapan kişilerin de yalnızca iki yıl sonra yeniden avlanma hakkı elde edebileceğini ifade eden Güneşhan, “Bu düzenleme kaçak avcılıkla mücadeledeki caydırıcılığı ortadan kaldırmaktadır.” dedi.
“Milli parklar ranta açılmamalı”
Kanun teklifinin gerekçesinde milli parklara yıllık ziyaretçi sayısının yaklaşık 70 milyona ulaştığının ifade edildiğini hatırlatan Güneşhan, altyapı ve turizm yatırımları adı altında doğal alanların rant projelerine açılabileceği uyarısında bulundu.
Milli parklar, tabiat parkları ve yaban hayatı geliştirme sahalarının temel amacının ekosistemleri korumak ve gelecek nesillere aktarmak olduğunu vurgulayan Güneşhan, doğa koruma mevzuatının bilimsel planlama, şeffaflık ve güçlü yaptırımlar üzerine kurulması gerektiğini söyledi.
“Teklif geri çekilmeli”
Güneşhan, doğayla uyumlu kalkınmanın mümkün olduğunu ancak doğayı tahrip ederek kalkınmanın sürdürülebilir olmadığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Millî Parklar Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören bu teklif tümüyle geri çekilmeli, doğa koruma ilkeleri doğrultusunda tüm paydaşların görüşlerinin alındığı yeni bir düzenleme yapılmalıdır. Doğal alanların koruma zırhını kaldırmak gelecek nesillere yapılacak en büyük kötülüklerden biridir.”